İktidar yalancı bahar peşinde

İktidar yalancı bahar peşinde

KARAR TV’de konuşan Babacan, ‘doların kaynama noktasında’ devreye alınan sistemden sonra kurdaki düşüşün ‘suni’ olduğunu söyledi. Hükümetin algıya dönük adım attığını dile getirip, nihai amacın sandık olduğunu belirtti: Yalancı bir bahar havası yakalayıp fırsat bu fırsat bir gir çık yapalım diye düşünüyor olabilirler. Ama düzelmeyecek, o fırsat penceresi açılmayacak.

KARAR TV’de Elif Çakır ve Taha Akyol’un sorularını yanıtlayan Babacan “Devletin kendini fetva makamı olarak görmesi doğru değil” dedi.

TURA ÇOCUKLARA ÇIKACAK

‘Erdoğan konuştu, dolar düştü’ densin diye arka kapıdan döviz sattılar. Bu kötü alışkanlık gibi tekrarlanıyor. Artık geleceğe doğru da yıkım oluşuyor. Çocuklarımız, torunlarımız bu bedeli ağır ödeyecek.

BU YANGIN İKİ ŞEKİLDE SÖNER

Yangını söndürmek istiyorsanız iki seçenek var. Biri TÜİK’in, diğeri Merkez Bankası’nın bağımsız hale gelmesi. İşin ehli kadrolar gelmeli. Yangın böyle söner ama enkazın kaldırılması için yine emek gerek.

BUNLAR DAHA İYİ GÜNLER

Bunlar daha iyi günler, Allah beterinden saklasın. Yanlışta, bilim dışı yolda ısrar ederlerse daha kötüsü gelir. Ekonomi öyle bir alan ki kararlar yanlışsa, istişare yoksa, liyakat yoksa kötüye gidiş mukadderdir.

BORÇ ALAN EMİR DE ALIR

130 milyarı yaktılar 5 milyar dolar için tamah ediyorlar. Katar’dan, BAE’den swap ile borç almaya çalışıyorsun. Gidip 3-5 milyar dolar için yalvarıyorsanız, devlet töreni düzenliyorsanız onlardan emir alırsınız.

2912krt01a-sehir.jpg

YANLIŞ POLİTİKALARDA ISRAR SÜRERSE DAHA KÖTÜSÜ GELİR

KARAR TV’de konuşan Babacan, ‘Dövize Endeksli Mevduat’ sisteminin devreye alınması sonrası kurda yaşanan düşüşün ‘suni’ olduğunu söyledi. Hükümetin algıyı yönetme adımları attığını dile getiren DEVA Partisi lideri, asıl amacın sandık olduğunu belirtti. “Yalancı bir bahar havası yakalayıp, fırsat bu fırsat bir gir çık yapalım diye düşünüyor olabilirler. Ama düzelmeyecek” vurgusu yaptı ve ekledi: İktidar yanlış politikalarda ısrarcı olursa daha kötüsü gelir. Yangını söndürmek TÜİK ve MB’nin bağımsız hale gelmesine bağlı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan KARAR TV’de ‘Gündem Özel’ programında Elif Çakır ve Taha Akyol’un sorularını yanıtladı. Babacan Merkez Bankası’na yapılan müdahaleler, ‘arka kapı’ yöntemi ile eritilen döviz rezervleri, geçmişten günümüze ekonominin geldiği nokta ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Babacan şöyle konuştu: “Hükümetin yaptığı 2 konu var, 1970 model bir uygulamayı geri getirdiler ülkeye çok büyük bedel ödeten. ‘Erdoğan konuştu, döviz düştü’ densin diye arka kapıdan yoğun miktarda döviz sattılar. Bu kötü alışkanlık gibi, tekrar tekrar yapılıyor.

BAKIYORUM NEREDEN NEREYE?: İş asgari ücret olunca ‘dolara endeksleyemeyiz’ diyor, ama bankada parası olanlara diyor ki ‘merak etmeyin, biz sizin paranızı dolarak endeksleyeceğiz’, böyle bir ülkede yoksul daha çok yoksullaşır. Bakıyorum, kendi ifadesi vardı ‘Nereden, nereye’ diye, ben de şimdi Erdoğan’a bakıyorum, nereden nereye? Hazine parayı nereden bulacak? Gidecek, vergi ödemeleriyle aradaki bu farkı karşılayacak. Bu senenin Eylül ayında Merkez Bankası’nın yüzde 19’dan 14’e kadar indirme sürecinin başında bu görüntü vardı.

ERDOĞAN’I NASIL TANIMLAYACAĞIZ?: Merkez Bankası tek haneli faize inmişken, hazinenin borçlanma rakamı 4 buçuğa inmişken nereye getirdiler durumu. Ben şimdi soruyorum, eğer yüzde 7-8 faiz oranı vatana ihanetse, bu rakamlara çıktığında durum ne oluyor? Şuan ki iktidarı ve Erdoğan’ı nasıl tanımlayacağız? Devletin resmi oranına göre artırılıyor bunlar, TÜİK’in en son oranları yüzde 21, inanırsanız. Buna inanan bir kişiyi bulamazsınız. 2022 özellikle emeklilerimizin çok sıkıntı çektiği bir yıl olacak.

YANGINI SÖNDÜRMEK TÜİK VE MB’DEN GEÇİYOR: Gelecek yıl hem tarımsal hem hayvansal üretim düşecek. Yangını söndürmek istiyorsanız iki seçenek var. Biri TÜİK’in bağımsızlaşması diğeri de Merkez Bankası’nın bağımsızlaşması. Kadroların tamamen değişmesi lazım, yangın söndürmenin acil olarak çözümü bunlardır. İkisini de gerçekten bağımsız hale getirmek gerekiyor.

ÜLKENİN GELECEĞİNİ DE ÇALDI: Bütün ödediğimiz yüksek faizlerin tamamı vergi. Kimden alınıyor vergi? ÖTV, KDV’den, herkes harcarken ödüyor vergi. Dar gelirli vatandaşlarımız açısından baktığımızda harcarken vergi veriyorsunuz, alırken de vergi veriyorsunuz. Bu hükümet, Cumhurbaşkanı sadece bugününü değil ülkenin geleceğinden de çalmaya başladı. Bunun bedelini en ağır şekilde dar gelirli ödüyor. ‘Yalancının mumu yatsıya kadar yanar’ devresine geçti hükümet. Artık yatsı vakti geldi, dolayısıyla inandırıcılıkları yok. Bunlar daha iyi günler. Yanlışta ısrar ederlerse, kötü politikalarda ısrar ederlerse. İşin ehli kadrolar iş başında değilse kötüye gidiş mukadder yani.

PİYASA ÜZERİNDE BÜYÜK BASKI VAR: Son 1 haftadır piyasa üzerinde çok büyük baskı var. Elinde döviz bulunan kuruluşlara ‘sat’, döviz almak isteyenlere ‘rakamlar yüksek, bekle, bu dövizi sen ne yapacaksın?’ baskısı var. Ekonomi ne olacak tamamen kayıt dışına doğru yönelecek.

BİLMİYOR VE FARKINDA DEĞİL: Erdoğan bilmiyor, bilmediğinin de farkında değil. Bilenlerin de görüşünü almıyor. Özal öncesi döneme dönüyoruz şu an. Zabıtalar gidiyor fiyat etiketleri üzerinden ceza kesiyor. Siz gidip özel sektörün fiyatlarına talimat verirseniz, bankaların kredisine talimat verirseniz, döviz alıp satanı korkutursanız kayıt dışına yönlendirirsiniz. Diyorum ya sadece bugünü değil, geleceği de kararttılar. Ekranlarda gördüğümüz kur gerçek değil. Şuan gördüğümüz her şey sunni.

MB İÇİN NAS VAR DA HAZİNE İÇİN YOK MU?: Hazineden ödenen para milletin alın terinden ödeniyor. Hazine Erdoğan’ın talimatlarıyla hareket ediyor. Dönsün hazineye ‘yazık günah, millete neden bu kadar faiz ödetiyorsunuz, bundan sonra yüzde 20’den fazla ödemeyeceksin’ desin. Gücü Merkez Bankası’na mı yetiyor? Faizle ilgili MB için nas var da Hazine için yok mu acaba? Burada model falan yok, durmadan masal uydurmak, hikaye uydurmak var. Sürekli tiyatro, gerçeklerden korkmuş bir tiyatro var.

DEVLET KENDİNİ FETVA MAKAMI GÖREMEZ: Devletin kendini fetva makamı olarak görmesi doğru değil. Devletin tek bir inanç sistemi perspektifinden bakması doğru değil, Anayasa’ya da aykırı. Devletin görevi vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda alternatifleri çoğaltmak ve özgürlük alanı açmak. Tamamen burada özgürlükçü anlayışla piyasaya bakmak gerekiyor. Faizin haram olduğu ile ilgili değerlendirmeyi fetva kurumlarına bırakılmalı.

SEÇİM OLURSA 1 YILLARINI YAKARLAR: Bahar aylarında en erken seçim olur, seçim olursa 1 yıllarını yakarlar. Bunu hangi şartlarda yaparlar, ciddi bir fırsat penceresi yakalamaları gerek. Yalancı bir bahar havası yakalayıp, fırsat bu fırsat bir gir çık yapalım diye düşünüyor olabilirler. Kurdaki bu ani iniş çıkış vatandaşımızın geçim derdini çözmüyor ki. Düzelmeyecek, asla fırsat penceresi açılmayacak. Tam o fırsatı bulacaklar, seçime gidecekler ama olmayacak. Keşke seçim olsa da görsek kaybedecekler.

