Netanyahu'dan seçim şovu

Netanyahu'dan seçim şovu

Orta Doğu'yu istikrarsızlaştırmak için çabalayan Netanyahu, İsrail’deki seçimler öncesinde provokasyonun dozunu artırdı. Suriye'de Türk askerinin konuşlanacağını iddia ettiği Halep'teki Ebu Zuhur Üssü'nü bombaladı. ABD'den gelen 'Haber verilmedi, Ankara karşılık verebilirdi' açıklaması ise kamuoyu desteğini kaybeden Gazze Canisi'nin tehlikeli kumarını ortaya koydu.

Gazze'de yaptığı soykırımın ardından İran'a, Lübnan'a saldıran ve Batı Şeria'yı ilhak etme girişiminde bulunan İsrail Başbakanı Netanyahu, ülkesinde ekim ayında yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu desteğini geri kazanma uğruna daha tehlikeli bir kumara soyundu. Türkiye sınırına 70 kilometre uzaklıktaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı sekiz kez savaş uçaklarıyla bombaladı. Ardından İsrail Başbakanlık Ofisi'nden üssün Türk askerinin konuşlanacağı için vurulduğu açıklaması yapıldı. Açıklamada 'Türk askerinin Suriye’de konuşlanması İsrail için tehdit' ifadeleri de yer aldı.

ABD BİLİYORDU, ANKARA’YA HABER VERİLMEDİ

Provokatif saldırı ABD Büyükelçisi Barrack'ın 'Türkiye, Suriye ve İsrail arasında üçlü saldırmazlık mekanizması kuracağız' çıkışından sonra gelmesi dikkat çekti. Saldırıya dair açıklama yapan Barrack'ın 'İsrail bizi uyardı ama Ankara’yı uyarmadı, Türk ordusu askeri yollarla karşılık verebilirdi. Türkiye soğukkanlı davrandı durum fazla kötüleşmedi' şeklindeki sözleri ise durumun ciddiyetini gösterdi. Arap ülkeleri saldırıyı kınadı. 'Asker konuşlanacak' iddiasını yalanlayan Ankara ise uluslararası toplumu İsrail'e karşı tavır almaya çağırdı.

2008krt01a-tum.jpg

NETANYAHU’DAN SINIRDA SEÇİM PROVOKASYONU

Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren Netanyahu, yaklaşan seçimler öncesi yeni bir provokasyona imza attı. İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye sınırına 70 kilometre uzaklıktaki terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı bombaladı. Gerekçe olarak “Türk askerinin konuşlanması” gösterildi.

Yıllardır Gazze’de dünyanın gözü önünde soykırıma imza atan, Filistin devletinin kurulmaması için Batı Şeria’yı ilhak etmeye çalışan, İran ve Lübnan’a saldıran İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, istediğine ulaşamadı. Ekim ayında yapılacak seçimler öncesi kaybettiği kamuoyu desteğini geri kazanma uğruna şimdi de Türkiye’yi karşısına almaya kalktı. İsrail ordusuna ait savaş uçakları, önceki gün sabaha karşı Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan, terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na saldırı düzenledi. Saldırıda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Bombardımanda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydedildi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada “Suriye ile güvenlik konusunda mevcut durumun korunması konusunda anlaşmıştık. Ancak Suriye, Halep yakınlarındaki bir hava üssüne Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vererek bu mutabakatı ihlal etmenin eşiğine geldi. İsrail, böyle bir konuşlandırmanın ülkenin güvenliği açısından tehdit oluşturacağı konusunda Şam’ı defalarca uyardı” denildi.

DÜNYAYA ÇAĞRI

Saldırıyı kınayan Dışişleri Bakanlığı “İsrail’in Suriye’ye yönelik her geçen gün yeni bir boyut kazanan saldırganlığına son verilmesini teminen daha kararlı bir tutum sergilenmesi ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu eylemler karşısında hesap verebilirliğin sağlanması için uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırının Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma riski barındırdığını söyledi; Tel Aviv’in ABD’yi haberdar ettiğini, Ankara’yı bilgilendirmediğini aktardı. The Jerusalem Post gazetesine konuşan Barrack “Yaşanan olaylar ciddi ve endişe vericiydi. Ancak, can kaybı yaşanmaması ve durumun tırmanmaması bizi rahatlattı. İsrail-Suriye çatışma önleme biriminin yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda gizli görüşmeler sürüyor. Türkiye, doğrudan veya dolaylı olarak bu sürece davet edilebilir. Türkçe, Arapça, İngilizce ve İbranice dillerini akıcı şekilde konuşan personelin 24 saat görev yaptığı bir işbirliği birimi kurulması, faydalı olacaktır” dedi.

EGEMENLİK İHLALİ

Suriye Dışişleri Bakanlığı ise, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğunu bildirdi. Farklı ülkeler de İsrail’e tepki gösterdi. İşte dikkat çeken kınamalar...

Ürdün: Uluslararası hukuka aykırı. İsrail’in Suriye’nin güvenlik ve istikrarını hedef alan saldırıları son bulmalı.

Katar: Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Sözleşmelerinin açık ihlali. İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini cezasız bir şekilde ihlal etmeyi sürdürmesi, güç kullanarak kendi planlarını dayatma ve uluslararası meşruiyeti küçümseme yaklaşımını ortaya koyuyor.

Suudi Arabistan: En şiddetli ifadelerle kınıyoruz. Dünyaya, İsrail tarafından uluslararası örf ve hukuka yönelik ihlallerini sonlandırması için harekete geçmesi çağrısı yapıyoruz.

Birleşik Arap Emirlikleri: Suriye’nin egemenliğinin ihlal edilmesi, güvenliği ile istikrarının tehdit edilmesini tamamen reddediyoruz.

Mısır: Saldırılar, bölgedeki istikrar çabalarını baltalayabilecek, bölgesel güvenlik ve barışı tehdit edebilecek tehlikeli bir tırmanmaya yol açabilir.

Birleşmiş Milletler: Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve hava sahasının endişe verici bir ihlali.

Arap Birliği: İsrail’in kışkırtıcı ve haksız saldırıları, hiçbir şekilde kabul edilemez. Netanyahu’nun tek derdi, kaosu yaymak ve çatışma alanlarını genişletmek.

Pakistan: Bu tür provokatif eylemler, uluslararası hukukun bariz ihlalidir ve bölge barışı ile istikrarını daha da baltalama potansiyeline sahiptir.

SURİYE İLE MADENCİLİK MUTABAKATI

Türkiye ile Suriye arasında madencilik ve enerji alanlarında mutabakat zaptı imzalandı. Konuyla alakalı paylaşımda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar “Bu anlaşmayla başta fosfat, metalik madenler ile stratejik ve kritik mineraller olmak üzere arama, ruhsat edinimi, işletme ve uç ürün üretimine kadar uzanan kapsamlı bir iş birliği sürecini başlatıyoruz. Aynı zamanda jeolojik araştırmalar, veri paylaşımı ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik ortak faaliyetler de yürüteceğiz. Özellikle fosfat değer zincirinde; ilk aşamada fosfat kayası üretimi ve uzun dönemli ticaret mekanizmalarını kuracak, sonraki aşamada ise fosforik asit ile gübre üretimine yönelik entegre sanayi tesislerini hayata geçireceğiz. Karşılıklı güven ve kazan-kazan ilkesiyle inşa ettiğimiz bu güçlü iş birliği modelinin, Suriye’nin yeniden inşasına ivme kazandıracağına yürekten inanıyoruz” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN