Erbakan’dan Diyarbakır’da ana dil açıklaması: Öğrenilmesi ve öğretilmesi doğuştan gelen bir haktır

Erbakan’dan Diyarbakır’da ana dil açıklaması: Öğrenilmesi ve öğretilmesi doğuştan gelen bir haktır

Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan, Diyarbakır'da ana dilde eğitim konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ana dilin öğrenilmesi, öğretilmesi ve konuşulmasının doğuştan gelen bir hak olduğunu belirten Erbakan, “İmkânı olmayan öğrencilerin de bundan yararlanabilmesi için devlet okullarının bir kısmında böyle bir eğitim yapılabileceğini düşünüyoruz” dedi. İktidara gelmeleri halinde ana dilde eğitim sorununu çözeceklerini söyleyen Erbakan, kayyum uygulamalarına son verme sözü verdi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Diyarbakır'da düzenlediği basın toplantısında ana dilde eğitim, Kürt meselesi, “Terörsüz Türkiye” süreci ve kayyum uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Partisinin Anadolu Buluşmaları programı kapsamında Diyarbakır'da bulunan Erbakan, ana dilin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının temel bir hak olduğunu belirterek, bu hakkın kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

Ana dilde eğitimin yalnızca özel okullarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Erbakan, ekonomik imkânı bulunmayan öğrencilerin de bu eğitimden yararlanabilmesi için devlet okullarında düzenleme yapılabileceğini dile getirdi.

Erbakan, Diyarbakır'da gerçekleştirdikleri ziyaretlerde vatandaşların taleplerini dinlediklerini, bölgenin ekonomik ve sosyal sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

"ANA DİLDE EĞİTİM DEVLET OKULLARINDA DA YAPILABİLİR"

Gazetecilerin ana dilde eğitime ilişkin sorularını yanıtlayan Erbakan, eğitim modelinin ayrıntılarının Millî Eğitim Bakanlığı ve uzmanlar tarafından hazırlanabileceğini belirtti.

İlk aşamada özel okullar üzerinden bir çözüm geliştirilebileceğini ifade eden Erbakan, gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarının da aynı hakka sahip olması gerektiğini söyledi.

Erbakan, şu ifadeleri kullandı:

“İmkânı olmayan öğrencilerin, imkânı olmayan gençlerin de bundan yararlanabilmesi için devlet okullarının da bir kısmında böyle bir eğitimin yapılabileceğini düşünüyoruz. Ana dil hakkı doğuştan gelen bir haktır. Gasp edilmesi söz konusu olamaz. Bir dilin yaşatılması, öğretilmesi ve gelecek nesillere aktarılması o insanların, bölge insanının en doğal hakkıdır.”

Erbakan, ana dilde eğitime ilişkin hazırlanacak düzenlemeleri destekleyeceklerini, uygulamanın teknik ayrıntılarının ise eğitim uzmanlarının çalışmalarıyla belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

erbana-diyarbaki.jpeg

"ANA DİLLERİMİZ ANALARIMIZIN AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR"

Erbakan, insanların dillerinin ve kültürel kimliklerinin korunmasının yalnızca siyasi bir mesele olmadığını belirterek, bu hakların doğuştan geldiğini savundu. Kur'an-ı Kerim'de insanların dillerinin ve renklerinin farklılığının Allah'ın ayetleri arasında sayıldığını hatırlatan Erbakan, Millî Görüş hareketinin yaklaşık 60 yıldır farklı kimliklere saygı anlayışını benimsediğini ifade etti.

Yeniden Refah lideri, şöyle konuştu:

“Biz ana dilin öğrenilmesine de konuşulmasına da bu nedenle tarafız. Ana dilin öğrenilmesi, öğretilmesi ve konuşulması herkesin doğuştan gelen bir hakkıdır. Cenab-ı Allah'ın bahşettiği bir haktır. Ana dillerimiz, hangi ırktan, hangi milletten olursak olalım, analarımızın ak sütü gibi helaldir ve haktır.”

Erbakan, insanların kendi dili ve kimliğiyle var olma hakkının engellenemeyeceğini vurgulayarak, “Allah'ın kullarına bahşettiği kendi diliyle, kendi kimliğiyle var olma hakkını hiç kimse gasp edemez” dedi.

"KAYYUM UYGULAMALARINA MUTLAKA SON VERECEĞİZ"

Erbakan'ın Diyarbakır'daki bir diğer mesajı, belediyelere kayyum atanması uygulamasıyla ilgili oldu. Bölge halkının demokratik iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Erbakan, iktidara gelmeleri halinde kayyum uygulamalarını sona erdirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Erbakan, bölgenin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, eğitim, üretim ve istihdam yatırımlarıyla kalkındırılması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bölgede yapılan kale karakol sayısının en az 5 misli meslek eğitim merkezi ve 5 misli de fabrika kurmak için geliyoruz. Bölge insanının doğuştan gelen ana dili hakkını da adalet ve güvenlik talebini de devlet güvencesiyle çözmek için geliyoruz. Bölge insanının siyasi iradesini gasp eden kayyum uygulamalarına mutlaka son vermek için geliyoruz.”

Erbakan, “gardiyan devlet” yerine hizmet ve adalet odaklı “garson devlet” anlayışını hayata geçirmek istediklerini belirtti.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE KARŞI DURMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL"

“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreci de değerlendiren Erbakan, toplumda barışı ve kardeşliği güçlendirecek girişimleri desteklediklerini söyledi.

