Türk kültürünün köklü geleneklerinden olan kız isteme merasimlerindeki tuzlu kahve ikramı, geçmişten günümüze geçirdiği anlam değişimiyle dikkat çekiyor. Osmanlı’da “reddetme” yöntemi olarak tercih edilen bu gelenek, şu an damadın sevgisi ve sabrını ölçen bir test haline gelmiş durumda.

REDDETME İŞARETİ OLARAK KULLANILIRKEN SEVGİ TESTİNE DÖNÜŞTÜ
Görücü usulü evliliğin yaygın olduğu Osmanlı’da gelin adayları, tanımadıkları damat adayını beğenmediği ya da evlenmek istemediği zamanlarda kahvenin içerisine tuz ekleyerek bu mesajı iletiyordu. Şu an ise tam aksine, damadın eş adayına olan sevgisi, sadakati ve bağlılığını göstermesi için kahvesinin içerisine tuz atılıyor.
Tuzlu kahve geleneğinin tarihsel sürecini anlatan dördüncü kuşak kahve üreticisi Tayfun Talas, "Türk kahvesi itibarlı bir içeceğimizdir; evlerimizde özel konukları ağırlarken kahve ikram etmek onlara verdiğimiz değeri hissettirir. Osmanlı döneminde isteme merasimlerinde gelin, damat adayını tanımadığı ve evlenmek istemediği durumlarda kahveye tuz atarmış. Evlenmek istiyorsa da normal kahve hazırlarmış. Günümüzde ise bu gelenek damadın sevgisini, sadakatini ve güvenini ölçmek amacıyla sürdürülüyor. Damadın o kahveyi içmesi, sevgisinin ve bağlılığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor” dedi.

“GELENEĞİN ÖZÜNE UYGUN DEVAM ETTİRİLMESİNİ TAVSİYE EDİYORUZ”
Son dönemlerde eğlencenin dozunun kaçırıldığını ve geleneğin yanlış uygulandığını söyleyen Talas, "Geçmişten geleceğe taşınan bu kültür maalesef günümüzde bazen kötüye kullanılabiliyor. Eğlence amaçlı kahvenin içine deterjan gibi zararlı maddeler atılabiliyor ve bunlar insan sağlığına ciddi zararlar verebiliyor. Bu tarz tehlikeli uygulamalardan kaçınılmasını, geçmişten gelen bu anlamlı geleneğin özüne uygun ve normal bir şekilde devam ettirilmesini tavsiye ediyoruz” diye konuştu.
