Kaliforniya Üniversitesi Merced kampüsünden sinirbilimci Ramesh Balasubramaniam, elle yazarken beynin yalnızca sözcükleri kaydetmediğini, aynı zamanda yazma eyleminin fiziksel deneyiminden de yararlandığını belirtiyor.
YAVAŞLAMAK DÜŞÜNCELERİ İŞLEMEYE YARDIMCI OLUYOR
Uzmanlara göre el yazısının bilişsel açıdan avantajlarından biri, klavyeye kıyasla daha yavaş gerçekleşmesi.
Klavyede konuşulanları veya akla gelenleri neredeyse otomatik biçimde aktarmak mümkünken, elle yazmak kişiye düşüncelerini seçmek ve üzerinde değerlendirme yapmak için daha fazla zaman bırakıyor.
Araştırmacılar, bu yavaşlığın daha bilinçli düşünmeyi destekleyebileceğini; yaratıcı düşünme ve eleştirel değerlendirme süreçlerine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
HARFLERİ YAZMAK BEYİN BÖLGELERİNİ HAREKETE GEÇİRİYOR
El yazısının etkisi yalnızca daha yavaş not almaktan kaynaklanmıyor. Harfleri fiziksel olarak oluşturmak sırasında yapılan farklı el ve parmak hareketlerinin de öğrenme sürecinde rol oynadığı belirtiliyor.
Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden beyin araştırmacısı Profesör Audrey van der Meer, bilgisayarda ders anlatımının tamamını yazmanın cazip olduğunu ancak bu yöntemde bilgilerin yeterince işlenmeyebileceğine dikkat çekiyor.
Araştırmalara göre harfleri elle oluşturmak, beynin farklı bölgeleri arasındaki bağlantıların güçlenmesine katkı sağlayabiliyor. Bu bağlantıların yeni bilgilerin öğrenilmesi ve anıların oluşturulması açısından önemli olduğu ifade ediliyor.
Van der Meer ve ekibinin 36 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirdiği çalışmada, bu etkinin klavyeyle yazmada aynı şekilde görülmediği belirtildi.
ELLE ALINAN NOTLAR KAVRAMLARI GÖRSELLEŞTİREBİLİYOR
El yazısıyla not tutmanın bir başka avantajı da bilgilerin sayfaya nasıl yerleştirileceğinin kişinin tercihine bırakılması.
Tufts Üniversitesi'nden araştırmacılara göre öğrenciler not alırken yalnızca kelimeleri yazmıyor; çizimler yapabiliyor, bilgileri gruplandırabiliyor ve sayfa üzerinde mekânsal ilişkiler kurabiliyor.
Bu yöntem, özellikle daha sonra notlara yeniden bakıldığında, kavramların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabiliyor.
KALEM KULLANMAK DAHA FAZLA ZİHİNSEL VE FİZİKSEL ÇABA İSTİYOR
Bir harfi okunabilir biçimde oluşturmak, klavyede tek bir tuşa basmaktan daha karmaşık bir hareket gerektiriyor.
Vanderbilt Üniversitesi'nden eğitim nörobilimcisi Sophia Vinci-Booher, okunabilir bir harf oluştururken parmakların farklı hareketler yaptığını belirterek, bu fiziksel sürecin yazma deneyiminin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor.
El yazısının ritmik ve tekrarlayan yapısının da farklı etkileri bulunuyor. Çinli araştırmacıların 2014 yılında gerçekleştirdiği küçük ölçekli bir çalışmada, kaligrafinin stresin azalmasına ve kalp atış hızının düşmesine yardımcı olabileceği sonucuna ulaşılmıştı.
EL YAZISINI GÜNLÜK RUTİNE EKLEMEK MÜMKÜN
Dijital cihazların hayatın merkezinde olduğu bir dönemde elle yazmayı yeniden alışkanlık haline getirmek için büyük değişikliklere gerek yok.
Uzmanların önerileri arasında çantada küçük bir defter ve kalem taşımak, akla gelenleri veya önemli bilgileri zaman zaman elle not almak bulunuyor.
Düzenli okumak da yazma becerisini destekleyebilir. Kurgu veya kurgu dışı kitaplar okumak kelime dağarcığını geliştirebilir ve kişinin yazmaya daha fazla yönelmesine katkı sağlayabilir.
Her gün kısa bir süre yaratıcı yazıya ayrılması da öneriliyor. 2014 tarihli bir araştırmaya göre 20 dakikalık yazma çalışması bile fayda sağlayabilir. Bunun için uzun metinler yazmak gerekmiyor; mektup, şiir veya günlük yapılacaklar listesi bile bu alışkanlığın bir parçası olabilir.
