39 ve 41 yaşlarındaki iki Belçikalı, 4 Eylül 1992'de Weissmieshütte'den ayrılarak Almagellerhütte'ye gitmek üzere yola çıktı.
Planlanan güzergâh, 4 bin 17 metre yüksekliğindeki Weissmies Dağı'nın zirvesinden geçiyordu. Ancak bölgedeki kötü hava koşulları nedeniyle iki dağcı planlanan noktaya ulaşamadı.
Dönemin arama ekipleri bölgede çalışma yürüttü ancak yalnızca bir sırt çantası bulunabildi. İki dağcıdan ise başka hiçbir iz elde edilemedi.
BUZLARIN ARASINDA 34 YILLIK İZ
Yıllar boyunca sonuç vermeyen arama çalışmaları, bu kez doğanın değişmesiyle yeniden gündeme geldi.
Temmuz ayında Trift Buzulu'nda yürüyüş yapan bir kişi, insan kalıntılarıyla karşılaştı. Kalıntıların yakınında bulunan kimlik belgeleri, bunların 1992'de kaybolan iki Belçikalıya ait olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Kesin sonuç ise DNA incelemesiyle elde edildi. Ailelerden alınan örneklerle yapılan karşılaştırma, kalıntıların yıllar önce kaybolan iki dağcıya ait olduğunu doğruladı.
KAYIP DOSYASI 34 YIL SONRA KAPANDI
Kalıntılar adli inceleme için Sion'daki Adli Tıp Enstitüsü'ne gönderildi. DNA sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte iki dağcının kimliği kesinleşirken, ailelerinin onlarca yıldır beklediği belirsizlik de sona erdi.
ERİYEN BUZULLAR GEÇMİŞİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYOR
Alpler'de buzulların geri çekilmesi, yalnızca dağların görünümünü değiştirmiyor; yıllardır buz altında kalan insan kalıntıları ve eşyalar da yeniden ortaya çıkıyor.
İsviçre'de daha önce de benzer vakalar yaşandı. 2023 yılında Matterhorn çevresinde, 1986'da kaybolan Alman bir dağcının kalıntıları yaklaşık 36 yıl sonra eriyen buzulların ardından bulunmuştu.
Yeni keşif de buzulların çekilmesinin, dağlarda onlarca yıldır kayıp olan kişilere ilişkin sırları yeniden ortaya çıkarabildiğini gösterdi.
