Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin yatırımcılar üzerindeki etkisine ilişkin yeni bir değerlendirme yaptı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Başak, kamuoyunda ağırlıklı olarak tasfiyeye alınan 131 fondaki yatırımcıların konuşulduğunu ancak krizin doğrudan ve dolaylı etkileri dikkate alındığında zarar gören yatırımcı kitlesinin çok daha geniş olduğunu savundu.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de bazı portföy yönetim şirketlerine ait fonları TEFAS üzerinden alım satıma kapatmış ve 131 fonu tasfiye sürecine almıştı. Kurul daha sonra tasfiye süresini üç aydan altı aya çıkardı.
Ramazan Başak’tan Fatma Betül Sayan Kaya çağrısı: Kazancı, mağdur fonunun ilk kaynağı olsun
“456 BİN YATIRIMCI KONUŞULUYOR AMA MAĞDURİYET BUNUNLA SINIRLI DEĞİL”
Başak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kamunun ağır ihmali sonucu ortaya çıkan mağduriyet giderek büyüyor. Öyle ifade edildiği gibi hiç sınırlı da değil. En üzücü olanı da ülkeye yaşatılan itibar ve güven kaybı.”
Başak, kamuoyunda tasfiye kapsamındaki 131 fonda bulunan yaklaşık 456 bin yatırımcının öne çıktığını ancak ekonomik etkinin bundan daha geniş bir yatırımcı kitlesine yayıldığını belirtti.
BAŞAK MAĞDURİYETİN BEŞ AYRI GRUBA YAYILDIĞINI SAVUNDU
Başak’a göre fon krizinden etkilenen yatırımcılar yalnızca tasfiye kapsamındaki fonlara para yatıranlardan oluşmuyor.
Eski MASAK yöneticisi, etkilenen grupları şöyle sıraladı:
Tasfiyeye alınan 131 fona yatırım yapanlar
Her an satış yapma imkanının kaldırıldığını ve yalnızca belirli tarihlerde fiyat oluşacağını belirttiği yaklaşık 90 fondaki yatırımcılar
Fiyatlarının şaibeli işlemlerle yükseltildiğini savunduğu hisselere yatırım yapanlar
Endeksteki gerileme nedeniyle hisse ve yatırım fonlarında değer kaybı yaşayanlar
Bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapanlar
Uzmanlardan fon açıklamasına dikkat çeken yorum: 'SPK korkulanı ilan etti'
SPK BUGÜN ÖDEME YÖNTEMİNİ DE AÇIKLADI
Başak’ın açıklaması, SPK’nın tasfiye sürecine ilişkin yeni duyurusunun yayımlandığı gün geldi. Kurul, 17 Eylül’de TEFAS’a iletilen ancak fonların işlemlere kapatılması nedeniyle iptal edilen talimatların sahiplerine, “tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında” ödeme yapılacağını bildirdi.
Ayrıca 16 Eylül ve öncesinde verilmesine rağmen ilgili fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamında değerlendirileceği açıklandı.
“ASIL KAYIP GÜVEN”
Başak, fon krizinin yalnızca yatırımcıların parasal kayıpları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de savundu.
Sermaye piyasalarında güven kaybının ülkenin finansal itibarı açısından daha geniş sonuçlar doğurabileceğini belirten Başak, yaşanan sürecin kamu kurumlarının denetim sorumluluğu açısından da incelenmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
