Ağustos'ta Kuzey Kıbrıs'ın Girne Limanı'ndan Mersin'e gitmek için yola çıkan Filo Jet adlı yolcu gemisi kısa süre sonra battı. 9 yolcunun öldüğü, 19'unun kaybolduğu facianın altından ihmal zinciri çıkarken oklar KKTC Ulaştırma Bakanlığı'na çevrildi. Türkiye ve KKTC kamuoyunda Ulaştırma Bakanı Arıklı'ya yönelik 'Teknik ve sigorta raporlarında 'hasarlı' olarak kaydedilen yolcu gemisine nasıl sefer izni verilir?' tepkisi yağdı. Yaşananlar karşısında sorumluluk alan Başbakan Ünal Üstel, DP ve YDP ile kurduğu koalisyon hükümetinin bozulması pahasına Bakan Arıklı'yı görevden aldı.
ARIKLI'NIN PARTİSİ HÜKÜMETTEN ÇEKİLDİ
Başbakan Üstel kararın siyasi olmadığını, soruşturmanın sağlıklı ve şeffaf biçimde hiçbir şüpheye mahal vermeden yürütülebilmesi amacıyla alındığını açıkladı. “Yürütmenin başı olarak görevim, kamu vicdanının rahatlaması için gerekli bütün idari tedbirleri almaktır. Böylesine ağır bir soruşturma sürecinde herhangi bir şaibenin oluşmasına izin veremeyiz” dedi. Limanlar Dairesi’nin soruşturma süresince Başbakanlığa bağlanması için çalışma yapıldığı da belirtildi. Arıklı'nın görevden alınmasının ardından YDP hükümetten çekildi.

GEMİ FACİASININ ARDINDAN KKTC ULAŞTIRMA BAKANI ARIKLI GÖREVDEN ALINDI: YETKİ VARSA SİYASİ SORUMLULUK DA VAR
Girne açıklarında 9 kişinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin ise halen arandığı Filo Jet faciasının ardından ihmal iddiaları gündeme gelirken Başbakan Üstel, Ulaştırma Bakanı ve koalisyon ortağı Yeniden Doğuş Partisi’nin Genel Başkanı Arıklı’ın görevden alındığını duyurdu. Kararın ardından YDP de hükümetten çekilirken, Üstel’in kararı siyasi sorumluluk örneği olarak dikkat çekti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının ardından Ulaştırma Bakanı ve koalisyon ortağı Yeniden Doğuş Partisi’nin (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı görevden alınmıştı. Kararın ardından hükümetten çekildi. Başbakan Ünal Üstel “Yürütmenin başı olarak görevim, soruşturmanın selameti ve kamu vicdanının rahatlaması için gerekli bütün idari tedbirleri almaktır” diyerek duyurduğu karar, faciaya ilişkin yalnızca kaptan, mürettebat ve şirketin değil, gemilerin denetiminden ve limanlardan sorumlu kamu otoritesinin sorumluluğunun alınması açısından dikkat çekti. Arıklı’nın görevden alınması, koalisyon hükümetinin düşme riskine rağmen alınması ise örnek olarak nitelendirildi.
İHMAL İDDİALARI
Girne-Taşucu seferini yapan Filo Jet, 30 Ağustos’ta Girne Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, gemi kısa süre içinde alabora olarak yaklaşık 550 metre derinliğe batmıştı. Gemide bulunan 267 kişiden büyük bölümü kurtarılırken, Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Işın ve TCG Alemdar’ın katıldığı operasyonlarda sualtı araçlarıyla batığa ulaşıldı. İlk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti. 19 kişi için ise arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. Facianın hemen ardından ise geminin teknik durumu, denize elverişliliği, yolcu güvenliği, limandan çıkışına izin verilmesi ve denetimlerin yeterliliği tartışılmaya başlandı. Kurtulan yolcuların bazıları gemide can yeleklerine erişim ve çıkışlarla ilgili ciddi sorunlar yaşandığını anlatırken, geminin kapasitesi ve güvenlik koşulları da soruşturmanın başlıkları arasında yer aldı. Feribotta daha önce seyahat eden DJ Sercan Ulutaş, geminin mayıs ayında da su aldığını öne sürdü. Ulutaş, yetkililerin durumu “normal” olarak nitelendirmesi üzerine dönüş yolculuğunda uçak tercih ettiğini ifade etti. Türkiye ve KKTC kamuoyunda Ulaştırma Bakanı Arıklı’a yönelik ise “Teknik ve sigorta raporlarında ‘hasarlı’ olarak kaydedilen yolcu gemisine nasıl sefer izni verilir?” tepkisi yağdı. Nitekim bazı kamu sendikaları Arıklı’ya sorumluluk alarak istifa etmesi çağrısında bulunmuştu.
YDP KOALİSYONDAN ÇEKİLDİ
Görevden alma kararı ile iç siyasette ise dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Aynı zamanda koalisyon ortağı YDP’nin Genel Başkanı olan Arıklı’nın görevden alınmasının ardından YDP de hükümetten çekilme kararı aldı. Kıbrıs Ana Muhalefet Lideri CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ise yaptığı açıklamada, sorumluluğun yalnızca bir bakanın görevden alınmasıyla ortadan kalkmayacağını söyledi. İncirli “Ülkemiz beş yıldır adeta bir kâbusun içinde yaşamaktadır. Devletin kurumsal yapısını çürüten, denetim mekanizmalarını felç eden, liyakati tamamen ortadan kaldıran yolsuzluk ve kötü yönetimle devletin temellerini sarsan Ünal Üstel Hükümetinin bir bakanını görevden alarak sorumluluktan kurtulması mümkün değildir” dedi.
Öte yandan hükümetin Limanlar Dairesini soruşturma süresince Başbakanlığa bağlanması için çalışma yaptığı da belirtilirken, şimdi YDP’nin iki milletvekiliyle koalisyondan çekilmesiyle Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile Demokrat Parti (DP) hükümet blokunun sandalye sayısı 25’e düştü. Böylece hükümet, 50 üyeli Meclis’te tek başına salt çoğunluğu sağlayan 26 sandalyenin altında kaldı. Bu durum hükümetin düşmesi anlamına gelmese de Meclis çalışmalarında bağımsızlardan veya diğer partilerden destek araması gerekecek.
GERGİNLİK ÇIKMASIN DİYE OLAY YERİNE GİTMEMİŞ
Görevden alınmasının ardından Arıklı “Bu benim aslında iki yıldan beri beklediğim bir fırsattı. Bana bu fırsatı verdiği için Sayın Başbakan’a teşekkür ediyorum” dedi. Olay yerine gitmemesinin nedenine ilişkin de açıklamalarda bulunan Arıklı “kayıp yakınlarının provoke edildiğine yönelik bilgiler” aldığını, bölgede yaşanabilecek olası bir gerginliğin siyasi tartışmaya dönüşmesini istemediği için olay yerine gitmediğini belirtti. Dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin başvuruda bulunacağına dair daha önce yaptığı açıklamayı da hatırlatan Arıklı, artık kendisinin ayrıca bir talepte bulunmasına gerek kalmadığını; savcılıktan bu yönde bir talep gelmesi hâlinde dokunulmazlığının kaldırılması yönünde oy kullanacağını ifade etti.
‘KAPTAN GEMİNİN SU ALDIĞINDAN HABERDARDI’
Gemi kazasına ilişkin soruşturma kapsamında 9 şüphelinin tutukluluk süresi 8 gün uzatılırken, soruşturmanın önemli başlıklarından biri de geminin sefere çıkış koşulları oldu. Mahkemeye yansıyan ikinci kaptan M.S.’nin ifadesi, facianın oluş şekline ilişkin tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı. Facianın yaşandığı gün Mersin Taşucu Limanı’nın fırtına nedeniyle kapalı olduğunu söyleyen M.S. sefere çıkma kararının birinci kaptanın inisiyatifiyle alındığını dile getirdi. “Kaptan, geminin su aldığından haberdardı. Buna rağmen sefere engel teşkil etmediği yönündeki değerlendirmesi sonucu hareket edildi” dedi. Mahkemede bilirkişi tarafından yapılan açıklamada ise kaptanın manevra yapmayıp geri dönmesi durumunda kazanın önlenebileceği ifade edildi. Kaptanın ehliyetinin süresinin dolmasının ardından mesleğe 10 yıl ara verdiği, daha sonra ise Türkiye’den ehliyet almak zor olduğu için Honduras’tan aldığı ifade edildi.
