Güzelleşme amacıyla yapılan estetik ameliyat ve tıbbi müdahalelerde yaşanan anlaşmazlıklar, Yargıtay'ın emsal kararlarıyla farklı bir hukuki boyuta taşındı.
Yüksek mahkeme, estetik operasyonları tedavi amaçlı işlemlerden ayırarak Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki 'eser sözleşmesi' kategorisine dahil etti.
Son dönemde artan tazminat davalarında mahkemeler, tıbbi bir hata veya komplikasyon olup olmadığına bakmaksızın, doktora veya kliniğe hastaya vadettiği sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğini sorgulamaya başladı.
Herkes yüzüne servet harcıyor ama yaşlı gösteren asıl düşman boyunda saklı
YARGITAY ESTETİK OPERASYONLARI ESER SÖZLEŞMESİ SAYDI
Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre, hastane ameliyathanelerinden yargı salonlarına taşınan uyuşmazlıklar mercek altına alındı.
Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerde hekimin sadece gerekli özeni gösterme borcu bulunurken, estetik işlemlerde hekimin bir eser ortaya koyma ve vadettiği sonucu sağlama yükümlülüğü doğuyor.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ameliyat başarılı geçse ve tıbbi standartlara uyulsa dahi, vadettikleri görünüm elde edilemediğinde eser ayıplı kabul ediliyor ve doktora tazminat sorumluluğu yüklenebiliyor.

Av. Fatma Tokat
AMELİYAT DEĞİL, HASTAYA VERİLEN VAAT YARGILANIYOR
Sağlık hukuku uzmanı avukat Fatma Tokat, estetik müdahalelerdeki hukuki sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Yargıtay'ın estetik müdahalelere yaklaşımında belirleyici olan nokta işlemin kendisi değil, verilen vaattir.
Tıbbi tedavilerde gerekli özen gösterildiğinde hukuki sorumluluk biter ancak estetik müdahalelerde durum farklıdır.
Hiçbir komplikasyon gelişmese bile, saç ekiminde istenen sıklık sağlanamadığında, burnunuzu yaptırdığınızda çökme meydana geldiğinde veya meme operasyonu vadettikleri şekilde sonuçlanmadığında tazminat davası açılabilir."
WHATSAPP MESAJLARI DELİL OLUYOR
Av. Fatma Tokat; klinikler ve doktorlar tarafından sosyal medyada paylaşılan 'öncesi ve sonrası' görsellerinin, yüzde 100 sonuç vadettiğini belirten reklamların ve Whatsapp üzerinden yapılan yazışmaların mahkemelerce resmi taahhüt ve delil sayıldığını vurguladı.
Herkes iğneyle zayıflıyor ama aynaya baktığında şok yaşıyor
BİLGİLENDİRME YAPILMAYAN DURUMLARDA HEKİM KUSURLU BULUNUYOR
Koç Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Yorulmaz ise tıbbi uygulamalarda kesin sonuç garantisi vermenin imkansızlığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
"Tıbbi uygulamalarda sonuç garantisi verilemez.
Yara iyileşmesi hastanın yaşına veya sigara kullanımına gibi kişisel faktörlere bağlıdır.
Hekimlerin dışında gelişen birçok unsur vardır.
Ancak hasta yeterince bilgilendirilmemişse ve sonuç garantisi verilmişse Yargıtay bunu eser sözleşmesi kapsamında değerlendirir."
Doktorun olası riskleri, iz kalma veya enfeksiyon ihtimallerini hastaya eksiksiz anlatıp aydınlatılmış onam alması halinde eser sözleşmesinden doğan kusur sorumluluğunun oluşmayacağını belirtti.

Prof. Dr. Coşkun Yorulmaz
MEME ESTETİĞİ DAVASI DOKTOR TAAHHÜDÜNE EMSAL OLUŞTURDU
Yargıtay içtihatlarına yansıyan somut bir davada, istediği estetik görünüme kavuşmak amacıyla meme operasyonu geçiren davacı kadın, ameliyat sonrasında hayal ettiği sonuca ulaşamadı.
Olayı inceleyen Yargıtay, hekim ile hasta arasında eser sözleşmesi kurulduğuna ve hekimin belirli bir sonucu taahhüt ettiğine karar vererek doktoru kusurlu buldu.
Kararda, hastanın beklentisinin karşılanmaması durumunda ayıba karşı tekeffül hükümlerinin devreye girdiği kaydedildi.
Özel hastanede estetik faciası: Doktorun hastalara yanıtı şoke etti
