İnsan vücudunun gizli kahramanı olarak nitelendirilen bağırsak florası, genel iyilik halimizi belirleyen en temel unsurların başında geliyor.
Modern tıbbın odak noktası haline gelen sindirim sistemi sağlığı, yediğimiz her lokma ile doğrudan şekilleniyor.
Uzmanlar, güncel veriler ışığında probiyotik besinler ile zenginleştirilmiş bir diyetin önemine dikkat çekerken, yanlış alışkanlıkların bağışıklık sistemi üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını ifade ediyor.
Bağırsak florasını çürütüyor: Bu içeceklerden uzak durun
AKDENİZ DİYETİ VE LİF TÜKETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, bilim insanları, sindirim organlarımızın vücudun diğer bölümleriyle kurduğu etkileşimi her geçen gün daha detaylı anlıyor.
Ortaya çıkan her yeni bulgu, beslenme uzmanlarının tavsiyelerini de güncelliyor.
Uzun ve sağlıklı bir ömrün anahtarı olarak görülen Akdeniz diyeti ön plana çıkarken, haftalık beslenme rutinine 30 farklı sebze ve meyve çeşidinin eklenmesi, ayrıca lif alımının artırılması tavsiye ediliyor.
Beslenme bilimcisi Toral Shah, mikrobiyomun yiyecekleri parçaladığını, besin ögelerini vücuda kazandırdığını ve zararlı mikroorganizmalarla mücadele ettiğini vurguluyor.
Toral Shah, sindirim organlarımızın ruhsal durumdan karaciğer fonksiyonlarına ve obeziteye kadar uzanan geniş bir yelpazede genel sağlığımızı koruduğunun altını çiziyor.
BAĞIRSAK YAPISI HER İNSANDA FARKLI MI?
Tıpkı parmak izimiz gibi sindirim sistemimiz de tamamen kişiye özgü bir yapı taşıyor.
Bu benzersiz yapı, tükettiğimiz gıdaların her insanda farklı reaksiyonlara yol açmasına neden oluyor.
Buna rağmen, mikrobiyom yapımızı korumak için öncelik vermemiz veya kesinlikle uzak durmamız gereken ortak besin grupları bulunuyor.
Uzmanlar, bağırsaklara zarar veren o yiyecekleri tek tek sıralıyor.
İlaç sektörünün saklamak istediği doğal bağışıklık güçlendiriciler
ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARIN ZARARLARI NELER?
Sosis, paketli kahvaltılık gevrekler ve dondurma gibi ürünler, yapay tatlandırıcılar, aroma artırıcılar, emülgatörler ve kimyasal katkı maddeleriyle dolu ultra işlenmiş gıdalar kategorisinde yer alıyor.
Bu gıdaların insan vücuduna neden zarar verdiği tam olarak bilinmese de, yakın zamanda yapılan kapsamlı bir çalışma bu ürünlerin mikrobiyoma ciddi şekilde zarar verdiğini ve tam 32 farklı sağlık sorunuyla bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.
Güncellenen küresel sağlık verileri de bu besinlerin iltihaplanmayı tetiklediğini doğruluyor.
Ancak uzmanlar, bu gıdaları hayatınızdan tamamen çıkarmanıza gerek olmadığını söylüyor.
Yüzde 80 oranında doğal beslenmeye odaklanıp, geriye kalan yüzde 20'lik dilimde kendinizi ödüllendirebilirsiniz.
KIZARTMA YERİNE HANGİ PİŞİRME YÖNTEMLERİ TERCİH EDİLMELİ?
Kızartılarak hazırlanan yemekler, sindirimi oldukça zor olan, aynı zamanda mikrobiyom dengesini sarsan trans ve doymuş yağlar barındırıyor.
Yağ tüketimini asgariye indirmek, sindirimi rahatlatmak ve faydalı bakteriler üzerindeki olumsuz baskıyı kırmak için soteleme yöntemi çok daha güvenilir bir yol olarak öne çıkıyor.
Eğer kızartmalardan tamamen vazgeçemiyorsanız, yüzde 80'e yüzde 20 kuralını bu noktada da devreye sokabilirsiniz.
Doyduğunuzu sansanız da midenizin tatlıya ayırdığı gizli bir odası var
GİZLİ ŞEKER HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?
Rafine şeker oranı son derece yüksek olan kekler ve bisküviler, sık tüketildiğinde sindirim florasına büyük hasar veriyor.
Şeker, bağırsaklarda iltihaplanmaya zemin hazırlayarak vücudun ihtiyaç duyduğu iyi bakterileri yok ediyor.
Yüksek şeker barındıran yiyecekler sadece hamur işleri veya tatlılarla sınırlı kalmıyor.
Meyve suları, hazır yoğurtlar, hazır çorbalar ve hatta salata soslarında bile şaşırtıcı seviyelerde gizli şeker bulunabiliyor.
Bu yüzden alışveriş yaparken ürün etiketlerini dikkatle kontrol etmek büyük önem taşıyor.
İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), yetişkin bir bireyin günlük şeker tüketiminin 30 gramı, yani yaklaşık yedi küp şekeri geçmemesi gerektiğini belirtiyor.
YAPAY TATLANDIRICILAR GÜVENLİ Mİ?
Şekerden kaçınmak, doğrudan yapay tatlandırıcılara yönelmemiz gerektiği anlamına gelmiyor.
Yapay tatlandırıcılar, düşük kalori değerleri nedeniyle sıkça tercih ediliyor.
Fakat bilim insanları, hayvanlar ve insanlar üzerinde yaptıkları incelemelerde çelişkili sonuçlara ulaştığı için, bu maddelerin mikrobiyom üzerindeki etkileri hakkında henüz net bir görüş bildiremiyor.
Bu alanda daha derin araştırmalar yapılması gerekiyor.
Stres kaynaklı yeme krizlerine son veren yöntem
ALKOLÜN SİNDİRİM SİSTEMİNE ETKİSİ NEDİR?
Beslenme uzmanı Rohini Bajekal, alkol tüketiminin sindirim sağlığı için yapılabilecek en kötü yaşam tarzı seçimlerinden biri olduğunu ifade ediyor.
Alkolün, bağırsaklardaki iyi ve kötü bakteri dengesini altüst ettiğini, ayrıca mide zarındaki hücreleri tahriş ederek kronik iltihaplanmaya neden olduğunu belirtiyor.
Orta seviyede alkol kullanımının büyük bir hasar bırakması pek mümkün görünmese de, haftalık 14 birimden fazla tüketim şişkinlik, kabızlık ve rahatsızlık hissi yaratabiliyor.
Bir birim alkol; yarım bardak biraya, 25 mililitre yüksek alkollü içkiye veya 125 mililitre hacminde küçük bir bardak şaraba denk geliyor.
KIRMIZI ŞARAP BAĞIRSAKLARA FAYDALI MI?
Tüm bu katı kuralların potansiyel bir istisnası bulunuyor.
Londra King's College bünyesinde araştırmalar yürüten uzmanlar, kırmızı şarabın sindirim sağlığına katkı sağlayabileceğini tespit etti.
Araştırmacı Dr. Caroline Le Roy, elde ettikleri bulguları şu sözlerle açıklıyor:
"Kırmızı şarabın kalp sağlığı üzerindeki açıklanamayan faydalarını uzun zamandır biliyoruz.
Bu çalışma, orta düzeyde kırmızı şarap tüketiminin, daha sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomuyla ilişkilendirip uzun zamandır tartışılan sağlığa faydalı etkilerini kısmen açıklıyor."

