Hidrobiyolog Levent Artüz: Cin fikir Marmara'yı öldürdü bir sonraki felaket müsilajı aratacak

Hidrobiyolog Levent Artüz: Cin fikir Marmara'yı öldürdü bir sonraki felaket müsilajı aratacak

Marmara İzleme Projesi kapsamında Marmara Denizi'nde 200 istasyon ve 450 farklı noktada araştırma yapıldı. Araştırmanın sonuçlarını KARAR'a değerlendiren MAREM Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz “30 yılda Marmara Denizi'ni lağım denizine dönüştürdük” dedi. Artüz, 'ciddi bir risk kapıda bir sonraki felaket müsilajı aratacak' diyerek Marmara'nın yanı sıra Karadeniz ve Kuzey Ege için de uyarılarda bulundu.

HAVA ASAL

28 Ağustos’ta başlayan MAREM (Marmara Denizi’nin Değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi ve Etkileri) kapsamındaki “Kütlesel Müsilaj Oluşumunun Durumu ve Marmara Denizi Ekosisteminde Bıraktığı Etkiler” isimli alt başlıklı deniz araştırması, 4 Eylül’de sonuçlandı. Çalışmada müsilajın oluşumu, son durumu ve ekosisteme bıraktığı etkiler araştırıldı. Çalışmaya MAREM Proje Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz, MAREM Proje Koordinatörü Bülent Artüz, Prof. Dr. Bahattin Yalçın, Prof. Dr. Dumrul Gülen, Prof. Dr, Celal Kurtuluş Buruk ve Dr. öğretim üyesi Aydın Dönmez katıldı.

MAREM Proje Lideri Hidrobiyolog Levent Artüz, araştırmada müsilajın olduğu gibi Marmara Denizi’nde durduğunu ama şeklinin farklı olduğunu söyledi. Alanlarında uzman pek çok ismin katıldığı araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Artüz "Bu seneki manzarayı arayacağız, bundan sonraki felaket müsilajı arttıracak nitelikte olacak" dedi.

levent-artuz.jpg


KARAR: MAREM projesi hakkında bilgi verir misiniz? Projede kimler çalıştı ve neyi araştırdınız?

Hidrobiyolog Levent Artüz: MAREM (Marmara Denizi’nin Değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi ve Etkiler) 1954 yılında başlamıştır. Bu proje yıllar içinde farklı kurumların bünyelerinde yürütülmüştür. Mesela Hidrobiyoloji Araştırma Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi, İTÜ Gemi İnşaat Deniz Bilimleri vb bir çok yerde yürütülmüştür. 2005 yılından beri de Sevinç ve Erdal İnönü Vakfı bünyesinde faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Çok farklı disiplinlerin bir araya gelen bilim insanları Marmara Denizinin değişen oşinografik şartlarını izliyorlar. 6 Ocak 2021 tarihinden bugüne, Marmara Denizi genelinde toplam 200 istasyon ve 450 farklı noktada deniz çalışması sürdürüldü.

marnmara.jpg

KARAR: Marmara Denizi'nde neler oluyor?

Hidrobiyolog Levent Artüz: Marmara Denizi'ne 1989 yılında olan oldu. Yıllar içinde yaşadıklarımız o olgunun göstergeleri. 1989 yılında bir cin fikir icat edildi. O zaman 'atıkları arıtmadan' Akdeniz'den gelip Karadeniz'e giden alt akıntıya deşarj edilirse atıklar hem seyrelir hem de olduğu gibi Karadeniz'e gider dendi. Ve bu cin fikir uygulamaya sokuldu. Çok kısa bir süre sonra Marmara'da literatüre geçen en büyük balık ölümleri gerçekleşti. İstanbul Ankara valilikleri ayrıca Karadeniz'e kıyısı olan birçok şehrin valilikleri balık yenmesini, balık tutulmasını panikleyerek yasakladı. Velhasıl 1989'un Ekim ayında biz Marmara Denizi'ni kaybettik. Kaybettikten sonraki süreç içerisinde biz Marmara'da kıpkırmızı sular gördük, bazen de yemyeşil renge bulandı, denizanası istilaları yaşandı. Birçok balığın yok olduğunu birçoğunun da azaldığına şahit olduk. Bu konularda kampanyalar yapıldı.

marem-proje.jpg

Bu süreç gittikçe arttı. 2007 senesinde bu yıl yaşadığımıza benzer bir müsilaj olgusu yaşandı ve yıllar içinde bunlar arttı ve bugüne gelindi. Ana sorun müsilaj, deniz anası istilası ve ya denizin renk değiştirmesi değil. Asıl sorun Marmara Denizi'nin kirletilmesidir. Tüm yaşadıklarımız da kirletmeye devam ettiğimizin göstergesidir. Seneye daha farklı daha büyük bir şey yaşanacaktır. Ondan sonra daha büyük olacaktır ve bu böyle katlanarak gidecektir. Denizi kirletmeye devam ederken farklı bir sonuç beklerseniz çok yanılırsınız.

marmara-denizi-levent-artuz.jpg

MARMARA DENİZİ ÇÖP KUTUSU GİBİ

1989 yılından bu güne kadar sanayi , evsel atık aklınıza ne gelirse çöp kutusu gibi buraya atılıyor. Derin Deniz Deşarjı adı altında tüm atıklar denize bırakılıyor. Zaten Marmara'da yapılan da Derin Deniz Deşarjı değildir. Marmara Denizi'nin özgün yapısı ne Derin Deniz Deşarjına ne de herhangi bir deşarja müsaade etmiyor. Şu an adına öyle dense de halihazırdaki uygulama derin deniz deşarjı değil.

Marmara Denizi'nin Akdeniz kökenli alt akıntısının konveyör olarak kullanılmasıdır. Yani Marmara Denizi alt akıntısı taşıyıcı bant olarak kullanılıyor. Şu an yapılan budur.

musilaj.jpg

MÜSİLAJI TETİKLEYEN ERGENE NEHRİ OLDU

Müsilajı tetikleyen, boyutlarını belirleyen unsur dünyanın en kirli kabul edilen akarsularından birisi olan Ergene Nehri'nin kirletici unsurlarının toplanıp ve 50 kilometre yol kat ettirilerek Tekirdağ açıklarında Marmara Denizi'ne basılmasıdır. Bu Marmara Denizi'ne ek bir yük oldu.

musilaj-marmara-denizi.jpg

MÜSÜLAJ YOK OLMADI

Marmara Denizi’nin durumunun vahametinden dolayı Tekirdağ bölgesinde bir izleme istasyonu kurmaya çalışıyoruz. Müsilajın farklı safhaları var. Temmuz ayında biz müsilajın örtü safhası ile ilgileniyorduk. Ancak müsilaj kaybolmadı. Marmara Denizi'nde müsilaj duruyor ama şekli farklı. Doğal olarak ufak bir kısmı bakteriyolojik olarak parçalanıyor. Ama bu kadar büyük bir kütleyi parçalayacak bakteriler ileride ikinci bir sorunu yaratacaktır. Çünkü müsilaj yok olduğunda geriye çok ciddi bir bakteri biyokütlesi kalacak.

baliklar.jpg

SO 3 YILDA 229 BALIK TÜRÜ YOK OLDU

Müsilaj ile mücadele için çok iyi bir eylem planı yapıldı ancak o planın altı doldurulmadı. Zaten Marmara Denizi'nde renk değişimleri de başladı. Marmara Denizi artık deniz rengi değil, gri bir renk oldu. Mesela son 15 senedir örneklediğimiz istasyonlar var. Onlardan biri de Marmara Denizi'nin biyoçeşitlilik açısından en zengin istasyonu. 2018 yılında bu istasyonda 250'e yakın tür tespit edilirken, bu sene yapılan çalışmada 21 adet farklı tür tespit edildi.

musilaj-balik.jpg

BUNDAN SONRAKİ FELAKET MÜSİLAJI ARATACAK

Marmara Denizi'ni canlıların neredeyse yaşamadığı bir ortam olarak adlandırabiliriz. Bir de normal kirlenmenin dışında çok ciddi renk değişimleri söz konusu. Şu an Marmara Denizi yıkılmış bir bina gibi.

marem-levet-ertuz.jpg

KARAR: Bu kirlenme devam ederse sonra ne olacak? Bizi ne bekliyor?

Hidrobiyolog Levent Artüz: Bu seneki manzarayı arayacağız, bundan sonraki felaket müsilajı arttıracak nitelikte olacak. Balıkçılık sezonu açıldı. O kadar uzun bir av yasağından sonra neredeyse sıfır balığa sahibiz. Marmara Denizi'nin kirletilmesi devam ettiği sürece her sene göreceğimiz felaket bir sonrakini aratacak nitelikte olacak. Bu felaketler gün geçtikçe büyüyecek. Bugüne kadar Marmara Denizi'ni biz mahvettik. Ama doğa şiir ya da şarkılardaki gibi değil. Doğa acımasız. Doğa yoluna devam edecek ve önüne çıkan engelleri ortadan kaldıracak. Şu an doğaya engel olan şey insanoğlu.

Marmara Denizi çöl olsa bile şu anki durumundan daha iyidir. Çölünde bir biyoçeşitliliği var. Marmara'da bu çeşitlilik tamamen tabana vurmuş vaziyette. Burada biyolojik çeşitlilikten bahsetmenin olanağı dahi kalmadı. Çölün bile kendisine has bir biyotopu vardır. Marmara denizi artık sadece adında kaldı. Şu anda Marmara'da hasta istavritlerden başka hiçbir şey yok. Marmara Denizi bir kova su. Oda kirli kokmuş bir kova su. Foseptik çukurunun içinde de biyolojik bir yaşam vardır.

musulaj.jpg

KARAR: MAREM kapsamındaki araştırmada Marmara Denizi'ndeki balıklarda Vibrio grubu bakterilerin görüldüğü açıklandı. Vibrio bakterisi nedir ve insan sağlığına zararları nelerdir?

Hidrobiyolog Levent Artüz: Gemi üzerinde, yerinde ve devamında laboratuvarlarda gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, örnekleme yapılan tüm istasyonların tüm üst su kütlesinde müsilajı parçalayan baskın bakteri gurubu olarak vibrio gurubu tespit edildi. Söz konusu vibrio gurubu aynı zamanda bir insan patojenidir. Yapılan araştırmalarda, balık midye ve istakoz gibi canlılarda görülen Vibrio enfeksiyonlarının insanlara geçebildiği tespit edilmiştir. Türünü saptamış olduğumuz Vibrio alginolyticus insanlarda göz, kulak ve yara enfeksiyonuna neden olduğu bildirilmiştir.

stavrit-001.jpg

MARMARA HASTA İSTAVRİTLERE KALDI

Proje kapsamında balık türlerinden İstavrit ve bentik Derinsu Pembe Karidesi üzerinde de çalışmalar yürütüldü. İstavrit üzerinde yapılan örneklemelerin tümünde, sindirim sistemlerinde vibrio kökenli enfeksiyonlara rastlanırken, bentik bir tür olan karideslerin sindirim sistemlerinde rastlanmadı. “Vibrio kökenli hastalıklar ağırlıkla sindirim sistemi yolu ile etkili olduğundan, deniz ortamında beslenme zinciri yolu ile hızla yayılabilecek niteliktedir.

istavrit-gocu.jpg

ENFEKSİYONU SONBAHARDA AKDENİZ’E, İLKBAHARDA KARADENİZ’E TAŞIYACAKLAR

Balık göç mevsiminde olduğumuz bu dönemde palamut, lüfer gibi göç balıkları Marmara Denizi’ni kat ederken enfekte olmuş istavrit gibi balıklar ile beslendiğinde hastalığı kapacaklar ve enfeksiyonu göç yolu boyunca Akdeniz’e, ilkbaharda da Karadeniz’e taşıyabilecekler. Aynı şekilde Marmara kökenli enfekte olmuş balık popülasyonunun direkt olarak Ege Denizi veya Karadeniz’e geçmesi de hastalığın yayılmasını sağlayacak unsurlardan birisidir.

KARAR: Karadeniz ve Ege için bir tehlike var mı?

Hidrobiyolog Levent Artüz: Tabiki tehlike var. Atık suların derin deniz dekarjı ile verildiği alt akıntının yüzde 10'u Karadeniz'e geçiyor. Ergene deşarjı büyük ölçüde olumsuz etki yapıyor. Hem Ergene deşarjı hem de Marmara'ya bırakılan atık sular Marmara Denizi’ni alt ve üst su kütlelerini ciddi oranda etkiledi, söz konusu deşarjlar devam ettirildiği takdirde Karadeniz yok olma sürecine girecektir. Kuzeyinden başlamak üzere Ege Denizi’de büyük bir risk altına sokulmuştur.

1989'dan bu yana toplam 32 senede biz bu duruma geldik. Her tarafı berbat ediyoruz. Marmara, Karadeniz ve Ege her tarafı berbat edeceğiz. Biz elimizdeki kaynakları çok hoyratça kullanıyoruz.. Düşünün dünyanın en kirli akarsuyu olan Ergene'nin taşıdığı tüm pisliği Marmara denizine veriyorsunuz. Dünyada böyle bir şey yapan başka bir ülke yok.

Öne Çıkanlar
YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
3 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN