İmamoğlu'ndan İBB davasında 'kaçak hafriyat dökümü' savunması: 560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar

İmamoğlu'ndan İBB davasında 'kaçak hafriyat dökümü' savunması: 560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar

İBB davasının 33. duruşma gününde Cebeci Maden Sahası’na ilişkin “kaçak hafriyat dökümü” iddiası tartışıldı. Kantar sorumlusu Volkan Ateş, sahaya giren tüm araçların kamera, plaka, malzeme ve tartım bilgileriyle kayıt altına alındığını belirtirken, Ekrem İmamoğlu dosyadaki kamu zararı hesabına tepki göstererek, “560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı İBB davasında duruşma, Cebeci Maden Sahası’na ilişkin iddialarla devam etti. Mahkemede savunma yapan kantar sorumlusu Volkan Ateş, sahaya girişlerin tek noktadan yapıldığını, kantarlardan kaçak geçişin mümkün olmadığını ve tüm araçların sistemde kayıtlı olduğunu söyledi. Ateş’in beyanlarının ardından söz alan İmamoğlu, Cebeci dosyasında 110 milyar liralık kamu zararı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, valilik, MAPEG, bakanlıklar, belediye ve emniyet birimlerinin mahkemede dinlenmesini talep etti.

Savunmasında kendisini “kantar sorumlusu” olarak tanımlayan Volkan Ateş, görevinin sahaya hafriyat getiren firmaların evraklarını kontrol etmek, hesap açmak, ödeme karşılığında barkod oluşturmak ve araçların kantar geçişini sağlamakla sınırlı olduğunu söyledi.

Ateş, “Kantardan araba geçtikten sonra benim sorumluluk alanım bitiyor” dedi.

“KANTAR İŞLEMLERİ STANDARTTIR”

Volkan Ateş, kantarlarda yapılan işlemlerin standart olduğunu, firmalardan istenen evrakların ve tüm kayıtların arşivde bulunduğunu belirtti. Kullanılan sistemin 2015 öncesine dayandığını ve İSTAÇ’ın hafriyat sahalarında kullandığı sistem olduğunu ifade etti.

Ateş, döküm sahasına araç girdikten sonra kendisinin yönlendirebileceği bir işlem bulunmadığını söyledi.

Savunmasında kaçak döküm suçlamasına da yanıt veren Ateş, sahaya çok sayıda kamu kurumunun düzenli olarak geldiğini belirterek, böyle bir yerde kaçak işlem yapılabileceğini düşünmediğini ifade etti.

Ateş, “Sultangazi zabıtanın, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısının, Orman Bölge Müdürünün, Çevre Şehircilik Bakanlığının, İstanbul Vali Yardımcısının ve Enerji Bakanlığının hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim” dedi.

“KIŞIN 3 BİN 500, YAZIN 5 BİN ARAÇ GELEBİLİRDİ”

Savcının soruları üzerine sahaya gelen araç sayıları hakkında bilgi veren Ateş, kış aylarında günlük araç girişinin 3 bin 500-4 bin, yaz aylarında ise 5 bin-5 bin 500 seviyelerine çıkabildiğini söyledi.

Savcının “Burası döküm sahası mı, maden sahası mı?” sorusuna Ateş, kantarların kurulu olduğu ve döküm yapıldığı için buranın döküm sahası olduğunu belirtti. Daha sonra yöneltilen sorularda ise sahada taş ocakları bulunduğunu, maden çıkarıldığını, bunların kantarda tartılıp irsaliye kesilerek gönderildiğini de söyledi.

“KAÇAK GEÇİŞ İMKÂNSIZ”

Duruşmada Ateş’e en çok yöneltilen başlıklardan biri, kantarlardan kaçak geçişin mümkün olup olmadığı oldu.

Ateş, avukat Oğuz Can Bahar’ın sorusu üzerine, kantarlarda kaçak geçişin mümkün olmadığını belirtti. Bunun gerekçesini de şu sözlerle açıkladı:

“24 saat kamera ve kayıt altında. Dökümün açıldığı tarihten bugüne kadar bütün araçlar; resim olarak, getirdiği malzeme olarak, plaka olarak, tartım olarak hepsi kayıtlıdır.”

Ateş, barkod sisteminin tek araç için çalıştığını ve ikinci kez kullanılamayacağını da söyledi.

“BÖYLE BİR ŞEY 15 DAKİKADA DUYULUR”

Savunma avukatları, olası bir kaçak dökümün sektörde duyulup duyulmayacağını da sordu. Ateş, böyle bir durumun çok kısa sürede yayılacağını ifade etti.

Ateş, “Bunun duyulması 15 dakika sürer. Hafriyat sektörü öyle bir sektör ki herhangi yanlış bir şey olduğu zaman birbirlerine WhatsApp gruplarından zaten yaparlar” dedi.

Bu ifadeyle Ateş, sahada sistem dışı bir döküm yapılması halinde bunun hem firmalar hem de şoförler arasında hızla bilineceğini savundu.

FUDAŞ AÇIKLAMASI: “YEMEK VE MALZEME TEDARİKİ YAPAN FİRMAYDI”

Volkan Ateş, FUDAŞ firmasıyla ilgili sorulara da yanıt verdi. FUDAŞ’ın döküm sahasında ve şantiyedeki yemek ve malzeme tedarikini sağlayan firma olduğunu söyledi.

Ateş, firmanın günlük yemekleri ve malzeme ihtiyaçlarını karşıladığını, bunun karşılığında düzenli olarak fatura kestiğini belirtti. Aynı sistemin bugün kayyum yönetimindeki şirket tarafından Kuzey Servis isimli firma üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.

FUDAŞ’ın kendisine devrinden sonra sahte belge veya usulsüz fatura düzenleme talimatı verip vermediği sorulan Ateş, “Hayır” yanıtını verdi.

İMAMOĞLU: “VOLKAN BEY’İN BURADA OLMASINI DOĞRU BULMUYORUM”

Duruşmada Ekrem İmamoğlu da Volkan Ateş’e soru yöneltti. İmamoğlu, Ateş’in kantar sorumlusu olduğunu hatırlatarak, onun davada sanık olarak bulunmasını doğru bulmadığını söyledi.

İmamoğlu, Cebeci sahasını ziyaret ettiğinde girişte kantar bölgesinin oluşturulduğunu, buranın daha önce “mezbelelik” bir alan olduğunu, sonradan giriş çıkışların kontrol altına alınması için organize edildiğini anlattı.

Ateş, İmamoğlu’nun sorusu üzerine sahaya başka giriş çıkış alanı olmadığını söyledi.

“MAPEG, Çevre Bakanlığı, Orman Bakanlığı, zabıta denetlerdi”

İmamoğlu’nun “Sizi denetime hangi kurumlar gelirdi?” sorusuna Ateş, sahaya ayda bir MAPEG’in geldiğini; Çevre Bakanlığı, Orman Bakanlığı devriye ekipleri ve Sultangazi zabıtanın da denetim yaptığını söyledi.

Bu yanıtın ardından İmamoğlu, Cebeci dosyasındaki iddiaların kamu kurumları tarafından verilen izinler ve denetim süreçleri dikkate alınmadan değerlendirilemeyeceğini savundu.

İMAMOĞLU: “560 MİLYAR DEDİLER, 560 KURUŞ BULAMADILAR”

Ekrem İmamoğlu, savunma sırasında Cebeci dosyasındaki kamu zararı iddialarına da tepki gösterdi. Başlangıçta “560 milyar liralık yolsuzluk” iddiasıyla operasyon yapıldığını, ancak iddianamede rakamın 160 milyar liraya dönüştüğünü söyledi.

İmamoğlu, bu 160 milyar liralık tutarın 110 milyar lirasının Cebeci meselesine dayandırıldığını belirterek, bu hesabı “asrın uydurması” olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, “Biz 560 milyar dedik, 560 kuruş bulamadık; ya şuraya bir 160 milyar yazalım, bunun 110 milyarını da Cebeci’ye yedirelim” anlayışıyla hareket edildiğini savundu.

KAMU KURUMLARININ DİNLENMESİNİ İSTEDİ

İmamoğlu, Cebeci sahasına ilişkin izin, denetim ve faaliyet süreçlerinde yer alan kamu kurumlarının mahkemede dinlenmesini talep etti.

İmamoğlu’nun çağrılmasını istediği kurum ve kişiler arasında dönemin valileri, MAPEG Genel Müdürü, Türkiye Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürü, ilgili vali yardımcıları, Sultangazi Belediye Başkanı, Sultangazi Kaymakamlığı, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü, Orman Bakanlığı bölge yetkilileri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yer aldı.

İmamoğlu, “Bu makamları buraya davet etmediğiniz sürece, böyle bir eylem yok hükmündedir” dedi.

KAMU KURUMLARININ DÖKÜMLERİ ÜCRETSİZ KABUL EDİLMİŞ

Duruşmada savunma avukatlarının soruları üzerine Ateş, kamu kurumlarının getirdiği bazı hafriyatların bedelsiz kabul edildiğini de söyledi.

Sultangazi Belediyesi, Eyüpsultan Belediyesi ve fen işleri müdürlükleri gibi kamu kurumlarının döküm yapıp yapmadığı sorulan Ateş, bu işlemlerin “geri dönüşüm bedelsiz mal kabulü” kapsamında yapıldığını, yalnızca resmi plakalı araçlara giriş izni verildiğini belirtti.

Ayrıca 2020-2025 yılları arasında şirket kayıtları ile kantar kayıtları arasında görülen tonaj farkına ilişkin soruya da yanıt veren Ateş, farkın resmi araçlar, yol yapımı, belediye, cami inşaatları ve vakıfların getirdiği hafriyatlar ile sahadaki maden faaliyetlerinden kaynaklandığını söyledi.

“DÖKÜMDEN ÇEK ALMIYORDUK”

Duruşmada Hakan Karanis, Sarp Yalçınkaya’nın beyanlarında geçen çek iddialarına ilişkin Ateş’e soru yöneltti. Karanis, döküm işinden kaynaklı rüşvet paraları için çeklerin nakde çevrildiği iddiasını hatırlattı.

Ateş, buna karşılık dökümden çek almadıklarını, yalnızca taş kantarlarından çek alındığını söyledi.

AVUKATSIZ İFADE TARTIŞMASI

Volkan Ateş, soruşturma sürecinde ilk kez 9 Temmuz’da çağrıldığını, ifadesinin başlangıcında yanında avukatı bulunduğunu ancak daha sonra başka bir savcıya yönlendirildiğini ve bu aşamadan sonra yanında avukat olmadığını söyledi.

Ateş, başlangıçta “bilgisine başvurulmak” üzere çağrıldığını, sürecin sonradan değiştiğini anlattı. Daha sonra adli kontrolle serbest bırakıldığını, 29 Eylül’de ise tutuklandığını söyledi.

Duruşmanın devamında Cebeci Maden Sahası’na ilişkin kamu zararı ve kaçak döküm iddiaları kapsamında sanık ve avukatların beyanlarının alınması bekleniyor.

İŞTE VOLKAN ATEŞ'İN SAVUNMASININ TAMAMI

Şimdi Başkanım, ben 9 Temmuz saat 3 gibi savcılık kaleminden telefonla aranmam ve bilgime başvurulmasıyla başlayan süreç içinde, sizin karşınıza çıkmamla inşallah bu temenniyi temenni ediyorum. Ben kantar sorumlusuyum. Benim görevim kantara gelen hafriyat firmaları sahipleriyle görüşmek; bunların sahaya getireceği malzemenin cinsini, miktarını görüp ona göre İSTAÇ'ın da uygulamış olduğu evrak listesini temin edip hesap açmaktır. Açtığımız hesap karşılığında, firmanın şirket hesabına yatırdığı ücret karşılığında sistemin uygun gördüğü barkodu verip içeriye girişlerini sağlamaktır. Kantardan araba geçtikten sonra benim sorumluluk alanım bitiyor.

Kantarlarda zaten yaptığımız işlemler standart işlemlerdir. Bizim firmalardan istediğimiz evraklar ve uyguladığımız işlemler, daha önce savcılığa ilk gittiğim zaman verdiğim evrak listesinde de belirttiğim gibi arşiv dosyasında mevcuttur. Hepsi orada kantar sisteminde kayıtlıdır zaten. Kullandığımız sistem de 2015 öncesine dayanıp, Mod Yazılım Evi'nin İSTAÇ'ın bütün hafriyat sahalarında kullandığı sistemdir. Yani döküm sahasına araç girdikten sonra kantarlarla ilgili benim yapacağım bir iş ya da benim yönlendirebileceğim bir işlem yoktur. Oranın sorumlusu ve yetkilisi farklı kişilerdir. Kantarlarla ilgili de yapacaklarım sadece bu kadardır, başka bir şey yoktur. Zaten şöyle bir şey de var; kaçak döküm denen suçla suçlandığım için söylüyorum: Ben her gün Sultangazi zabıtanın, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısının, Orman Bölge Müdürünün, Çevre Şehircilik Bakanlığının, İstanbul Vali Yardımcısının ve Enerji Bakanlığının hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim.

FUDAŞ'la ilgili de sadece kısa bir şey söyleyebilirim: FUDAŞ bizim yemek firmamızdı. Döküm sahasındaki veya şantiyenin bütün yerlerinin yemek ve malzeme tedariğini sağlayan bir firmaydı. Her ay, her hafta düzenli olarak günlük yemekleri karşılar, günlük malzeme ihtiyaçlarını karşılar; bunun karşılığında da her hafta düzenli bir şekilde fatura keserlerdi. Aynı işlemi şu anda zaten atanan kayyum şirketi de aynı sistemle, Kuzey Servis şirketiyle devam ettirmektedir. Yani FUDAŞ'la ilgili de diyeceğim bu kadar. Başka da diyecek bir şeyim yok başkanım.

VOLKAN ATEŞ, MAHKEME BAŞKANI & SAVCI SORGUSU – 6 MAYIS 2026

Mahkeme Başkanı: Bu size mi ait?

Volkan Ateş: Şirketin 2024’ün sonunda Kuzey Servis firması kurulduktan sonra bana devredildi. Ondan sonra da kapanma süreci için işlem yapıldı. Zaten ondan sonra avukatım zaten söyleyecektir, belgeleri verecektir. Bütün işlemler kapanması için yapılan işlemler.

Savcı: Volkan Bey, kantar sisteminden sorumlu olduğunuz söylendi. Bu sahaya günde ortalama kaç kamyon veya tır gelebilir?

Volkan Ateş: Kışın bu sayı 3.500 - 4.000. Yazın da bu sayı 5.000’leri bulabilirdi

Savcı: Bu Güney Cebeci bölgesi doğru mu?

Volkan Ateş: Ben bölge olarak bilmem Sayın Savcım. Ben sadece kantarlardan sorumluyum; sahadaki ruhsat alanını, yerlerini bilmem.

Savcı: Ne kadar süre böyle 3.000-5.000 tır, kamyon geldi buraya?

Volkan Ateş: Yani döküm 2021’de 10. ayda açıldığından beri gelen sayı bu şekildedir. Yazları 5.000’leri bulur, 5.500’leri bulur; kışın 3.000’leri bulur, 3.500’leri bulur.

Savcı: Şimdi burası döküm sahası mı, maden sahası mı? O anlamda.

Volkan Ateş: Şimdi döküm sahası mı maden sahası mı derseniz, kantarlar kurulu, ben kantarların başındayım. Yani döküm geliyor, döküm sahası.

EKREM İMAMOĞLU, VOLKAN ATEŞ’E SORUYOR – 6 MAYIS 2026

Ekrem İmamoğlu: Volkan Bey, kolay gelsin. Tabii kısa bir savunma yaptınız ya da sorguya tabi oldunuz. Öncelikle sizin burada olmanızı ben doğru bulmuyorum. Burada bulunan diğer arkadaşların olmasını doğru bulmadığım gibi. Bu şekilde başlamamın neden olduğunu da Sayın Başkan ve Sayın Heyet’e de aktaracağım. Kantar sorumlusu deyince, benim sahayı ziyarete geldiğimde hatırladığım kadarıyla orayı "Hangi proje nasıl yürütülüyor?" diye baktığımda, ilk girişteki bir kantar bölgesi yapılmıştı. Daha önce burada yoktu, mezbelelik bir alandı. Sonradan orada denetimli bir saha giriş çıkışının kontrol altına alınması ile ilgili bir alan organize edildi. Anladığım kadarıyla siz orada görevliydiniz. Doğru mu?

Volkan Ateş: Evet Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Yani dünkü sunumdan anladığım kadarıyla yaklaşık 7-8 milyon metrekarelik bir alan diye arkadaşlar belirlediler. 7-8 milyon metrekarelik bir alana giriş çıkışın tek noktadan olmasının sağlanması ile ilgili organize edilen bu alanda görevliydiniz. Doğru mu?

Volkan Ateş: Evet Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Başka bir giriş çıkış alanı da yoktu buranın.

Volkan Ateş: Yok.

Ekrem İmamoğlu: Peki Volkan Bey, sizi denetime gelen kurumlar ile ilgili bilginiz var mı? Yani hangi kurumlar sizi denetime gelirdi?

Volkan Ateş: Başkanım, ayda 1 MAPEG gelirdi. Çevre Bakanlığı’ndan gelirlerdi. Orman Bakanlığı devriye ekibi sabah, öğlen, akşam devriye atardı. Sultangazi zabıta devriye atardı. Yani bu şekildeydi.

Ekrem İmamoğlu: Peki. Sorumun cevabı buydu ama Sayın Başkan, Sayın Heyet; şimdi büyük bir yalan ve iftirayla oluşturulan bir suç isnadıyla karşı karşıyayım. "560 milyarlık yolsuzluk" diye savcılık kaynaklı açıklamalar yapılarak bir operasyon düzenlendi. Bakınız tekrar ediyorum: 560 milyarlık bir yolsuzluk diyerek bir operasyon yapıldı. Sonra bu 560 milyar diye Mart ayında anons eden savcılık, dosyayı, yani iddianameyi önünüze yollarken, 160 milyar liralık bir dosyaya rakam koydu; tespit yaptı. Bu 160 milyar liralık rakamın Sayın Başkan, 110 milyarı, şu anda burada gördüğünüz Volkan Bey kardeşimizin savunma yaptığı konunun muhatabı. Volkan Bey 160 milyarın muhatabı. Ne biliyor musunuz 160 milyar? 110 milyarın, özür dilerim 110 milyarın muhatabı. 110 milyarın 80 milyarı orada yerin altındaki madenler yok edilmiş gibi yazmışlar; yani dünyanın en ucube uydurmasıdır. 30 milyar da kaçak hafriyat yapılmış; oradan uydurulmuş.

