İklim krizi eşitsizliği büyütüyor: “Adil dönüşüm olmadan iklim politikaları başarılı olamaz”

İklim krizi eşitsizliği büyütüyor: “Adil dönüşüm olmadan iklim politikaları başarılı olamaz”

İklim değişikliğinin etkilerinin toplumun tüm kesimlerine eşit dağılmadığını belirten Prof. Dr. Murat Türkeş, yoksullar, açık alanda çalışanlar, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanların daha fazla risk altında olduğunu söyledi. CAN Europe Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ise kömür sektöründeki plansız küçülmenin bedelini işçilerin ve kömür bölgelerinin ödediğini belirterek enerji dönüşümünün sosyal politikalarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

İklim krizinin etkileri yalnızca sıcaklık artışı, kuraklık, aşırı yağış ve orman yangınlarıyla sınırlı kalmıyor. Krizin sosyal ve ekonomik sonuçları da toplumun kırılgan kesimleri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğinin aynı zamanda bir sosyal adalet meselesi olduğunu belirterek, iklim politikalarının merkezine “iklim adaletinin” yerleştirilmesi gerektiğini söyledi.

photo-2026-09-22-12-22-56.jpg

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HERKESİ EŞİT ETKİLEMİYOR”

Türkeş, iklim krizinin toplumdaki mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğini belirterek, gelir düzeyi ve yaşam koşullarının insanların iklim kaynaklı risklere karşı ne kadar korunabildiğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

“Kliması olmayan bir evde yaşayan yaşlı bir yurttaş ile yüksek gelir grubundaki bir kişinin etkilenme düzeyi aynı değildir” diyen Türkeş, açık alanda çalışan emekçiler, yoksullar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunanların aşırı sıcaklar ve diğer iklim olayları karşısında daha yüksek risk taşıdığını söyledi.

Kuraklık ve aşırı hava olaylarının gıda fiyatlarını artırmasının da özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesini zorladığını belirten Türkeş, iklim krizinin ekonomik eşitsizlikleri de büyüttüğüne dikkat çekti.

1,1 MİLYAR ÇOCUK ÜÇ VEYA DAHA FAZLA İKLİM TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA

UNICEF’in Haziran 2026’da yayımladığı Çocukların İklim Riskleri Raporu’na göre dünya genelinde 1,1 milyar çocuk en az üç örtüşen iklim tehlikesine maruz kalıyor.

Raporda 296 milyondan fazla çocuğun kuraklık, aşırı sıcak ve sıcak hava dalgalarının aynı anda görüldüğü bölgelerde yaşadığı belirtiliyor.

UNICEF’in Eylül 2026 tarihli “Sekteye Uğrayan Eğitim” analizine göre ise 2025 yılında 171 milyondan fazla öğrencinin, başka bir ifadeyle yaklaşık her 10 öğrenciden birinin eğitimi iklim kaynaklı tehlikeler nedeniyle kesintiye uğradı.

“KÖMÜR İŞÇİSİNİ İŞSİZ BIRAKMAK İKLİM ADALETİ DEĞİLDİR”

Türkeş, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca sera gazı emisyonlarını düşürmekten ibaret olmadığını, enerji dönüşümünün sosyal sonuçlarının da hesaba katılması gerektiğini söyledi.

Kömürden çıkış sürecinin işçilerin mağdur edilmeden planlanması gerektiğini vurgulayan Türkeş, şöyle konuştu:

“Bir kömür işçisinin santral kapandığında işsiz bırakılması iklim adaleti değildir. Aynı kişinin güneş ve rüzgâr enerjisi, enerji verimliliği ya da temiz teknoloji alanlarında yeniden eğitilerek istihdam edilmesi ise adil dönüşümün temelidir.”

KATISÖZ: PLANSIZ GERİLEMENİN BEDELİNİ İŞÇİLER ÖDÜYOR

CAN Europe Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz de adil dönüşümün yalnızca gelecekte uygulanacak bir “kömürden çıkış” programı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Katısöz’e göre Türkiye’de kömür sektörü halihazırda küçülüyor ancak bu süreç planlı biçimde yürütülmediği için ekonomik ve sosyal maliyetler işçilerin ve kömür bölgelerinin üzerine kalıyor.

photo-2026-09-22-12-22-56-2.jpg

Termik santral sahibi şirketlere sağlanan teşviklerin çalışanların ücret, tazminat ve gelecek güvencelerini sağlamaya yetmediğini belirten Katısöz, Doruk Maden işçilerinin ödenmeyen maaşları için verdiği mücadele ile icralık olan Soma Termik Santrali’nin alıcı bulamamasını bu sürecin örnekleri arasında gösterdi.

ULUSAL ADİL GEÇİŞ STRATEJİSİ’NE KÖMÜR BÖLGELERİ VURGUSU

Katısöz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı Ulusal Adil Geçiş Stratejisi hazırlanırken kömür bölgelerinde halihazırda yaşanan istihdam ve ekonomik kayıpların dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Bakanlığın 2026’daki strateji hazırlıkları kapsamında 17 sektör ve 33 tema üzerinden istişare yürüttüğü, madenciliğin de değerlendirilen sektörler arasında bulunduğu belirtilirken, Katısöz dönüşüm planlarının işçiler, aileleri ve yerel ekonomilerle birlikte hazırlanması gerektiğini söyledi.

ÇÖZÜM: İKLİM ADALETİNİ MERKEZE ALAN POLİTİKALAR

Türkeş’e göre iklim krizine karşı oluşturulacak kamu politikalarının sosyal adalet boyutu güçlendirilmeli.

Enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, kömürden adil çıkış, su kaynaklarının etkin yönetimi, kentlerde yeşil alanların artırılması, sıcak hava eylem planları, erken uyarı sistemleri ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulması çözümün temel başlıkları arasında yer alıyor.

Türkeş, vatandaşların enerji ve su tasarrufu yapması, toplu taşımayı tercih etmesi ve gıda israfını azaltması gibi bireysel adımların da dönüşümün bir parçası olduğunu belirtirken; Katısöz, enerji dönüşümünün işçiler ve kömür bölgeleri için somut ekonomik ve sosyal güvence mekanizmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN