Çocukların ana kucağından örgün eğitim ortamına geçtiği ilköğretim 1. sınıf dönemi, hem ebeveynler hem de minikler için kritik bir sınav niteliği taşıyor. Denizli Tekden Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Gökhan Bahtiyar; okula başlama evresinde görülen ayrılma anksiyetesi, sosyal çevreye adaptasyon zorlukları ve klinik başvurularda öne çıkan rahatsızlıklar hakkında ailelere rehberlik edecek önemli bilgiler verdi.

"AĞLAMA VE ÖFKE KRİZLERİ OKUL REDDİNE DÖNÜŞEBİLİR"
İlk defa okula başlayan çocuklarda aileden bağımsızlaşma sürecinin sancılı geçebileceğini belirten Uzm. Dr. Gökhan Bahtiyar, belirtiler ve izlenmesi gereken adımlar hakkında şunları kaydetti:
"İlköğretime başlarken çocuklarda aileden ayrımlaşma sürecinde sıklıkla 'ayrılma anksiyetesi' tablosuyla karşılaşıyoruz. Okula gitmekte isteksizlik, zorluk çıkarma, ağlama nöbetleri, diretme veya öfke krizleri bu tablonun temel göstergeleridir. Bu tür durumlar çoğunlukla okul, öğretmen ve ailenin destekleyici iş birliğiyle kolaylıkla çözüme kavuşturulabilir. Ancak bazı vakalarda sorun derinleşerek doğrudan 'okul reddi'ne kadar varabiliyor. Bunun önüne geçmek adına sürecin en başından itibaren çocuğun duygusal ve gelişimsel tepkilerini çok yakından takip etmek gerekiyor."
ADAPTASYON SORUNUNDA ÖĞRETMEN-AİLE İŞ BİRLİĞİ ŞART
İlk haftaların ardından derslere, kurallara ve sosyal ortama uyum güçlüklerinin baş gösterebileceğini ifade eden Dr. Bahtiyar, "Okula, ders düzenine ve yeni arkadaş çevresine adaptasyonda aksaklıklar yaşanabilir. Burada öğretmenlerimizin sınıf içi gözlemleri ve geri bildirimleri belirleyicidir. Aile ve öğretmenin koordineli adımlarıyla aşılamayan dirençli durumlarda mutlaka bir çocuk psikiyatrisi uzmanına veya klinik psikoloğa başvurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
1. SINIFTA EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE TANI YÖNTEMLERİ
Klinik başvurularda özellikle öğrenme ve odaklanma süreçlerine dair sorunların ağırlık kazandığını vurgulayan Uzm. Dr. Gökhan Bahtiyar, uygulanan tanı ve tedavi protokollerini şu sözlerle aktardı:
En yaygın başvuru nedenleri: 1. sınıf sürecinde en sık Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), disleksi (özgül öğrenme güçlüğü) ve sosyal kaygı bozukluğu tablolarıyla karşılaşılıyor.
Kapsamlı testler ve ölçekler: Tanı sürecinde çocukların dikkat profillerini ve bilişsel kapasitelerini ölçmek amacıyla MOXO dikkat testi, WISC-4 zeka testi ve ilişkili klinik değerlendirme ölçekleri devreye alınıyor.
Kişiye özel tedavi planı: Aile görüşmeleri, çocukla yapılan bireysel seanslar ve okuldan alınan akademik-sosyal geri bildirimler bir araya getirilerek çocuğun ihtiyacına göre hem ilaçlı hem de ilaç dışı psikososyal tedavi protokolleri planlanıyor.
