Murat Ülker’den Altay tankının bilinmeyen hikâyesini yazan Prof. Dr. Yalçıntaş'a övgü: Bir vatan vazifesi
Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayımladığı yazıda Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” kitabını değerlendirdi. Yalçıntaş’ın BMC’de üstlendiği görevi “vatan vazifesi” olarak nitelendiren Ülker, kitabın Altay tankı projesinin perde arkasındaki engelleri ve projede çalışanların fedakârlıklarını kayıt altına aldığını belirtti.
İş insanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde “Bir Vatan Vazifesi” başlığıyla yayımladığı yazısında, Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’ın “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” adlı kitabını okurlarına önerdi.
Ülker, kitapta Altay Ana Muharebe Tankı’nın üretim sürecinde karşılaşılan sorunların, dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yürütülen çalışmaların ve projede görev alan isimlerin fedakârlıklarının anlatıldığını kaydetti.
BMC’DEKİ GÖREVİ BİR TELEFONLA BAŞLADI
Ülker’in aktardığına göre Yalçıntaş’ın BMC’deki göreve geliş süreci, bir cumartesi akşamı aldığı telefonla başladı.
Ertesi gün görüştüğü yakın bir dostu, BMC’deki hissedar değişikliğini anlatarak CEO görevi için kendisinin düşünüldüğünü söyledi. Akademik çalışmalarına ve öğrenci yetiştirmeye odaklanan Yalçıntaş, başlangıçta teklife sıcak yaklaşmadı.
Ancak görev kendisine “bir vatan vazifesi” olarak anlatılınca teklifi kabul etti. Ülker, Yalçıntaş’ın daha sonra karşılaştığı güçlüklere rağmen geri adım atmayarak ekibiyle birlikte Altay projesinin kritik bir dönemini yönettiğini vurguladı.
2023’TEKİ TESLİM TÖRENİNİN PERDE ARKASI
İki Yeni Altay tankı, 23 Nisan 2023’te düzenlenen törenle testlerin yapılması amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmişti. Seri üretim kapsamında hazırlanan ilk tankların teslimatı ise 2025’te gerçekleştirildi.
Ülker, kamuoyunun gördüğü törenin arkasında uzun yıllara yayılan teknik çalışmalar, tedarik sorunları ve büyük bir ekip emeğinin bulunduğunu belirtti.
Yalçıntaş’ın kitabında BMC’ye katılışından projede karşılaştığı tabloya, Altay’ın üretim aşamasında önüne çıkan engellerden çözüm arayışlarına kadar bütün süreci ayrıntılarıyla anlattığını aktardı.
YURT DIŞINDAN GELMEYEN PARÇALAR PROJEYİ DURDURDU
Yazıya göre Altay’ın prototiplerinde kullanılacak güç grubunun yurt dışından sağlanması planlandı. Ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde motor ve transmisyon gibi kritik parçalar için gerekli ihracat izinleri verilmedi ve proje gecikti.
Bu gelişmenin ardından kritik alt sistemlerin Türkiye’de geliştirilmesi yönünde karar alındı. BMC Power tarafından Altay için geliştirilen BATU güç grubuna ilişkin çalışmaların hızlandırıldığı ve yerli güç grubuyla seri üretime geçilmesinin hedeflendiği daha önce şirket tarafından da açıklanmıştı.
Ülker, Yalçıntaş’ın projeyi yalnızca bir motor meselesi olarak görmediğine dikkat çekti. Kitapta asıl dönüşümün, Türkiye’nin hazır savunma donanımı satın alan bir ülkeden kendi ordusunun ihtiyaçlarına göre sistem tasarlayabilen bir ülkeye dönüşmesi olduğu görüşü öne çıkarıldı.
“PROJEDE ÇALIŞANLARA HAKSIZLIK YAPILDI”
Ülker’in yazısında, Altay tankı hakkında kamuoyunda yıllar boyunca eksik veya hatalı bilgilerin dolaşıma girdiği değerlendirmesine de yer verildi.
Yalçıntaş’ın kitabı yazmasındaki temel amaçlardan birinin, projeye emek veren ancak kamuoyunda yeterince tanınmayan insanların hakkını teslim etmek olduğu belirtildi.
Yalçıntaş’ın eseri hazırlarken yaklaşık 70 kişiyle görüştüğü, elde ettiği bilgileri farklı kaynaklardan doğrulamadan kitaba almadığı ve anlatılanların yaşanmış olaylara dayandığını vurguladığı aktarıldı.
Yalçıntaş da kitabının yalnızca bir savunma sanayisi projesini değil, Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durma iradesini anlattığını ifade etmişti.

YALÇINTAŞ’TAN “BAŞARI” TANIMI
Ülker, kitabın yalnızca Altay tankının teknik ve idari sürecinden ibaret olmadığını, Yalçıntaş’ın kendi hayatından kesitlere ve kişisel değerlendirmelerine de yer verdiğini belirtti.
Yalçıntaş’ın başarıyı, kişinin sahip olduğu servet veya güçten çok öldükten sonra çevresinde bıraktığı iz üzerinden tanımladığını aktaran Ülker, şu değerlendirmeyi öne çıkardı:
“Bir insanın gerçek başarısı, öldükten sonra arkasından söylenenlerle ölçülür.”
Ülker, insanların hayatına dokunan ve geride güzel bir iz bırakan kişinin başarılı bir ömür sürdüğü düşüncesinin kitabın dikkat çekici mesajlarından biri olduğunu kaydetti.
“SAVUNMA SANAYİSİNE İLGİ DUYAN HERKES OKUMALI”
Altay’ı Türkiye açısından bir “beka projesi” olarak nitelendiren Murat Ülker, projenin kritik aşamalarında görev almış bir yöneticinin tanıklıklarını okumanın önemli olduğunu ifade etti.
Ülker, savunma sanayisine ve Türkiye’nin yakın tarihine ilgi duyanların kitaptan faydalanabileceğini belirterek yazısını Yalçıntaş’a ve projede görev alan ekibe teşekkürle tamamladı.
YALÇINTAŞ GÖREVİNE OYAK GENEL MÜDÜRÜ OLARAK DEVAM EDİYOR
Turkuvaz Kitap etiketiyle yayımlanan eser, kısa sürede ilk baskısını tüketerek ikinci baskıya ulaştı. Hâlen OYAK Genel Müdürlüğü görevini yürüten Yalçıntaş, 2021-2024 yılları arasında BMC’de CEO ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştı.