Erbakan, “Biz birlik, beraberliğin ve kardeşliğin tarafındayız, huzurun, barışın tarafındayız. Huzura, barışa yol açacak, birlik, beraberliği, kardeşliği tesis edecek herhangi bir sürece karşı durmamız mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Bu doğrultuda TBMM'de kurulan komisyona üye verdiklerini hatırlatan Erbakan, sürece ilişkin sorumluluk almaktan kaçınmadıklarını belirtti.

Ancak olası yasal düzenlemelerin toplumun onayına sunulması gerektiğini savunan Erbakan, referandum yoluyla geniş toplumsal destek sağlanabileceğini söyledi.

PKK mensuplarının affına yönelik bir düzenleme gündeme gelirse şehit aileleri ve gazilerin görüşlerinin alınması gerektiğini belirten Erbakan, şöyle devam etti:

“Örgütün bir an önce tasfiyesi, silahların teslim edilmesi, huzur ve barışın tesis edilmesi bizim de en önemli önceliğimiz.”

DİYARBAKIR'IN EKONOMİK TABLOSUNA TEPKİ: "18 BİN DOLAR KİMİN CEBİNDE?"

Erbakan, basın toplantısında Diyarbakır'ın ekonomik durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kentin tarım, sanayi ve genç nüfus açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak ekonomik göstergelerinin bunu yansıtmadığını savundu.

Diyarbakır'ın gelişmişlik endeksinde 66'ncı, kişi başına millî gelir sıralamasında 75'inci olduğunu belirten Erbakan, ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerin oranının yüzde 43'e ulaştığını söyledi.

İktidarın kişi başına millî gelir açıklamalarını eleştiren Erbakan, “Bu 18 bin doların kimin cebinde olduğunu Diyarbakır'da biz bulamadık. Esnafımızın tezgâhında mı, çiftçimizin kasasında mı, Diyarbakırlı gençlerin cebinde mi?” diye sordu.

Erbakan, ekonomik büyümenin vatandaşların günlük yaşamına ve alım gücüne yansıması gerektiğini vurguladı.

"2027 BÜTÇESİ BORÇ VE FAİZ BÜTÇESİ"

Yeniden Refah lideri, 2027 yılı bütçe teklifine de tepki gösterdi. Bütçe giderlerinin 27 trilyon lirayı aştığını, gelirlerin ise yaklaşık 23 trilyon lirada kaldığını belirten Erbakan, ortaya çıkan açığın borçlanmayla karşılanacağını söyledi.

Faiz ödemelerine ayrılan kaynağın yaklaşık 4 trilyon lira olduğunu ifade eden Erbakan, bütçenin üretim ve istihdam yerine borç ve faiz ödemelerine ağırlık verdiğini savundu.

Erbakan, şu değerlendirmede bulundu:

“Önümüze konan 2027 yılı bütçesi de ne yazık ki yine bir borç ve faiz bütçesidir. Açıklanan rakamlara baktığımızda acı tablo hemen kendini gösteriyor: Bütçe giderleri 27 trilyon lirayı aşarken, gelirler 23 trilyon lirada kalmaktadır.”

Faiz ve vergi muafiyetlerine ayrılan kaynakların üretim ve istihdam için kullanılabileceğini belirten Erbakan, bu kaynaklarla Diyarbakır-Ankara yüksek hızlı tren hattı da dahil olmak üzere bölgesel yatırımların hayata geçirilebileceğini söyledi.

GAZZE İÇİN İSLAM ÜLKELERİNE ORTAK YAPTIRIM ÇAĞRISI

Erbakan, Gazze'ye yönelik gelişmeler hakkında da konuştu. Müslüman ülkelerin ekonomik ve stratejik güçlerini birlikte kullanması gerektiğini savunan Erbakan, enerji kaynakları ve ticaret yollarının ortak yaptırımlarda etkili olabileceğini belirtti.

“Endonezya'dan Fas'a kadar Müslüman ülkelerin bir araya gelmesi, ortak karar alıp ortak bir yaptırımı ortaya koyması hâlinde Gazze'deki zulümlerin de dünya üzerindeki diğer Müslümanlara yapılan zulümlerin de durdurulmasına vesile olacaktır” dedi.

Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, bölgesel iş birliğinin mezhep ayrımı gözetilmeksizin İran ve Mısır'ı da kapsaması gerektiğini savundu.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASI VE BELEDİYE BAŞKANLARININ PARTİ DEĞİŞTİRMESİNE DE DEĞİNDİ

Erbakan, gazetecilerin Gülistan Doku dosyasına ilişkin sorusunu da cevapladı. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirten Erbakan, partisinin hukukçularıyla sürecin takipçisi olacağını söyledi.

Belediye başkanlarının AK Parti'ye geçmesine ilişkin değerlendirmesinde ise iktidarın çeşitli baskı ve kolaylıklarla belediye başkanlarını kendi bünyesine kattığını ileri sürdü.

Partisinin bazı belediye başkanı adaylarını belirlerken seçim kazanma hedefiyle hareket ettiğini de kabul eden Erbakan, kuruluşundan itibaren partiyle birlikte çalışmayan bazı isimlerin aday gösterilmesinin bu sonuçlarda etkili olduğunu ifade etti.

Erbakan, Yeniden Refah Partili belediyelerde mali disiplin ve denk bütçe uygulamalarını önemsediklerini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Paylaşımda adaleti, yönetimde adaleti ve yargıda adaleti tesis edene kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN