Türkiye’nin en önemli doğa ve kış turizm merkezleri arasında yer alan Uludağ’ın eteklerinde, sonbaharın gelişiyle beraber eşsiz bir tabiat şöleni hakim. Yağan sonbahar yağmurları ve zirvelerden akan kar suları, sarı ve turuncunun tonlarına bürünen ormanla bütünleşerek ziyaretçilerine eşsiz manzaralar sunuyor.
SARININ HER TONU HAKİM OLUYOR
Rengarenk yaprakların arasından coşkulu coşkulu akan dereler, çıkardığı melodik su sesleriyle Uludağ eteklerinde yürüyüş yapanlara huzurlu bir doğa yolculuğu sunuyor. Berrak sulardan oluşan görsel şölen, sonbaharın rotalarını izleyen yürüyüşçülere ve fotoğraf severlere anıları ölümsüz hale getiren eşsiz kareler veriyor.

EVLİYA ÇELEBİ VE TANPINAR BURADAN İLHAM ALDI
Tarih boyunca edebiyattan seyahatnamelere kadar birçok esere konu olan Uludağ pınarları, asırlardır kesilmeyen gür sesini günümüzde de koruyor. Evliya Çelebi’nin “Velhasıl Bursa sudan ibarettir” diyerek “ab-ı hayat” olarak tanımladığı ve yabancı seyyahların “Sular Cenneti” olarak andığı 1060 pınarlı dağ, usta edebiyatçımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bursa’da su sesi, bir rüyanın uyanık tarafıdır” mısralarındaki gibi büyüleyici atmosferine devam ediyor.
Bithinya Krallığı zamanından günümüze ulaşan su tesisleri ve geçmişte bünyesinde barındırdığı 28 akarsu, 13 ayazma ile 145 içilebilir su kaynağı, Uludağ’ı doğanın en cömert davrandığı bölgelerden biri yapıyor. Tarihi dokusu ve zengin su kaynaklarıyla öne çıkan Uludağ, sonbahar döneminde doğanın ve suyun ritmine kulak vermek isteyen doğaseverleri ağırlamaya devam ediyor.
