Uzmanlar, kuru incirin besin değeri açısından diğer kuru meyvelere göre daha dengeli bir profile sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle lif, kalsiyum ve doğal mineral içeriği sayesinde sindirim sistemini desteklediği ve uzun süre tokluk hissi sağladığı ifade ediliyor.
YÜKSEK KALSİYUM İÇERİYOR
Kuru incirin en dikkat çeken özelliklerinden biri, yüksek kalsiyum oranı. Bu özelliğiyle kemik sağlığını destekliyor ve süt ürünlerini az tüketenler için iyi bir alternatif oluşturuyor. Aynı zamanda lif bakımından zengin olması, bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı oluyor.

ŞEKERİ OLANLARI İLGİLENDİRİYOR
Bir diğer önemli avantajı ise glisemik indeksinin düşük olması. Bu sayede kan şekerinde ani yükselmelere yol açmadan enerji sağlıyor. Bu özellik, özellikle şeker dengesine dikkat eden kişiler için kuru inciri daha güvenli bir seçenek haline getiriyor.
DOĞAL BESLENMENİN İLK TERCİHİ
Uzmanlar ayrıca kuru incirin genellikle katkı maddesi kullanılmadan, doğal yöntemlerle kurutulduğunu belirtiyor. Buna karşılık, kuru kayısının çoğu zaman rengini koruması için kükürt ile işlendiği hatırlatılıyor. Bu durum, doğal beslenmeye önem verenler açısından kuru inciri bir adım öne çıkarıyor.
EN SAĞLIKLISI SEÇİLDİ
Elbette kuru kayısı ve kuru üzüm tamamen sağlıksız değil. Kuru kayısı A vitamini açısından zengin bir kaynakken, kuru üzüm enerji verici yapısı ve mineral içeriğiyle biliniyor. Ancak genel besin dengesi ve sindirim üzerindeki olumlu etkiler göz önüne alındığında, kuru incirin daha avantajlı olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, kuru incirin sağlıklı olmasına rağmen yüksek kalori içerdiğini de hatırlatıyor. Bu nedenle porsiyon kontrolü büyük önem taşıyor. Günlük olarak 3–4 adet kuru incirin, yoğurt, yulaf ya da salatalarla birlikte tüketilmesi ideal bir ara öğün olarak öneriliyor.
