Şantiyelerde kabaran maliyet baskısı ve duran projeler nedeniyle konut inşaat şirketlerine yönelik tüketici şikayetleri son bir yılda yüzde 130 artış kaydetti.
Gayrimenkul pazarında teslim tarihlerinin ötelenmesi ve duran şantiyeler, ev sahibi olma hayali kuran vatandaşlar adına risk tablosunu ağırlaştırıyor.
Tüketicilerin yasal mercilere ve şikayet platformlarına taşıdığı mağduriyetlerin odak noktasında şu temel sorunlar yer alıyor:
— Zamanında teslimi yapılmayan daireler
— Aylarca geciken tapu tescil devirleri
— Eksik veya ayıplı şekilde bırakılan imalat işçilikleri
— İmzalanan sözleşmelerde yer almayan keyfi ek ödeme talepleri
Söz konusu aksaklıklar, konut projelerinde mülkiyet edinme sürecini doğrudan sekteye uğratıyor.
MALİYET ARTIŞI VE İŞÇİLİK GİDERLERİ ŞANTİYELERİ KİLİTLEDİ
İnşaat maliyet endeksinde yıllık bazdaki artış yaklaşık yüzde 30 seviyesine dayandı.
İşçilik giderlerindeki senelik artış yüzde 31,20 oranına ulaşarak malzeme masraflarını geride bıraktı.
İşçilik tarafındaki bu sıçrama, müteahhitlerin nakit akışını bozarak proje bütçelerinin yönetimini derinden sarstı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan inşaat sektörü güven endeksi 83,3 seviyesinde kalarak 100 eşik değerinin oldukça altında seyretti.
Eşik değerin altında kalan bu tablo, gayrimenkul piyasasındaki paydaşların temkinli bekleyişini sürdürdüğünü netleştirdi.
30 KONUT ÜZERİ PROJELERDE YASAL TEMİNAT ZORUNLU TUTULUYOR
Yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca 30 konut ve üzerindeki projelerde geliştiricilerin yasal teminat sağlaması zorunlu tutuluyor.
Müteahhitlerin söz konusu büyüklükteki projeleri başlatabilmesi için mevzuatta tanımlanan dört teminat modelinden en az birini tüketiciye sunması gerekiyor:
— Bina tamamlama sigortası
— Banka teminat mektubu
— Hak ediş güvence sistemi
— Bağlı kredi teminat mekanizması
Buna karşın 30 konutun altında kalan küçük ölçekli projelerde bu tür yasal teminatların aranmaması, alıcı tarafındaki riskleri ciddi biçimde katlıyor.
Güvenceden yoksun kalan küçük ölçekli şantiyeler, olası bir krizde vatandaşın doğrudan mağdur olmasına yol açıyor.
Fiberglas ile amfi tiyatro inşa edip 20 yıl boyunca ziyaretçilere 'antik' diye yutturdu
ÖN ÖDEMELİ KONUTLARDA 48 AYLIK YASAL TESLİM SINIRI
Ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde yasanın tanıdığı azami teslim süresi imza tarihinden itibaren 48 ayla sınırlandırıldı.
Mevzuat açısından sadece anahtarın fiziki olarak alıcıya uzatılması hukuki bir teslim niteliği taşımıyor.
Teslimin hukuken geçerlilik kazanması için tapu tescil işlemlerinin eksiksiz tamamlanması ve bağımsız bölümün oturuma fiilen hazır hale getirilmesi şart koşuluyor.
Bu iki temel şart yerine getirilmediği sürece inşaat şirketinin teslim yükümlülüğünü tamamladığı kabul edilmiyor.
NOTER KANALIYLA SÖZLEŞMEDEN DÖNME VE TAZMİNAT ALMA HAKKI
Taahhüt edilen süre zarfında edimini yerine getirmeyen inşaat şirketlerine karşı tüketicilerin noter aracılığıyla sözleşmeden dönme hakkı bulunuyor.
Vatandaşlar, noter üzerinden gönderecekleri fesih ihtarnamesiyle hem yatırdıkları bedelin iadesini hem de yasal tazminat haklarını talep edebiliyor.
Gayrimenkul uzmanları, ev sahibi olma veya yatırım yapma aşamasındaki bireylerin yalnızca lokasyona ve geliştiricinin vadettiklerine aldanmaması gerektiğinin altını çiziyor.
Risklerden korunmak adına geliştirici şirketin geçmişte tamamladığı projeler, teslim performansı ve bilanço sağlamlığı belirleyici rol oynuyor.
Mühendisler şokta: İnşaat ustalarının kazandığı parayı duyan kulaklarına inanamıyor

