Çukurova’nın bereketli topraklarında erkenci soğan ve patates hasadı tüm hızıyla başlarken, tarım işçiliğinin kanayan yarası çocuk işçiliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen binlerce mevsimlik işçinin adresi olan Adana’da, yasak olmasına rağmen yüzlerce çocuk okul sıralarında olmak yerine sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor.
BEREKETLİ TOPRAKLARDA ERKEN HASAT MESAİSİ
Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim üslerinden biri olan Adana, her yıl binlerce mevsimlik işçiye istihdam kapısı açıyor. Ülke genelinde sofralara ulaşan en erkenci patates ve soğanın yetiştirildiği bu topraklarda, üretim çarklarının dönmesi için yerli işçilerin yanı sıra çok sayıda yabancı uyruklu vatandaş da iş gücüne katılıyor. Ancak bu yoğun üretim temposunun arka planında, çocukların eğitim hakkından mahrum kalmasıyla büyüyen toplumsal bir sorun yatıyor.

BAKANLIKLAR DEVREDE AMA AİLELER YASAK DİNLEMİYOR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk işçiliğinin önüne geçebilmek adına hem merkezi düzeyde hem de yerel kolluk kuvvetleriyle koordineli bir mücadele yürütüyor. Sahada gerçekleştirilen sıkı denetimlere ve caydırıcı yasal mevzuatlara rağmen, kalıcı bir çözüm üretmekte zorlanılıyor. Ekonomik kaygıları ön planda tutan aileler, çocuklarını resmi makamlardan gizleyerek tarlalarda çalıştırmaya ve ev ekonomisine destek olmaya zorluyor.

ÇOCUKLAR EĞİTİMDEN MAHRUM KALIYOR
Özellikle Şanlıurfa, Diyarbakır ve Doğu Anadolu’nun çeşitli kentlerinden göç eden aileler, kışın zorlu şartlarında ve yazın kavurucu sıcağında tarlaların yanı başına kurdukları derme çatma çadırlarda barınıyor. Eğitim öğretim döneminde okullarında olmaları gereken yaştaki bu çocuklar, göçebe yaşam tarzı ve sosyo-ekonomik imkansızlıklar nedeniyle akranları gibi sıralarda oturup ders dinlemek yerine, gün boyu soğan çuvalları arasında yaşam mücadelesi veriyor.
