Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Pazartesi günü başlayacak olan kritik davası öncesinde Fransız haber ajansı AFP'ye (Agence France-Presse) yazılı açıklamalarda bulundu. Avukatları aracılığıyla soruları yanıtlayan İmamoğlu, Türkiye'de iktidar değişimi için "geri dönülmez bir sürecin" başladığını ve bu sürecin ne iktidar partisi ne de yargı tarafından durdurulamayacağını vurguladı.
Yaklaşık bir yıl önce tutuklanmasıyla son on yılın en büyük sokak protestolarından birinin fitilini ateşleyen 54 yaşındaki İmamoğlu, "Bana veya partime ne yapılırsa yapılsın, milletle birlikte yürüdüğümüz bu demokrasi yolundan dönmeyeceğiz," ifadelerini kullandı.
"BENİ REHİN ALDILAR AMA DEĞİŞİM TALEBİ BÜYÜDÜ"
Pazartesi günü, eleştirmenlerin "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a rakip olmasını engellemek için kurgulandığını" savunduğu geniş çaplı yolsuzluk ve suç örgütü yönetme suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak olan İmamoğlu, iktidarın stratejisinin ters teptiğini belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üzerindeki artan hukuki baskılara ve halihazırda 15 CHP'li belediye başkanının cezaevinde olmasına dikkat çeken İmamoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: "İktidar, milletin değişim talebinin bana yönelik kişisel bir destek şovu olduğunu ve beni ortadan kaldırdıklarında hiçbir engelin kalmayacağını düşünmüş olmalı ki beni rehin aldılar. Ama ne oldu? Milletin değişim talebi her geçen gün büyüyerek güçlenmeye devam ediyor."
ADAYLIK TARTIŞMALARI
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiği gün tutuklanan İmamoğlu, Erdoğan'ı sandıkta yenebilecek en güçlü siyasi figürlerden biri olarak görülüyor. Ancak Pazartesi günkü büyük davanın yanı sıra, İmamoğlu'nun önünde anayasal bir gereklilik olan üniversite diplomasının geçerliliğine itiraz edilen ayrı bir dava daha bulunuyor. Siyasi gözlemciler İmamoğlu'nun hakkındaki davalar nedeniyle aday olmasının zor olduğu görüşünde.
İmamoğlu ise aday ismine takılmadığını vurgulayarak, seçmenin tavrının net olacağını ifade etti:
"Bu iktidarın değişmesini isteyen hiç kimse artık adayın kimliğine odaklanmayacak. Hükümet şu an açıkça halkın seçme hakkını tehdit ediyor. Eğer halkın seçtiği veya istediği her adayı engellerseniz, insanlar sizin gitmeniz için kime oy verilmesi gerekiyorsa ona oy verecektir. Bu, demokrasiyi koruma refleksidir."
Sürecin sonunda iktidarın değişeceğinin altını çizen İmamoğlu, "Öyle ya da böyle bu hükümet değişecek; önemli olan da bu. Milletimiz gün sayıyor," dedi.
"CEZAEVİ ŞARTLARINA ADAPTE OLDUM, 24 SAAT HALA YETMİYOR"
Son bir yılda CHP'yi hedef alan "baskı ve tutuklamalara" rağmen partisinin zayıflamadığını, aksine güçlendiğini savunan İmamoğlu, iktidar cephesinin ise "bataklıkta çırpınarak zaman kaybettiğini" dile getirdi. Olası bir erken seçim senaryosunda CHP'nin hala birinci parti çıkacağını ve iktidarın uzaklaştırılacağını iddia etti.
"Siyasi nedenlerle haksız yere hapsedilen pek çok siyasetçi, gazeteci ve vatandaşın" paylaştığı cezaevi yaşamına hızla uyum sağladığını belirten İmamoğlu, günlerini özellikle Türk siyasi ve entelektüel tarihi üzerine okumalar yaparak geçirdiğini anlattı.
Siyasetin yoğun temposundan uzak kalsa da bir şeyin hiç değişmediğini gülümseten bir detayla aktaran İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Cezaevine girmeden önce de 24 saatin asla yetmediği bir hayatım vardı; bu durum hala geçerli."
