Hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle birlikte sosyal medyada grip salgını 2026, okullarda salgın var mı ve bağışıklık güçlendirici takviyeler gibi aramalar rekor seviyeye ulaştı.
Özellikle kapalı alanlarda geçirilen vaktin artması, virüslerin yayılım hızını tetikliyor.
Uzmanlar, bu yılki tablonun önceki yıllara kıyasla daha zorlu geçeceğini belirtiyor ve ebeveynleri uyarıyor.
H3N2 virüsü Türkiye'deki ilk kurbanlarını arıyor! İşte belirtileri...
VİRÜSLER BU YIL DAHA DİRENÇLİ
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre 2025-2026 sezonunda üç temel virüs tipi öne çıkıyor.
Bu yılın baş aktörleri; İnfluenza A (H1N1), İnfluenza A (H3N2) ve İnfluenza B (Victoria hattı) olarak belirlendi.
Geçtiğimiz yıl baskın olan İnfluenza A türlerinin bu yıl da etkinliğini sürdürmesi bekleniyor.
Virüslerin genetik yapısını sürekli değiştirmesi, aşıların her yıl yenilenmesini zorunlu kılıyor.
Uzmanlar, özellikle risk grubundaki çocukların aşılanmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
EN İDEAL AŞI ZAMANI EKİM SONU
Grip aşısı, enfeksiyonu yüzde yüz engellemese de hastalığın oluşturabileceği ağır tabloları ve komplikasyonları büyük ölçüde önlüyor.
6 ayını doldurmuş her çocuk için önerilen aşının, virüsler tam anlamıyla yayılmadan, ekim sonu veya kasım başı gibi yapılması en doğru zamanlama olarak kabul ediliyor.
Unutulan hastalık Avrupa'ya geri döndü!
GRİP VE NEZLE ARASINDAKİ 7 FARK
Kış aylarında ebeveynlerin en çok karıştırdığı iki hastalık grip ve nezle.
Ancak doğru tedavi için bu ayrımı yapmak şart.
Nezle genellikle yavaş ilerler; burun akıntısı, hafif boğaz ağrısı ve düşük ateş ile seyreder.
Çocuk bu süreçte oyun oynamaya devam edebilir.
Grip ise aniden ve gürültülü başlar.
39-40 dereceyi bulan ateş, şiddetli kas ağrıları, titreme ve iştahsızlık çocuğu yatağa düşürür.
Grip, zatürre ve orta kulak iltihabı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
BELİRTİLER BAŞLAMADAN BULAŞTIRIYOR
İnfluenza virüsü oldukça kurnaz.
Vücuda girdikten sonraki 1 ila 4 gün içinde hastalık belirtileri ortaya çıkar.
Ancak tehlikeli olan kısım, çocukların daha belirtiler başlamadan 24 saat önce virüsü etrafa yaymaya başlamasıdır.
Hastalık başladıktan sonra da 5-7 gün boyunca bulaştırıcılık devam eder.
Bu nedenle hasta çocuğun okula gönderilmeyip evde izole edilmesi toplum sağlığı açısından büyük önem taşır.
Grip mi, covid mi, yoksa sadece kötü bir gün mü? İşte ayırt etmenin yolları
KORUNMANIN EN BASİT YOLU: HİJYEN
Aşıdan sonra en etkili koruma yöntemi kişisel hijyen.
Ellerin sık sık sabunla yıkanması, hapşırırken dirsek içinin kullanılması ve odaların sık sık havalandırılması virüs yükünü azaltır.
Düzenli uyku ve dengeli beslenme ile bağışıklık sistemini güçlü tutmak, virüslere karşı vücudun savunma mekanizmasını artırır.
ASPİRİN KULLANIMI ÖLÜMCÜL OLABİLİR
Grip olan çocuklarda ateş kontrolü çok önemli.
Ancak bilinçsiz ilaç kullanımı ciddi riskler barındırır.
Ateş düşürücü olarak Parasetamol ve İbuprofen güvenli seçenekler. (İbuprofen, 6 aydan küçüklerde kullanılmaz)
Fakat çocuklara viral enfeksiyonlarda asla aspirin verilmemeli.
Aspirin, 'Reye Sendromu' adı verilen ve karaciğer ile beyinde hasara yol açan ölümcül bir tabloya neden olabilir.
İlaç dozları mutlaka çocuğun kilosuna göre ayarlanmalı.
Sağlık sektöründe 'düşük kur' krizi: Hayati ilaçlar bile 'yok' listesinde!
EVDE BAKIM VE BESLENME TÜYOLARI
İlacın yanı sıra iyi bir bakım, iyileşme sürecini hızlandırır.
Bol sıvı alımı, ılık çorbalar, taze meyve suları vücudun kaybettiği direnci geri kazandırır.
Odanın nemli tutulması ve burun tıkanıklığı için deniz suyu kullanılması çocuğun daha rahat nefes almasını sağlar.
Unutulmamalıdır ki antibiyotikler virüslere etki etmez, bu nedenle doktor önermedikçe antibiyotik kullanmak fayda değil zarar verir.
DOĞAL DESTEKLERLE İYİLEŞMEYİ HIZLANDIRIN
Evde uygulanabilecek basit yöntemler semptomları hafifletir.
Bir yaşından büyük çocuklar için bal ve zencefil karışımı öksürüğü yumuşatır.
Tavuk suyu çorbası, içerdiği amino asitlerle solunum yollarını rahatlatır.
Tuzlu su gargarası boğaz ağrısını dindirirken, C vitamini açısından zengin mandalina, portakal ve kivi gibi meyveler bağışıklığı destekler.
Virüslerin en sevdiği ortamlar: Cep telefonları ve kapı kolları!