RUSYA 2008’DE TÜRKİYE’DEN YARDIM İSTEDİ: Putin’in Türkiye ile ilgili söylediği sözler çok acı. Yıl 2008, Ruble değer kaybetmeye başladı tam yangın var. Şu andaki Merkez Bankası başkanı, bizim Merkez Bankası’nı aramış, ‘siz daha önce yaşadınız bu türbülansları yardımcı olun, heyet gönderin’ demiş. O zaman ‘hemen gidin anlatın’ dedim. Heyetimiz gitti, stabilite sağladılar.

DURMUŞ YILMAZ ANADOLU İNSANI: Durmuş bey bizim önerdiğimiz isimlerdendi. O zaman en az 3 aday önerdik, olmayınca en son Durmuş Bey’i önerdik. O zaman diğer isimlere Necdet Sezer onay vermedi. Durmuş bey Merkez Bankası’nın duayen isimlerinden birisi ama tam Anadolu insanı aynı zamanda. O zaman basın tabi daha farklı o dönemde, Durmuş Bey’in evinin önüne gitmişler, ayakkabıları haber yaptılar.

İBB’YE TERÖR SORUŞTURMASI: Bu süreçten en çok hoşlanan herhalde bir PKK bir de FETÖ. İş sulandırılıyor çünkü, ‘terörist’ ithamı sulandırılmış oluyor. Hem PKK hem de FETÖ’cüler seviniyordur. Olan memlekete oluyor.

SÜLEYMAN SOYLU İLE İLGİLİ İDDİALARIN ÜZERİ KAPATILIYOR

Susurluk dönemini yaşadı bu ülke ama Sedat Peker’in ortaya döktüklerinin yüzde 1’i bile değildi. İçişleri Bakanı istifa etti o dönemde. Şimdi hiç bir şey olmadı, neden? Yargı bağımsız değil. Cumhurbaşkanı da belli ki bir mecburiyet ilişkisi oluşmuş İçişleri Bakanı ile, normal şartlarda bu yük taşınır mı? Bahçeli ile de ortaklık yükünü taşıyor şuan değil mi? İçişleri Bakanı ile ilgili bir sürü iddialar var, hiç bir şey olmamış gibi bunların üzeri kapatılmaya çalışılıyor.

KATAR’DAN, BAE’DEN SWAP İLE BORÇ ALIYORLAR, BORÇ ALAN EMİR ALIR

Bu kadar belirsizliğin olduğu bir ülkede 1 haftada dolar 18’e çıktı, 12’ye indi böyle bir şey olmaz. BAE ile ne yaptılar? 5 yıldır 15 Temmuz’u desteklediler diye hain ilan ettiler, sonra devlet töreni ile karşıladılar. Bunlar 130 milyar doları 2 senede cayır cayır yaktılar, 5-6 milyar dolar için tamah ediyor olabilirler. MB’nin net döviz pozisyonu -50 idi 16 milyar dolar daha düştü. 10 milyar doları 3 günde yakar bitirirler, hazıra dağ dayanmaz ki. Şuan Katar’dan, BAE’den swap ile borç almaya çalışıyorsun. Özellikle ikili ilişkilerle borç alanlar emir alır. İki ülke arasında varsa ilişki, gidip yalvarıyorsanız 3-5 milyar dolar için devlet töreni düzenliyorsanız onlardan emir alırsınız.

HAFTANIN DÜŞMAN PANOSUNA ‘BEYAZ TÜRKLER’ KONULDU

Olay çok üzücü. Hayvanın sorumluluğu konusu yargının konusudur. Bu tip hayvanların sahipleri çok dikkat etmesi lazım. İnsanın can güvenliği en önemli konu. Böyle bir olaydan bir kutuplaştırma ifadesi çıkartmak, haftanın düşman panosuna ‘Beyaz Türkler’i koymak, Erdoğan’ın bu haftanın düşmanı panosu zaten. Haftanın masalı ve haftanın düşmanı panosu var. Bunu Erdoğan sürekli yapıyor, toplumu birbirine düşürüyor. Bu siyaset tarzı olarak yaptığını, çoğu insan anlıyor artık herhalde. Toplumu birbirine kutuplaştırmak, sürekli birilerini düşman ilan ettirmek işe yaramıyor artık. Genelde küçük, dar bir kesimi, orayı hedefe alıyor. ‘Bunlardan zaten oy gelmez’ mantığıyla hareket ediyor.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN