Rusya ve Kazakistan altın rezervlerini azaltmayı değerlendirirken Çin ve Polonya'nın alımları dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu farklı hamleler, altın fiyatlarında kesin bir düşüşün işareti değil.
Küresel altın piyasasında merkez bankalarının farklı yönlerde attığı adımlar gündemde. Rusya'nın rezervleri yılbaşından bu yana yaklaşık 62 ton azalırken Kazakistan da toplam rezervleri içindeki altının payını düşürmeyi hedefliyor. Çin ve Polonya ise altın biriktirme stratejileriyle öne çıkıyor.
RUSYA'NIN REZERVLERİ 62 TON GERİLEDİ
Rusya'nın altın rezervleri eylül ayında yaklaşık 6,2 ton azalırken yıl başından bu yana toplam düşüş 62 tona yaklaştı. Değerli metaller şirketi Mennica Skarbowa'nın Genel Müdürü Adam Stroniawski, satışları Ukrayna savaşı nedeniyle artan savunma ve bütçe harcamalarıyla ilişkilendirdi.
Hong Kong verilerine göre, ocak-temmuz döneminde bölgeye yaklaşık 100 ton Rus altını gönderildi. Bu miktar, geçen yılın aynı döneminin yaklaşık üç katı oldu. Stroniawski, Rus altınının önemli alıcılarından birinin Çin olabileceğini belirtirken satışların küresel fiyatlar üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını bekliyor.
KAZAKİSTAN ALTININ PAYINI AZALTACAK
Yılın ilk sekiz ayında önemli altın alıcılarından biri olan Kazakistan, rezervleri içindeki altının payını yaklaşık yüzde 78'den yüzde 75'e indirmeyi planlıyor. Bu adımın kâr elde etme veya bütçe ihtiyaçlarını karşılama amacı taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Polonya ise farklı bir politika izliyor. Ülkenin merkez bankası, altın rezervlerini 700 tona çıkarmayı hedefliyor. Uzmanlara göre yüksek altın rezervleri, ülkelerin finansal güvenilirliğini ve para birimlerinin istikrarını destekleyebiliyor.
Altın piyasasında kan kaybı: Yeni günde düşüş eğilimi
ALTIN FİYATLARINDA DÜŞÜŞÜN HABERCİSİ Mİ?
Dünya Altın Konseyi verilerine göre altın, dolar bazında 2024'te yüzde 25,5, 2025'te yüzde 67,4 değer kazandı. Haberde aktarılan verilere göre 2026'nın ilk dokuz ayında ise yüzde 4,4 geriledi.
Stroniawski, Rusya ve Kazakistan'ın satışlarının merkez bankaları genelinde yaygın bir eğilime dönüştüğü görüşünde değil. Uzman, fiyatlardaki geri çekilmelerin uzun vadeli yükseliş eğiliminin sona erdiğini tek başına göstermediğini belirtiyor.
Bireysel yatırımcılar açısından da merkez bankalarının kararları tek başına kesin bir alım veya satım sinyali oluşturmuyor. Altının gelecekteki fiyatı, merkez bankalarının politikalarının yanı sıra küresel ekonomik gelişmeler ve piyasa koşullarından da etkilenecek.