Şimdi Cebeci meselesi üzerinden “asrın uydurması” şeklinde organize edilen ve koordine edilen 110 milyarlık bir eylem yarattılar. Sayın Başkan, Sayın Heyet; acil talebimdir. 2018 yılında… Az önce iddia makamının sorduğu sorunun ne kadar absürt olduğunu söyleyeyim. “Neden” derseniz; 2018 yılında burası maden bölgesi diye kanunla ilan edilmişken, bunun muhatabının Volkan Ateş olarak kabul edilmesi kadar kötü bir soru olamaz. Niçin? Az önce sordum, "Sizi kim denetlerdi?" diye ve bu denetlemelerdeki kurumları saydı Volkan Bey. O da dördünü beşini saydı. Ben de sizden acil bir talep olarak; Cebeci meselesinin temel sorumluları olarak; izin belgelerini veren, denetleyen, hesap soran, meselenin sahibi olan —not aldım çünkü ıskalamak istemiyorum— dönemin valilerinin, MAPEG, yani Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Genel Müdürü'nün, TEÜAŞ yani ilk dökümün buraya yapılmasını talep eden Türkiye Elektrik Üretim A.Ş.'nin genel müdürünün, ilgili vali yardımcılarının —yani burada bu firmanın faaliyetlerinde yüksek memnuniyetini bizzat bana anlatan vali ve vali yardımcılarının—, Sultangazi Belediye Başkanı'nın, Sultangazi Kaymakamlığı'nın, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürü'nün, ilçe emniyet sorumlularının, Orman Bakanlığı Bölge Müdürü ya da sorumlularının, en temel sorumlu, bu kanunun sahibi ve bu alanın sahibi olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın acil dinlemek ve çağrılmak zorundasınız Sayın Başkan, sayın Heyet. Acil talebimdir. Mahkemeye niye çağırmak zorundasınız biliyor musunuz? Yoksa şu dinlediğiniz masumlarla bir adım dahi ileri atılamaz burada. Uydurmadır, saçmadır ve bu uydurmanın, bu saçma hesabın kitabın altında yatan da "Biz 560 milyar dedik, 560 kuruş bulamadık; ya şuraya bir 160 milyar yazalım, bunun 110 milyarını da Cebeci'ye yedirelim, boca edelim" anlayışıdır. Bu kötü akıl ve bu kötü zihniyete karşı sıraladığım bu makamları buraya davet etmediğiniz sürece, böyle bir eylem yok hükmündedir. Yazık etmeyin lütfen, bu masum insanları bir an önce evine yollayın.

SANIKLAR VE AVUKATLARIN VOLKAN ATEŞ'E SORULARI VE CEVAPLARI

YENER TORUNLAR, VOLKAN ATEŞ’E SORUYOR

Yener Torunler: Sayın Volkan Ateş, benim Cebeci bölgesinde herhangi bir sorumluluğum var mı? Dökümde, kantarda, tesiste, sahada…

Ateş: Yok.

Torunler: Peki, beni Cebeci bölgesinde kaç sefer gördün?

Volkan Ateş: İki veya üç kez.

FATİH KELEŞ, VOLKAN ATEŞ'E SORUYOR

Fatih Keleş: MAPEG denetliyordu dediniz. MAPEG’in açılımını biliyorsunuz, Sayın Başkanım da az önce söyledi: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü.

Volkan Ateş: Evet.

Fatih Keleş: İçeride bir madenin çalıştığından haberiniz var mıydı?

Volkan Ateş: Yani taş ocakları vardı içeride.

Fatih Keleş: Evet. Yani içeride bir maden olduğunu biliyorsunuz.

Volkan Ateş: Tabi.

Fatih Keleş: Sizin konunuzun dışında olduğu için herhalde sahaya hafriyat sahası dediniz Sayın Savcı'nın sorusu üzerine. Ama içeride bir maden faaliyetinin olduğundan haberdarsınız sanırım.

Volkan Ateş: Tabi, oranın kantarlarına da ben bakıyordum.

Fatih Keleş: Tamam. Yani içeriden herhangi bir maden çıkar mıydı peki?

Volkan Ateş: Evet.

Fatih Keleş: Tartılır mıydı bu?

Volkan Ateş: Tabi ki, kantarlarda tartılır, irsaliyesi kesilir ve gönderilir.

Fatih Keleş: Dolayısıyla burası bir maden sahası olduğunu da söyleyebilirsiniz herhalde.

Volkan Ateş: Evet, evet.

Fatih Keleş: Bundan da haberdarsınız. Peki içeride bir proje yapıldığının, bu projeyi de İSFALT’ın yaptığının ve MAPEG’in hazırladığı projeyi İSFALT’ın üstlendiğini ve bu proje imalatının da içeride yapıldığından haberdar mısınız?

Volkan Ateş: Evet.

Fatih Keleş: Onun için de araçlar girer çıkar mıydı içeride?

Volkan Ateş: Tabii ki.

VOLKAN ATEŞ MÜDAFİ OĞUZ CAN BAHAR SORUYOR

Avukat Oğuz Can Bahar: Volkan Bey, sahada kantarlardan sonra, hafriyat sahasında ve sıkıştırma işlemleri yapılan alanda görevli bir firma var mıydı? Yoksa direkt sigortalı olarak çalıştığınız kişiler mi bunu yapıyordu ya da sahadaki görevliler kimlerdi?

Volkan Ateş: Tem yol firması.

Avukat Oğuz Can Bahar: Sahadan sorumlu bir kişi var mıydı?

Volkan Bey: Orhan Akyıldız. Benimle ilgili alan olmadığı için oraya girmek istemedim.

Avukat Oğuz Can Bahar: Peki, belgesiz ya da kaçak döküm yapılması mümkün müdür? Kantarlardan bir aracın tartım yapılmadan, tartım işlemi gerçekleşmeden geçmesi mümkün müdür?

Volkan Ateş: Hayır, kantarlarda kaçak geçiş imkansızdır zaten.

Avukat Oğuz Can Bahar: Neden? Orayı bir açar mısınız, neden mümkün değil?

Volkan Ateş: Yani zaten hepsi kayıt altındadır. Bunlar zaten ilk savcılık ifadesine gittiğim zaman kendilerine de bütün bilgileri, TMSF'ye dosyayı teslim etmiştim. 24 saat kamera ve kayıt altında. Yani 18 Ekim'den, dökümün açıldığı tarihten bugüne kadar bütün araçlar; resim olarak, getirdiği malzeme olarak, plaka olarak, tartım olarak hepsi kayıtlıdır zaten.

Avukat Oğuz Can Bahar: Hem fiziki hem sistemde kayıtlıdır.

Volkan Ateş: Tabii ki.

Avukat Oğuz Can Bahar: Peki, bir sorum daha olacak. Velev ki diyelim ki bir kaçak döküm gerçekleşti ya da bir araç kaçak geçti. Bunun diğer firmalar ya da diğer nakliye araçların şoförleri tarafından duyulması mümkün mü? Öyle bir şey var mı?

Volkan Ateş: Yani bunun duyulması 15 dakika sürer.

Avukat Oğuz Can Bahar: Neden?

Volkan Ateş: Yani öyle bir sektör ki bu hafriyat sektörü, herhangi bir yanlış bir şey olduğu zaman birbirlerine WhatsApp gruplarından zaten yaparlar. Ben zaten Sayın Savcılığa da ilk gittiğimde çalıştığımız firmaların hepsinin isim listesini verdim. Bunlardan zaten 2 tanesiyle konuşmuş olsaydı, orada öyle bir şeyin olmama ihtimalinin yüksek olduğunu görecekti. Zaten atanan kayyum ve ekibin sahaya atadığı müdürler de bu sektörden gelme insanlar. 2 tane müdür ve 4 tane mühendis de bu sektörden geldi. Onlar da zaten daha önce hafriyat piyasasında çalıştığı için illaki yanlış bir şey olmuş olsaydı duyarlardı.

Avukat Oğuz Can Bahar: Peki, FUTAŞ firmasıyla ilgili 2 tane sorum olacak. Firma, size devrettiği süreçten sonra —Mayıs 2024 diye hatırlıyorum— bu tarihten sonra firmanız tarafından herhangi bir usulsüz fatura ya da sahte belge düzenlemesi talimatı verdiniz mi?

Volkan Ateş: Hayır. Zaten kapanmak için açılmıştı. Kuzey Servis firması kuruldu, FUTAŞ kapanacaktı.

Avukat Oğuz Can Bahar: FUTAŞ firmasına sahte belge düzenlemediğinizi ve böyle bir talimat vermediğinizi söylediniz. Peki, böyle bir sahte belge alıp içeride masraf göstererek bir bedel çıkışı yaptınız mı ya da buna yönelik bir talimat verdiniz mi?

Volkan Ateş: Hayır.

Av. Oğuz Can Bahar: Soruşturma aşamasına ilişkin birkaç sorum olacak Volkan Bey. İlk gözaltınız hangi süreçte oldu?

Volkan Ateş: 9 Temmuz.

Av. Oğuz Can Bahar: 9 Temmuz’da... Arandınız, ifadeye çağrıldınız mı, davet üzerine mi gittiniz yoksa gözaltı mı oldunuz?

