Çalıştığı balık çiftliğinin yakınlarında denizde boğularak hayatını kaybeden Z.Y.’nin yakınları, olayın iş kazası tespiti amacıyla 5. İş Mahkemesi’ne dava açtı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve davalı işveren ise ölümün iş kazası niteliği taşımadığını belirterek davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi’nin davacıların talebini kabul ederek olayı iş kazası sayması ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin de istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.
"İŞ YERİ SINIRLARI DIŞINDA VE GÖREVLENDİRME YOK"
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararın gerekçesinde şu hususlara dikkat çekildi:
Sigortalının, işverene ait tekneyle balık havuzlarına yem verdikten sonra dinlenmek ve yemek yemek üzere işverenin sağladığı konteynere geçtiği kaydedildi.
Yemek sonrasında yüzmek amacıyla gemilerin demirli olduğu liman bölgesine gittiği, denize atlayarak yüzdüğü sırada belinin tutulması sonucu hareketsiz kalarak boğulduğu aktarıldı.
Kazanın gerçekleştiği alanın iş yeri sınırları içinde yer almadığı ve olayın işverenin bir görevlendirmesi kapsamında yaşanmadığı vurgulandı.
Yüksek Mahkeme, durumun 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti.
