Ege ve Akdeniz kalabalığından kaçanlara 3 saklı koy: Maldivler değil Kastamonu

Ege ve Akdeniz kalabalığından kaçanlara 3 saklı koy: Maldivler değil Kastamonu

Yaz tatilinde yüksek plaj ücretleri ve kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için Karadeniz kıyısında dikkat çeken üç rota var. Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesindeki Kayran, Lavda ve Marçula koyları; ormanlarla çevrili sahilleri, tesisleşmeden uzak yapıları ve ücretsiz ya da çok düşük harcamayla günübirlik tatil imkânıyla öne çıkıyor. Ancak bu koylarda beach club, restoran, duş ve şezlong beklememek gerekiyor.

Tatil bütçelerinin yükseldiği, Ege ve Akdeniz’in popüler sahillerinde kalabalığın arttığı yaz aylarında alternatif rota arayışı da hızlandı. Türkiye’nin çok daha az bilinen sahil şeritlerinden biri ise Kastamonu’da bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 170 kilometrelik Karadeniz kıyısına sahip Kastamonu’da Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin olmak üzere altı ilçe denize açılıyor.

Bu hattın en bakir bölümlerinden Doğanyurt’ta ise Kayran, Lavda ve Marçula koyları, klasik tatil merkezlerinden oldukça farklı bir deneyim sunuyor.

KAYRAN: ORMANIN BİTTİĞİ YERDE KARADENİZ BAŞLIYOR

Doğanyurt kıyılarının en dikkat çekici noktalarından Kayran, Karadeniz’in mavisiyle yoğun orman dokusunun neredeyse doğrudan birleştiği bir sahil.

Kayran’ın Kastamonu’nun öne çıkan doğal koylarından biri olduğu yıllardır bölgenin turizm tanıtımlarında da vurgulanıyor. Anadolu Ajansı’nın bölgeye ilişkin haberinde Kastamonu’nun koyları “saklı cennetler” olarak tanımlanırken Kayran da Doğanyurt’un öne çıkan kıyı noktaları arasında gösteriliyor.

Kayran Yalı sahili ise kum ve çakıl karışımı yapısı, tesisleşmenin bulunmaması ve nispeten tenha karakteriyle öne çıkıyor.

Buraya gelenleri lüks bir plaj işletmesinden çok havlu, şemsiye ve yiyeceğini yanına alıp denizle baş başa kalınabilecek doğal bir sahil bekliyor.

LAVDA KOYU: ARKASI ORMAN, ÖNÜ KARADENİZ

Rotanın belki de en çarpıcı noktalarından biri Lavda Koyu.

Denizbükü Koyu olarak da bilinen Lavda, Doğanyurt’un Kayran mevkisinde bulunuyor. Küçük koyun çevresini yoğun orman dokusu sararken hemen arkasında tatlı su deresi bulunuyor. Koyda restoran, tuvalet, duş veya şezlong gibi turistik tesisler yer almıyor.

Bu eksiklik aslında Lavda’yı kalabalıktan kaçanlar için cazip hale getiren özelliklerden biri.

Çadırını, yiyeceğini ve temel ihtiyaçlarını beraberinde getiren ziyaretçiler için bölge, ticari tatil anlayışından oldukça uzak bir Karadeniz deneyimi sunuyor. Lavda’da kamp yapmak isteyenlerin de ihtiyaçlarını önceden karşılaması gerekiyor.

MARÇULA: ARABAYI BIRAKIP PATİKADAN İNİLİYOR

Üçlü arasında macera arayanlara en fazla hitap eden yer ise Marçula Koyu.

Doğanyurt’taki koy ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor ancak bunun karşılığında konfor beklentisini tamamen bırakmak gerekiyor.

Marçula’da tuvalet, duş, şezlong, şemsiye, restoran veya kafe bulunmuyor. Aracı yukarıda bıraktıktan sonra ağaçların arasındaki patikayı kullanarak sahile ulaşmak gerekiyor. Özellikle fazla eşya taşıyanlar açısından iniş ve çıkışın zorlayıcı olabileceği belirtiliyor.

Sahilin iki tarafı daha taşlık, orta bölümü ise çakıl ve kum karışımı yapıya sahip. Bu nedenle deniz ayakkabısı götürmek iyi bir seçenek olabilir. Ateş yakılması da yasak.

Marçula’nın bu yapısı nedeniyle küçük çocuklu ailelerden çok, doğa içinde vakit geçirmek isteyen ve zorlu erişimi sorun etmeyen ziyaretçilere hitap ettiği belirtiliyor.

“UCUZ TATİL”İN BEDELİ: HER ŞEYİ YANINIZDA GÖTÜRÜN

Kayran, Lavda ve Marçula’yı popüler tatil merkezlerinden ayıran temel özellik, turizm tesislerinden büyük ölçüde uzak kalmaları.

Bu durum ziyaretçinin şezlong, beach club ve restoran gibi günlük harcamalarını ortadan kaldırabiliyor. Ancak su, yiyecek, güneşten korunma ekipmanı, çöp poşeti ve ihtiyaç duyulacak diğer malzemelerin önceden hazırlanması gerekiyor. Lavda ve Marçula’da temel turistik hizmetlerin bulunmadığı belirtiliyor.

Dolayısıyla buradaki “ucuz tatil”, her şey dahil konfor yerine kendi hazırlığını kendin yap anlayışına dayanıyor.

KALABALIKTAN KAÇMAK İSTEYENLER İÇİN HAFTA İÇİ DAHA İYİ

Koyların popüler tatil merkezlerine göre sakin olması, yazın hiçbir zaman kalabalık olmayacakları anlamına gelmiyor. Lavda için güncel gezi kaynakları özellikle temmuz-ağustos döneminde hafta sonları yerel ziyaretçi yoğunluğu yaşanabileceğini, daha sakin bir deneyim için hafta içi ve sabah saatlerinin tercih edilebileceğini belirtiyor.

Karadeniz kıyılarındaki hava ve deniz koşullarının değişken olabilmesi, ayrıca bu bakir koylarda cankurtaran ve gelişmiş plaj altyapısının bulunmaması nedeniyle denize girerken güncel yerel uyarıları takip etmek de önem taşıyor.

MAVİ İLE YEŞİLİN 170 KİLOMETRELİK BULUŞMASI

Kastamonu sahillerini farklı kılan asıl özellik ise denizin hemen arkasında başlayan yoğun orman dokusu.

Doğanyurt’un resmi tanıtım bilgilerinde ilçede 12 bin 489 hektarlık orman alanı bulunduğu; kayın, meşe, kestane, çam ve köknar gibi çok sayıda ağaç türünün bölgede yetiştiği belirtiliyor.

Bir tarafında Karadeniz’in mavisi, diğer tarafında yoğun ormanların yeşili bulunan Kayran, Lavda ve Marçula, yüksek tatil bütçesi yerine doğayı; kalabalık plajlar yerine sessizliği tercih edenler için Türkiye’nin gözden uzak alternatifleri arasında yer alıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN