Vatandaşın pazar filesini ve market sepetini doğrudan ilgilendiren devrim niteliğinde bir ekonomik düzenleme kapıda! Gıda enflasyonunu frenlemek ve üreticinin alın terini korumak amacıyla sil baştan hazırlanan yeni Hal Yasası, sebze-meyve ticaretindeki "aracı (komisyoncu) sultasına" son vermeye hazırlanıyor. Ticaret, Tarım, Hazine ve Çalışma bakanlıklarının ortaklaşa yürüttüğü taslağa göre, zincir marketlerin raflarında artık ithal ürünler yerine yerli üretim meyve ve sebzeler mecburi olarak yer alacak. Üstelik piyasada sıkça fiyat dalgalanması yaşanan muz, sarımsak ve limon gibi ürünlerde ithalata "kota" getirilmesi masada. Peki, üreticiden tüketiciye uzanan bu yeni dijital takip sistemi gıda etiketlerini gerçekten düşürecek mi? İşte Meclis gündemine taşınacak o kritik taslağın tüm ayrıntıları...
Artan sebze ve meyve fiyatları karşısında hem tüketiciyi hem de üreticiyi koruyacak köklü bir tarım-ticaret reformu için düğmeye basıldı. Uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan ve aracıların maliyetleri suni şekilde şişirmesini engellemeyi amaçlayan yeni Hal Yasası taslağı tamamlanma aşamasına geldi. Ticaret, Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının koordineli çalışmasıyla hazırlanan bu kanun teklifi, internet arama motorlarında "Yeni Hal Yasası ne zaman çıkacak?", "Zincir marketlere yerli ürün zorunluluğu nedir?" ve "Sebze meyve fiyatları düşecek mi?" sorularını hızla trendlerin zirvesine taşıdı. Kayıt dışı ekonomiyi bitirmeyi hedefleyen düzenleme, tarladan market rafına kadar olan süreci baştan aşağı yeniden modelliyor.
SADECE 'YASAK' DEĞİL: 'İTHALAT KOTASI DA GELECEK'
Düzenleme, zincir marketleri yerli ürüne yönlendirmek için özel vergisel teşvikler (vergi indirimleri veya muafiyetler) sunmayı planlarken; iç piyasada manipülasyona açık olan muz, sarımsak ve limon gibi stratejik ürünlerde ithalatı sınırlayan "kota" uygulamasını devreye sokuyor. Ayrıca hallerdeki stokların dijital entegrasyonla (e-fatura ve anlık veri akışı) anlık takip edilecek olması, ürünlerin depolarda kasıtlı olarak bekletilip suni fiyat artışı yaratılmasının (stokçuluğun) da önüne geçecek en büyük yasal silah olarak öne çıkıyor.7

MARKET RAFLARINDA YERLİ ÜRÜN SATIŞI BAŞLAYACAK
Hazırlanan yasa taslağının en dikkat çekici maddesi, büyük perakende zincirlerinin tedarik politikalarını doğrudan etkileyecek olan yerli ürün kuralıdır:
Zorunlu Raf Ayrımı: Zincir marketlere, mağaza raflarında yerli üretim sebze ve meyvelere belirli oranlarda yer ayırma yükümlülüğü getirilecek.
İthalata Kota Sınırlaması: Yerli üreticinin ithal ürünler karşısında ezilmemesi için özellikle muz, sarımsak, limon gibi kritik ürünlerde dış alıma miktar sınırlaması (kota) uygulanacak.
Vergisel Teşvikler: Yerli ürün satışı ve tedariki yapan market zincirleri, devlet tarafından sağlanacak çeşitli vergisel avantajlarla desteklenerek bu sisteme entegre edilecek.
ARACI SAYISI DÜŞECEK
Fiyatların tarladan markete gelene kadar katlanmasının (komisyoncu enflasyonunun) önüne geçmek için doğrudan üreticiyi merkeze alan bir model kurgulanıyor:
Doğrudan Satış Ağı: Üreticilerin ürünlerini aracıları devreden çıkararak doğrudan tüketiciye ulaştırması için tarımsal kooperatifler aktif rol üstlenecek.
Sayı İki Katına Çıkacak: Şu an Türkiye genelinde faaliyet gösteren 8 bin 933 tarımsal amaçlı kooperatifin sayısının ve etkinliğinin, yeni teşviklerle kısa vadede iki katına çıkarılması hedefleniyor.
HAL SİSTEMİNDE E-FATURA DEVREYE ALINACAK
Kayıt dışı ticareti ve vergi kaybını önlemek amacıyla toptancı hallerindeki operasyonlar tamamen dijitalleştiriliyor:
Uçtan Uca İzleme: Toptancı hallerine giren ve çıkan tüm ürünlerin işlemleri dijital ortamda anlık olarak izlenecek.
Gıda Güvenliği ve Stok: Hallerde görev yapan idari personelin yetki ve yasal sorumlulukları artırılarak; veri aktarımı, stok takibi ve gıda güvenliği denetimleri doğrudan dijital e-fatura sistemlerine entegre edilecek.