Volkan Ateş: Çağrıldım.

Av. Oğuz Can Bahar: Peki, davet üzerine gittiniz. Yanınızda avukatınız var mıydı ifade verirken?

Volkan Ateş: İlk görüşmeye girdiğim anda vardı. İçeri girdikten bir dakika sonra dışarı çıkarıldım, başka bir savcıya yönlendirildim. O saatten sonra avukat olmadı yanımda.

Av. Oğuz Can Bahar: Yani ifadeniz savcı huzurunda alınırken yanınızda avukat yoktu.

Volkan Ateş: Yok. Ya ben zaten ifade olarak gitmedim, ben bilgime başvurulacak diye arandım gittim. İfade şeklimiz de zaten sohbet gibi oldu ama son anda, en son noktada değişti.

Av. Oğuz Can Bahar: Nasıl yani?

Volkan Ateş: Yani şöyle; Sayın Savcım beni dışarı çıkardı, "tamam" dedi, "bir iki dakika bekle dedi, kağıdını imzalatıp göndereceğim" dedi. Ben de kapının önüne çıktım. Sonra bir dakika geçmedi kapı açıldı, bağırmaya başladı; "Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın" dedi. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Sonra hakim karşısına çıktım. Hakim adli kontrolle serbest bıraktı. 29 Eylül'de de tutuklandım.

Av.Oğuz Can Bahar: 29 Eylül'deki süreciniz nasıl oldu?

Volkan Ateş: 29 Eylül'de evime operasyon yapılmıştı, ben evde yoktum. Kızım aradı, "Baba dedi eve geldiler" dedi. "Tamam" dedim, "nereden geldiklerini söylediler mi?" dedim, "yok" dediler. Ben de imzaya gittiğim karakolu aradım. Büyük ihtimalle Vatan'dan gelmişlerdir dedi. "Seni ya iş yerinden gelip alırlar ya da" dedi "ararlar". Ömerli bölgesine gittim bekledim ve aradılar. Ondan sonra, "Burada İstanbul'da olup olmadığımı" sordular. Ben de "buradayım" dedim. "Gelebilir misin?" dediler, "gelirim" dedim. Kalktım gittim Vatan’a. Önce gözaltına aldılar ama sonra gözaltı olmadığını söyleyip savcılığa yönlendirdiler beni. Oraya da gittim bağırdılar, işte tutuklandım.

MURAT GÜLİBRAHİMOĞLU MÜDAFİİ AVUKAT ABDULLAH KAYA, VOLKAN ATEŞ’E SORUYOR

Avukat Abdullah Kaya: Şimdi Kuzey İstanbul şirketinde kaç yıl çalıştınız ve hangi bölgelerde çalıştınız? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Volkan Ateş: 2011 yılında başladım, 3 aylık bir çalışma sürecim oldu. Tekrar ayrıldım, 2013 sonunda başladım ve bu tarihe, yani 29 Eylül tutuklandığım tarihe kadar da çalıştım.

Avukat Abdullah Kaya: Hangi bölgelerde çalıştınız?

Volkan Ateş: Daha önce ilk kantarlarda başladım, yine kantar sorumlusu olarak 2014’te. 2015 Mayıs’ında kantarlar İSTAÇ’a devrettikten sonra boşa çıktım. O tarihten sonra sadece yemekhane, yatakhane, personel servisleri sorumluluğum oldu. 2021 10. aydan itibaren Cebeci döküm kantar sorumlusu oldum. Yani ben şirkette sadece kantar nerede varsa orada görev aldım.

Avukat Abdullah Kaya: Peki, bu gerek Cebeci gerekse Ağaçlı, Çiftalan bölgesinde hafriyat dökümlerinde herhangi bir şekilde bir hafriyat şirketinden ya da oraya kantarın önüne gelen bir kamyondan nakit para alımı olabilir mi?

Volkan Ateş: Hayır.

Avukat Abdullah Kaya: Neden?

Volkan Ateş: Yani kantarlarda kullanılan sistem, İSTAÇ’ın da kullandığı sistem olduğu için hesaplara İBAN üzerinden para yatırılırdı veya kredi kartı ile çekim yapılırdı.

Avukat Abdullah Kaya: Yani hariçten ya da çift fatura iddialarına ilişkin bu soruyu tekrar soruyorum, böyle bir şey teknik olarak mümkün mü?

Volkan Ateş: Hayır, kantarlarda kullanılan barkod sistemi tek araç içindir, ikinci bir sefer kullanılamaz.

Avukat Abdullah Kaya: Kopyalanamaz mı?

Volkan Ateş: Hayır.

