Mahmut Arıkan’dan fon krizi çıkışı: Ne yapıldıysa devlet mührüyle yapıldı

Mahmut Arıkan’dan fon krizi çıkışı: Ne yapıldıysa devlet mührüyle yapıldı

Saadet Partisi lideri Arıkan, fon krizinde denetim ve siyasi sorumluluk tartışması başlattı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te piyasadaki manipülasyonlara dikkat çektiğini hatırlatan Arıkan, tasfiye gündemine gelen fonların büyüklüğünün bu süreçte 297 milyar liradan 822 milyar liraya çıktığını belirterek, “11 aylık ihmalin bedeli 525 milyar lira” dedi. Arıkan, fonların arkasındaki gerçek faydalanıcıların ve paranın izlediği yolun açıklanmasını istedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Halk TV’de Deniz Bayramoğlu’nun sorularını yanıtlayarak sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini ve ekonomi yönetimini değerlendirdi.

Arıkan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te sermaye piyasalarında manipülasyonla mücadeleyi sertleştireceklerini açıkladığını hatırlattı. Şimşek o tarihte bazı fonların manipülatif işlemlerine karşı cezaların artırılması ve düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesi gerektiğini söylemişti.

“11 AYLIK İHMALİN BEDELİ 525 MİLYAR TL”

Arıkan, 4 Kasım 2025’te müdahale edilmesi halinde bugün tasfiye gündemindeki fonların toplam büyüklüğünün 297 milyar lira seviyesinde olduğunu, eylül ayında ise bu rakamın 822 milyar liraya çıktığını söyledi.

Aradaki 525 milyar liralık farkı “kayıp” olarak nitelendiren Arıkan şöyle konuştu:

“4 Kasım’da Sayın Şimşek’in işaret ettiği tarihte bu müdahale yapılmış olsaydı fonun büyüklüğü 297 milyardı. 11 aylık ihmalden, 11 aylık görmemezlikten dolayı bugün 822 milyara çıktı.”

Arıkan, bu tablodan yalnızca şirket yöneticilerinin değil, denetim sorumluluğu bulunan kurumların da hesap vermesi gerektiğini savundu.

SPK, 17 Eylül’de piyasalardaki likidite sorunu üzerine yedi portföy yönetim şirketine ait fonlar için tasfiye sürecini başlatmıştı. Reuters, kararın yaklaşık 891 milyar liralık fon varlığını ve 353 bin civarında yatırımcıyı etkilediğini bildirmişti.

“PARANIN YOL HARİTASI ORTAYA ÇIKARILMALI”

Arıkan, soruşturmanın yalnızca gözaltına alınan isimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Fonların gerisindeki gerçek faydalanıcıların, en fazla yatırım yapılan şirketlerin sahiplerinin ve para hareketlerinin açıklanmasını isteyen Arıkan şu ifadeleri kullandı:

“Bugün gözaltına alınanların listesinin bir önemi yok. Para nereye gitti? Paranın haritasının, paranın yol haritasının ortaya çıkartılması gerekiyor.”

“NE YAPILDIYSA HEPSİ DEVLET MÜHRÜYLE YAPILDI”

Arıkan, yaşanan mağduriyetlerden küçük yatırımcıların sorumlu tutulmasına da karşı çıktı.

Bazı fon ve şirketlerin kısa sürede ulaştığı piyasa değerlerine dikkat çeken Arıkan, denetim mekanizmalarının bu yükselişleri neden zamanında sorgulamadığının açıklanması gerektiğini söyledi.

Arıkan şöyle konuştu:

“Kimse demesin ki vatandaş kandı. Vatandaş devletin açtığı kapıdan içeriye girdi, vatandaş bir şey yapmadı. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı. Devlet mührü olmadan hiçbir işlem yapılmadı orada.”

ŞİMŞEK’İN SAVAŞ VURGUSUNA KARŞI ÇIKTI

Arıkan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in İran savaşının enerji fiyatları, enflasyon ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalarını da eleştirdi.

Şimşek daha önce İran savaşını büyük bir dış şok olarak nitelendirmiş; enerji ve hammadde arzındaki bozulmanın Türkiye’de enflasyon, dış denge ve finansman koşulları üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söylemişti.

Arıkan ise döviz kurundaki yükselişin önemli bölümünün savaş öncesinde gerçekleştiğini savundu. Şimşek’in göreve geldiği Haziran 2023’ten İran savaşına kadar kur artışını yüzde 104,7, savaş sonrasındaki artışı ise yüzde 12,2 olarak hesapladığını belirten Arıkan, şu ifadeleri kullandı:

“Sorun savaşta değil, sorun sizin ekonomi yönetiminizde.”

Arıkan, Şimşek’in göreve başladığı dönemde yaklaşık 21 lira olan dolar kurunun savaş öncesinde 43,90 liraya kadar çıktığını belirterek, ekonomi politikalarının sonuçlarının dış gelişmelere bağlanamayacağını savundu.

11 AYLIK İHMALİN BEDELİ: 525 MİLYAR TL KAYIP

Bakan Şimşek'in olayı 4 Kasım 2025 tarihinde bir manipülasyon olarak ifade ettiğini hatırlatan Arıkan, bu açıklamadan tam 11 ay sonra, 17 Eylül 2026'da müdahale edildiğine dikkat çekti. Arıkan ihmalin boyutunu şu sözlerle anlattı: “4 Kasım’da Sayın Şimşek’in işaret ettiği tarihte bu müdahale yapılmış olsaydı fonun büyüklüğü 297 milyardı. 11 aylık ihmalden, 11 aylık görmemezlikten dolayı bugün 822 milyara çıktı.” Arada devasa bir kaynak israfı olduğunu vurgulayan Arıkan, “525 milyar liralık bir kayıp var. Bunun hesabını kim ödeyecek? Denetleyenlerin de bu işin içerisinde olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız.” dedi. Kurumlardaki görev değişikliği savunmalarına da tepki gösteren Arıkan, “Efendim başkan değişti, başkandan sonra biz bu denetlemeyi yaptık. Şimdiki başkan, Sayın Şimşek’in açıklama yaptığı dönemde de başkan yardımcısı. Yani kime ne anlatıyorsunuz siz? Orada topu taca atmaktan başka bir şey olmadığını ifade ediyorum.” diyerek iktidara yüklendi.

“PARANIN YOL HARİTASI VE GERÇEK SAHİPLERİ AÇIKLANMALI”

Operasyonun zamanlamasını eleştiren Saadet Partisi Lideri, “11 ay yani vurgunun gerçekleşmesinden 11 ay sonra operasyonu yapanlar sosyal medyada bu işin algısını yapanların hesapları toparlayabilmek için 246 tane sosyal medya hesabını toparlayabilmek için 24 saatin yettiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Tasfiye edilen şirketlerin devasa kârlar elde ettiğini belirten Arıkan, şeffaflık çağrısı yaparak şunları söyledi: “Bizim taleplerimiz var. Fonların yöneticilerinin kimler olduğunun açıklanması gerekiyor. Burada sadece görüntüdeki isimden kastetmiyorum. Geri planda bunların kim olduğunun ortaya çıkartılması gerekiyor. Hakeza fonların en fazla yatırım yaptığı şirketlerin gerçek faydalananları kimler? Bugün gözaltına alınanların listesinin bir önemi yok. Para nereye gitti? Paranın haritasının, paranın yol haritasının ortaya çıkartması gerekiyor.” Satılan hisselerin ve yurt dışına giden paraların peşine düşülmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Bir üniversite öğrencisi 3-5 bin lira parasıyla orada mağdur edilirken milyar TL’lik paralarla en yüksek şeyden kim çıktı orada?” sorusunu yöneltti.

“NE YAPILIDIYSA HEPSİ DEVLET MÜHRÜYLE YAPILDI”

Yaşananların uluslararası finans piyasalarında "Ponzi operasyonu" olarak adlandırıldığını aktaran Arıkan, Türkiye'de devlet kurumlarının buna seyirci kaldığını söyledi. Şirketlerin kağıt üzerindeki durumuyla gerçek büyüklükleri arasındaki uçuruma dikkat çeken Arıkan, “Çok basit bir soru; 250 çalışanı olan bir firmadan bahsediyoruz. Fon büyüklüğü 17,5 milyar TL’ye ulaşmış. Türkiye’de en fazla istihdam sağlayan firmanın fon büyüklüğü 11,5 milyar TL. Kağıt üzerindeki kapanan firmanın büyüklüğün 17,5 milyar TL." diyerek durumu eleştirdi. Yaşanan mağduriyetlerde vatandaşın suçlanmasına kesin bir dille karşı çıkan Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kimse demesin ki efendim vatandaş kandı. Vatandaş devletin açtığı kapıdan içeriye girdi, vatandaş bir şey yapmadı. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı. Devlet mührü olmadan hiçbir işlem yapılmadı orada.”

“SORUN SAVAŞTA DEĞİL, SORUN SİZİN EKONOMİ YÖNETİMİNİZDE”

AK Parti'nin uyguladığı ekonomi politikalarını ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in tutumunu detaylı rakamlarla masaya yatıran Mahmut Arıkan, iktidarın faturayı bölgesel çatışmalara kesmesine sert tepki gösterdi. İktidara “Ak Parti’nin ekonomi politikası mı? Savaş mı?” sorusunu yönelten Arıkan, dövizdeki asıl patlamanın savaş öncesine dayandığını şu sözlerle özetledi:

"Rakamlarla bunu ifade edecek olursak, Sayın Şimşek göreve geldiği dönemde döviz kurundaki artış 4 Haziran 2023’ten savaş çıkana kadar, İran savaşı çıkana kadar dövizdeki artış %104,7 olmuş. Hani Sayın Şimşek diyor ya savaştan sonra her şey değişti. Savaştan sonra artış sadece %12,2 olmuş.”

Döviz kurunun Şimşek döneminde 21 liradan 43,90 liraya fırladığını belirten Arıkan, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Yani sorun savaşta değil, sorun sizin ekonomi yönetiminizde. Yani 21 liradan savaşa kadar 43.90’a çıkıyor. Burada %104 %105’lik diyelim hatta yuvarlayıp bir artış.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN