Hava durumu tahminleri ve iklim analizleri üzerine çalışan otoriteler, son dakika gelişmesi olarak 2025 yılına dair çarpıcı sonuçları kamuoyuyla paylaştı.
Küresel yüzey sıcaklığı verilerini mercek altına alan meteoroloji raporu, gezegenin ısınma hızının endişe verici seviyelerde seyrettiğini ortaya koydu.
Bilim dünyasının dikkatle takip ettiği bu veriler, atmosferdeki dengelerin ne denli hassas bir noktada olduğunu kanıtladı.
SANAYİ ÖNCESİ DÖNEME GÖRE KORKUTAN ARTIŞ
Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından sağlanan detaylı verilere göre, geride bıraktığımız yıl dünya genelindeki ortalama yüzey sıcaklığı 14,97 derece olarak ölçüldü.
Bu kritik değer, sanayi öncesi dönem ortalamasının tam 1,47 derece üzerinde gerçekleşti.
Elde edilen bu sonuçla birlikte 2025 yılı, küresel kara yüzeyi sıcaklıkları baz alındığında, kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana yaşanan en sıcak üçüncü yıl unvanını aldı.
Klimaya sığınan insanlığın acı sonu! Serinlemek isterken dünyayı ısıtıyoruz
ZİRVEDEKİ YILLAR VE SICAKLIK FARKLARI
Sıcaklık grafiklerindeki zirve noktası incelendiğinde, 2024 yılı sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,6 derecelik rekor artışla kayıtlardaki en sıcak yıl olma özelliğini korudu.
Listenin ikinci sırasında yer alan 2023 yılında ise sıcaklık artışı, sanayi öncesi dönemin 1,48 derece üzerinde gerçekleşmişti.
PARİS ANLAŞMASI HEDEFİNDE KRİTİK EŞİK
Copernicus uzmanlarının yaptığı hassas hesaplamalar, mevcut uzun vadeli küresel ısınma seviyesinin sanayi öncesi dönem ortalamasının yaklaşık 1,4 derece üzerine yerleştiğini gösterdi.
Mevcut ısınma hızı bu ivmeyle devam ettiği takdirde, Paris Anlaşması kapsamında belirlenen 'küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma' hedefinin 2030 yılına kadar aşılma riski bulunuyor.
Daha da karamsar olan senaryoya göre, bu kritik eşiğin aşılması beklenenden 10 yıl daha erken gerçekleşebilir.
Felaket kapıda: Su yönetiminde sınıfta kaldık!
SON 11 YILDA ISI REKORLARI SERİYE BAĞLANDI
Gezegenin ısınma trendi geriye dönük incelendiğinde, dünyanın en sıcak yıllarının tamamının son 11 yıl içerisinde yaşandığı görüldü.
Özellikle 2023 ile 2025 yılları arasındaki dönem, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi ortalamaya göre 1,5 dereceyi aştığı ilk 3 yıllık periyot olarak kayıtlara geçti.
OKYANUSLAR VE KUTUPLARDA ALARM ZİLLERİ
Sadece kara parçalarında değil, denizlerde ve kutup bölgelerinde de durum ciddiyetini koruyor.
Dünyada 2025 yılı, genel hava sıcaklıkları açısından en sıcak ikinci yıl olurken, deniz yüzeyi sıcaklığı bakımından 20,73 derece ile en sıcak üçüncü yıl olarak kaydedildi.
Kutuplarda ise Antarktika, tarihindeki en sıcak yılı yaşarken, Kuzey Kutbu en sıcak ikinci yılını geride bıraktı.
Yağmur suyunu toplamayan, ruhsat alamayacak!
AŞIRI HAVA OLAYLARI VE DOĞAL AFETLER
Küresel ısınmanın somut ve yıkıcı etkileri 2025 yılı boyunca dünyanın dört bir yanında hissedildi.
Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika kıtalarında şiddetli fırtınalar hayatı felç ederken; İspanya, Kanada ve Güney Kaliforniya gibi bölgeler büyük orman yangınlarıyla mücadele etti.
Aşırı sıcak hava dalgaları birçok bölgede olağanüstü koşulların yaşanmasına neden oldu.
FARKLI KURULUŞLAR AYNI TEHLİKEYİ DOĞRULADI
Kaliforniya merkezli saygın araştırma kuruluşu Berkeley Earth tarafından eş zamanlı olarak yayımlanan analizler de Copernicus verilerini teyit etti.
1850 yılından bu yana tutulan kayıtları inceleyen kuruluş, 2025'in en sıcak üçüncü yıl olduğunu tespit etti.
Bu verilere göre sıralama değişmedi; 2024 en sıcak yıl, 2023 ise en sıcak ikinci yıl olarak tescillendi.
Doğa intikamını çok acı alacak! 2026 yılı sıcaklık rekorlarına aday
BİLİM İNSANLARINDAN ACİL EYLEM ÇAĞRISI
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) Genel Direktörü Florian Pappenberger, mevcut durumu değerlendirdiği açıklamasında, dünyanın en sıcak 10 yıllık döneminden geçtiğini vurgulayarak, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel kanıtların yol gösterici olması gerektiğini belirtti.
KAÇINILMAZ SON VE YÖNETİM STRATEJİSİ
C3S Direktörü Carlo Buontempo ise son 11 yılın rekor sıcaklıklarla geçmesinin iklim değişikliğinin inkar edilemez bir kanıtı olduğunu ifade etti.
Carlo Buontempo, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Dünya, Paris Anlaşması ile belirlenen uzun vadeli sıcaklık sınırına hızla yaklaşıyor.
Bu sınırı aşmamız kaçınılmaz ve şu anda yapabileceğimiz tek şey, kaçınılmaz olan bu aşımı ve bunun toplumlar ve doğal sistemler üzerindeki etkilerini en iyi şekilde yönetmek."
2040'ta su kıtlığı çeken ülke olacağız! Mevcut su politikaları kuraklığı önleyemez