Avukat Abdullah Kaya: Şimdi 22.09.2025 tarihinde iddianamede de atıf yapılan ve özellikle Cebeci bölgesine ilişkin yolsuzluk iddiasına temel dayanak teşkil eden bir rapor var. Bu raporda 2020 yılından 2025 yılına kadar şirket kayıtlarında 118 milyon ton döküm yapıldığı, sahadaki kantar kayıtlarında ise 121 milyon ton döküm yapıldığı tespiti var. Bu aradaki farkın sebebi nedir?

Volkan Ateş: Resmi araçlar. Yani yol yapımının, Sultangazi Belediyesi’nin, cami inşaatları vakıflarının getirmiş olduğu hafriyatlar. Ve sahada, maden sahasında madenin üstünü açmak için sahadaki dökü de pazar işlemleri.

Avukat Abdullah Kaya: Yani kamu kurum ve kuruluşlarından ve vakıflardan herhangi bir ücret alınmıyor mu?

Volkan Ateş: Hayır.

HAKAN KARANİS SORUYOR

Hakan Karanis: Volkan Bey, bir tanık beyanıyla ilgili bir soru sormak istiyorum. Sarp Yalçınkaya kişisi, Murat Gülibrahimoğlu, bu döküm işinden kaynaklı rüşvet paralarını ödeyebilmek için elindeki çekleri bana veriyor, ben de bu çekleri vadesinde hesaplayarak nakit çıkış yapıyorum. Ancak sizin beyanınızda bu dökümlerin hesaba nakit olarak çalışıldığı anlaşılıyor. Bu çekler neyle alakalı olabilir?

Volkan Ateş: Biz dökümden çek almıyorduk, sadece taş kantarlarından çek alıyorduk.

FATİH KELEŞ MÜDAFİ AVUKAT BARAN KAYA, VOLKAN ATEŞ’E SORUYOR

Avukat Baran Kaya: Fatih Keleş müdafii Avukat Baran Kaya. Geçmiş olsun. Ben öncelikle şeyi sormak isterim. Şimdi bu kamyonlar malzemeyi getirdiklerinde aslında vergi denetim raporunu ve mali raporlarda şunu gördüm: Kuzey İstanbul Modern'in hesaplarında geri dönüşüm satış bedeli diye bir ibare gördüm. Sonra yaptığım açık kaynak araştırmada geri dönüşüm faaliyeti de yürüttüğünü gördüm Kuzey İstanbul Modern firmasının. Gelen malzeme direkt dökülür müydü yoksa geri dönüşüm yapılır mıydı?

Volkan Ateş: Sahaya kantardan girdikten sonra saha ekibi vardı. Onlar malzemelerin ayrımını yapardı.

Avukat Baran Kaya: Yani hepsi dökülmez miydi?

Volkan Ateş: Yani nelere dökdükleri, nerelere döndüklerini bilmiyorum.

Avukat Baran Kaya: Tamamdır. Bir de şeyi soracaktım. Müvekkilin oğlu Mustafa Keleş Cebeci'de çalışıyor muydu, hiç gördünüz mü?

Volkan Ateş: Hayır.

Avukat Baran Kaya: Peki kamyon alımı, yakıt alımı gibi satın almalara bakar mıydın?

Volkan Ateş: Bunlara Makine İkmal Müdürlüğü bakardı. Yani Mustafa Keleş.

Avukat Baran Kaya: Teşekkür ediyorum.

YENER TORUNLER MÜDAFİ AVUKAT ESMA SARRADOĞLU, VOLKAN ATEŞ’E SORUYOR

Avukat Esma Sarradoğlu: Volkan Bey, şunu sormak istiyorum: Samet İncik, İsmet Kural ve Emre Göksal'ı tanıyor musunuz?

Volkan Ateş: Hayır.

FATİH KELEŞ MÜDAFİ NERGİS İNCE SORUYOR

Nergis İnce: Volkan Bey, ifade verdiğiniz gün bazı veriler sunmuşsunuz eklerde. Bunlardan bir tanesi kantar girişinde güvenlik kamerası olduğunu söylemişsiniz. Oradan fotoğraflar, çıkışında fotoğraflar ve bir liste, döküm yapan firmaların listesini sunmuşsunuz. Ben bu listeyi incelediğimde aralarında Sultangazi Belediyesi gibi, Eyüpsultan Belediyesi gibi bunların fen işleri müdürlükleri gibi çeşitli kamu kurumlarının da olduğunu gördüm. Kamu kurumları buraya gelip kamyonlarıyla içeride döküm yapar mıydı? Bunlardan fiş kesilir miydi, bedel alınır mıydı? Bu süreç nasıl işliyor bize bilgi verebilir misiniz?

Volkan Ateş: Bunlar geri dönüşüm bedelsiz mal kabulü yapılır. Sadece resmi plakalı araçlara giriş izni verilir.

İlgili Haberler
YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN