CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi, muhalefetin ortak aday arayışı ve adaylık tartışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde konuşan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında güçlü seçenekler olduğunu ifade etti.
Özel, iki belediye başkanının da farklı siyasi kesimlerden oy alabileceklerini ve seçimin ilk turunda Erdoğan’ı geçebilecek potansiyele sahip olduklarını savundu.
“İKİSİ DE ERDOĞAN’I İLK TURDA YENER”
İsmail Küçükkaya’nın Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın olası bir seçimdeki şansını sorması üzerine Özel, her iki ismin de Erdoğan karşısında seçimi kazanabileceğini söyledi.
Özel, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bırakırlarsa Ekrem ve Mansur Başkan, ikisi de ayrı ayrı Erdoğan’ı ilk turda yenecek potansiyeldeler. Orada bir sorun yok. İkisi de Erdoğan’ı ilk turda yeniyor.”
Özel’in açıklamaları, CHP içinde ve muhalefet cephesinde cumhurbaşkanı adaylığı konusunda uzun süredir devam eden tartışmalar açısından dikkat çekti. CHP lideri, iki ismin de yalnızca kendi partilerinden değil, farklı siyasi görüşlere sahip seçmenlerden de destek alabilecek adaylar olduğunu belirtti.
Adayın belirlenmesinde temel ölçütün seçimi kazanma ihtimali olması gerektiğini söyleyen Özel, muhalefetin geçmişte yaşadığı deneyimlerden ders çıkarması gerektiğini ifade etti.
KENDİ ADAYLIĞINA KAPIYI KAPATTI
Programda Özgür Özel’in cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı da gündeme geldi. İsmail Küçükkaya’nın “Siz aday olursanız?” sorusunu yanıtlayan Özel, kendisini adaylık yarışının içinde görmediğini söyledi.
Özel, “Ben kendimi o potanın içine sokmak istemem. Benim iki tane güçlü adayım var” ifadelerini kullandı.
Kendi adının da bazı kamuoyu araştırmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında önde gösterildiğini anlatan Özel, buna rağmen adaylık konusunda kişisel bir beklenti taşımadığını belirtti. Özel, parti genel başkanlarının kendi adaylıklarını gündeme getirmesinin, seçim stratejisi açısından doğru olmayabileceğini savundu.
Adaylık tartışmalarında kişisel hırsların ve yakın çevrenin etkisinin belirleyici olmaması gerektiğini dile getiren Özel, “Kazanacak aday” anlayışının öne çıkarılması gerektiğini söyledi.
“GEÇMİŞTE BU HATA YAPILDI”
Özel, 2023 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan adaylık sürecine de değindi. O dönemde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın kamuoyu araştırmalarında daha yüksek oy oranlarına sahip olduğunu, buna rağmen dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday gösterildiğini hatırlattı.
Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en son ikna olan isimlerden biri olduğunu söyleyen Özel, seçim sürecinde sürekli olarak kazanacak aday vurgusu yaptığını belirtti.
Özel, geçmişteki sürece ilişkin şunları söyledi:
“Geçmişte Mansur Başkan ve Ekrem Başkan kesin kazanıyordu. Partinin genel başkanı da aşağılardaydı. Verdiler gazı. Ben hep ‘Kazanacak aday, anketlere de bakacağız’ diyordum. O zaman en son ikna olan bendim. Ondan sonra kazanması için gönlümüzce destek verdik, her şeyi yaptık.”
Özel, adaylık sürecinde parti içindeki dengelerin ve kişisel beklentilerin, seçimin kazanılma ihtimalinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti. Muhalefetin önceki seçimde yaşadığı kaybın, aday belirleme yönteminin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.
“YÜZDE 60’LA KAZANAN VARKEN YERİNDE OTURACAKSIN”
Özgür Özel, genel başkanların kendi adaylıkları konusunda çevrelerinden gelen telkinlerden etkilenebileceğini belirtti. Siyasetçilerin kendileriyle ilgili olumlu anket sonuçlarını dikkate alırken, daha güçlü adayların varlığını göz ardı etmemesi gerektiğini söyledi.
Özel, bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:
“Kişi kendisiyle ilgili bir hevese kapılınca çevresi de gazı veriyor. Şimdi beni de yüksek gösteren anketler var. Erdoğan’ı 52’ye 48 yener diyorlar. Yok kardeşim; yüzde 60’a 40 yenen varken, yüzde 52’ye 48 yenen yerinde oturacak. Yüzde 60’la kazanan varken, yüzde 51’le kazanırım diye yola çıkarsın; sonra böyle yenilirsin.”
Bu sözlerle adaylık sürecinde “en güçlü aday” kriterinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Özel, kendisinin daha düşük bir oy oranıyla seçimi kazanma ihtimali varken, daha yüksek oy potansiyeline sahip bir adayın önünü kesmeyeceğini belirtti.
Özel’in açıklamaları, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirlerken kamuoyu araştırmalarını, seçmen eğilimlerini ve farklı toplumsal kesimlerden oy alma kapasitesini dikkate alacağı şeklinde yorumlandı.
“BEN TEKNİK DİREKTÖRÜM”
Cumhurbaşkanı adayı olmak yerine CHP’yi seçime hazırlamaya odaklandığını belirten Özel, siyasi rolünü futbol benzetmesiyle anlattı.
Özel, kendisini takımın başındaki teknik direktöre, adayları ise sahada mücadele edecek yıldız oyunculara benzetti:
“Ben teknik direktörüm ve takım kazanacak. Ben yıldızlarımla maçı kazanmaya hazırlanıyorum. Kendimle ilgili bir cumhurbaşkanlığı adaylığı hevesim asla yok. Net.”
Parti genel başkanı olarak görevinin, seçimi kazanabilecek adayın arkasında durmak ve örgütü bu hedef doğrultusunda hazırlamak olduğunu söyleyen Özel, kendi adaylığını gündeme taşıyarak parti içindeki tartışmaları büyütmek istemediğini ifade etti.
Özel, CHP’nin önceliğinin iktidar değişikliğini sağlamak olduğunu belirterek, adaylık tartışmalarının kişisel rekabete dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
ORTAK ADAY İÇİN “GENİŞ MUTABAKAT” VURGUSU
Muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği sorusunu da yanıtlayan Özel, adaylık sürecinin geniş bir mutabakatla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Adayın mutlaka CHP içinden çıkması gerektiği yönünde bir yaklaşımı olmadığını belirten Özel, önemli olanın Türkiye’de iktidar değişimini sağlayabilecek, demokratikleşme sürecini başlatabilecek ve toplumun geniş kesimlerinden destek alabilecek bir ismin belirlenmesi olduğunu ifade etti.
Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu iktidarı değiştirecek, Türkiye’yi demokrasiye döndürecek ve iktidar perspektifimizi hayata geçirebilecek kişinin aday yapılması gerekir.”
Muhalefetin ortak adayının yalnızca parti tabanlarının değil, kararsız seçmenlerin ve farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşların da desteğini alması gerektiğini belirten Özel, aday belirleme sürecinde toplumsal beklentilerin dikkate alınacağını söyledi.
“AMAÇ İKTİDARI DEĞİŞTİRMEK”
Özel, CHP’nin ve muhalefetin önceliğinin iktidarı değiştirmek olduğunu yineledi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayın kişisel siyasi kariyerinden çok, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlara çözüm üretebilme kapasitesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ekonomik sorunlar, demokratik gerileme, hukuk devleti ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Özel, muhalefetin seçim sürecine yalnızca bir aday etrafında değil, kapsamlı bir programla hazırlanması gerektiğini söyledi.
Özel’e göre adayın toplumun farklı kesimlerine güven vermesi, seçmenleri ortak bir hedef etrafında birleştirmesi ve seçim sonrasında uygulanacak yönetim programını ortaya koyması gerekiyor.
“ADAYLIKTA KİŞİSEL HEVES DEĞİL, KAZANMA İHTİMALİ ÖNEMLİ”
Program boyunca kendi adaylığı konusunda net mesajlar veren Özel, cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinde kişisel heveslerin belirleyici olmaması gerektiğini söyledi.
Özel, kendisinin CHP Genel Başkanı olarak seçim sürecini yöneteceğini, adayın ise toplumun en geniş kesimlerinden oy alabilecek isimler arasından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
İmamoğlu ve Yavaş’ın isimlerini öne çıkaran Özel, her iki ismin de Erdoğan karşısında ilk turda kazanabilecek potansiyele sahip olduğunu savunarak, adaylık tartışmalarının bu gerçeklik üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Özel’in açıklamaları, CHP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde aday belirleme sürecine ilişkin yaklaşımını da ortaya koydu. Buna göre parti, adaylık konusunda kişisel beklentilerden çok kamuoyu desteğini, seçimi kazanma ihtimalini ve geniş toplumsal mutabakatı dikkate alacak.
