siyasi gündemine oturan "umut hakkı" tartışmalarına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen’den kritik bir değerlendirme geldi. Türmen, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının hiçbir şekilde gözden geçirilmemesinin uluslararası hukukta "yaşam hakkı ihlali" ve "sivil ölüm" olarak tanımlandığına dikkat çekerek, seçici adalet uyarısında bulundu.
Türmen, "Bir taraftan 'AİHM'in umut hakkı kararı uygulansın' deyip, öbür taraftan diğer kararları tanımamak tutarsızlıktır. Eğer umut hakkı uygulanacaksa, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkındaki vahim hak ihlali tespitleri ve tahliye kararları da uygulanmalıdır," dedi.
Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, Bahçeli'nin Öcalan için "umut hakkı" çıkışını Sözcü'ye değerlendirdi. Türmen, şunları söyledi:
“Abdullah Öcalan cezaevinden çıkarılsın denilmiyor. Diğer hapis cezalarında olduğu gibi belirli bir süre sonra bunun da durumunun gözden geçirme imkânı tanınması gerektiği belirtiliyor. Yani tahliye edilmesi gibi bir şey söylemiyor.Gözden geçirme sonucunda şartlı tahliyeye imkanı tanınabilir. Ülkemizde, yaşam boyu hapis, idam cezası yerine kondu. Bu da bir şekliyle aslında sivil ölüm. Gözden geçirme imkanı olmadan yaşam boyu müebbet hapis cezası çok az ülkede var. Yeniden suç işleme ihtimali var mı, yok mu dikkate alınır. Ona göre bir karar verilir.
Bir taraftan ‘AHİM kararları uygulansın’ demek, öbür taraftan da ‘umut hakkı olmasın’ demek çelişki tabii. AİHM’nin umut hakkı uygulanacaksa, başka kararlarının da uygulanması doğru olur. Örneğin Osman Kavala, Selahattin Demirtaş kararları da uygulanmalı. Bunlarda çok büyük vahim ihlaller var. Ya AHİM kararlarını uygulayacaksınız ya da hukuk devleti olmaktan çıkıp AHİM kararlarını uygulamayacaksınız. Ya da bir kısmı uygulansın, bir kısım uygulanmasın demek çok çelişkili bir tutum.”
