Dijital mecralarda son günlerde geçmiş dönem siyasetçilerinin eski röportajlarının ve devletin arka planındaki yapılanmalara dair söylemlerinin arka arkaya servis edilmesi tartışma yarattı. Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, eski Başbakanlar Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’in "derin devlet" kavramını değerlendirdikleri eski yayınların aniden viral olması, uzmanları harekete geçirdi.
Konuyu değerlendiren Sosyal Hizmetler ve İletişim Uzmanı Taner Akkuş, bu tür paylaşımların sadece masum bir "tarihsel hatırlatma" olmadığını, aksine stratejik bir algı yönetimi olabileceğini vurguladı.

"TOPLUMSAL HAFIZA ŞEKİLLENDİRİLMEK İSTENİYOR"
İçeriklerin özellikle gençlerin aktif olduğu platformlarda yoğunlaştırıldığına dikkat çeken Akkuş, şu uyarılarda bulundu:
"Geçmiş dönemlerde devlet yönetiminde görev almış isimlerin açıklamalarının belirli bir zaman diliminde yeniden gündeme taşınması tesadüf olarak değerlendirilmemelidir. Bu tür içeriklerin yaygınlaştırılması, toplumsal hafızanın belirli bir yönde şekillendirilmesi ve kamuoyunda farklı algıların oluşturulması amacı taşıyabilir."
Akkuş, dijital çağda bilgi savaşlarının en büyük cephesinin sosyal medya olduğunu belirterek, eski görüntülerin belirli bir kurgu içinde servis edilmesinin hem "kamuoyunun nabzını ölçme" hem de devlete yönelik şüphe duygusunu artırma hedefi taşıyabileceğini ifade etti.
"HEDEF KAOS VE GÜVENSİZLİK ORTAMI"
Söz konusu paylaşımların asıl hedefinin toplumda güven duygusunu zedelemek olabileceğini belirten Akkuş, Türk milletinin geçmişteki krizlerde ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde gösterdiği sağduyuya dikkat çekti. Akkuş, "Toplumumuzun korku, kaos veya güvensizlik ortamına sürüklenmesini hedefleyen girişimlerin başarılı olması mümkün değildir" diyerek vatandaşları doğrulanmamış içeriklere karşı dikkatli olmaya çağırdı.
UZMANLARDAN "DİJİTAL OKURYAZARLIK" VURGUSU
Kamuoyu uzmanları da Akkuş'un uyarılarını destekleyerek, dijital ortamda karşılaşılan tarihsel ve siyasi içeriklerin yalnızca "görünen mesajlarına" bakılmaması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre;
İçeriğin paylaşım zamanı,
Hedeflenen kitle (özellikle Z kuşağı),
Kullanılan kurgu ve yayılma biçimi
gibi unsurlar dikkatle analiz edilmeli. Uzmanlar, bilgi kirliliği ve manipülasyon girişimlerine karşı en büyük kalkanın "dijital okuryazarlık" ve bilgiyi sorgulama alışkanlığı olduğunun altını çiziyor.
