Mucit Thomas Edison, zihni tıkandığında kısa uyuklamalarla yaratıcılığını tetiklemeye çalışıyordu. Elinde metal bilyelerle koltuğunda uykuya dalan Edison, kasları gevşeyip bilyeler düşünce çıkan sesle uyanıyor, çoğu zaman yeni fikirlerle çalışmasına dönüyordu.
Ressam Salvador Dalí de benzer bir yöntemi anahtarla uyguluyor, bu tekniği sanatındaki üretkenliğin gizli kaynaklarından biri olarak görüyordu.
BİLİM BU EŞİK ANA ODAKLANIYOR
Günümüzde araştırmacılar, Edison ve Dalí’nin sezgisel olarak kullandığı bu yöntemin bilimsel temelini inceliyor. Çalışmalar, uyanıklık ile uyku arasındaki geçiş anlarının yaratıcı düşünce için kritik bir “eşik” oluşturduğunu ortaya koyuyor.
YARATICILIK BEYNİN BAĞLANTI KURMA BECERİSİ
T24'te yer alan habere göre, Harvard Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Robert Stickgold’a göre yaratıcılık, var olan bilgilerin beklenmedik biçimde bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. Stickgold, uyku sırasında beynin kimyasal dengesinin değiştiğini ve bunun normalde kurulması zor olan çağrışımları mümkün kıldığını belirtiyor.
N1 UYKUSU NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?
Araştırmalar özellikle “N1” ya da hipnagojik uyku olarak adlandırılan ilk uyku evresine odaklanıyor. Sadece birkaç dakika süren bu evrede, uyanıklık deneyimleriyle iç içe geçen canlı ve spontane imgeler ortaya çıkabiliyor. Beyin görüntüleme çalışmaları, bu sırada hem spontane düşünce hem de bilişsel kontrolle ilgili ağların aynı anda aktif olduğunu gösteriyor.
KISA BİR N1 ANI BÜYÜK FARK YARATABİLİYOR
Deneylerde, Edison yöntemine benzer biçimde N1 evresinde yalnızca 15 saniye geçirilen kişilerin, tamamen uyanık kalanlara ya da daha derin uykuya geçenlere kıyasla yaratıcı bir problemi çözme olasılığının birkaç kat arttığı saptandı.
RÜYAYA YÖN VERMEK MÜMKÜN MÜ?
Araştırmacılar bununla da yetinmedi ve “hedefli rüya kuluçkalaması” adı verilen bir yöntemi test etti. Uykuya dalarken katılımcılara belirli bir nesneyi düşünmeleri telkin edildi ve N1 evresine geçtiklerinde uyandırıldılar. Sonuçlar, rüyası yönlendirilen grubun hem rüya içeriğinde hem de yaratıcılık testlerinde belirgin biçimde daha başarılı olduğunu gösterdi.
HER ÇALIŞMA AYNI SONUCU VERMİYOR
Tüm bulgular tek yönde değil. 2024’te yayımlanan bir ön çalışma, bazı görevlerde N1 yerine daha derin bir uyku evresi olan N2 sonrasında içgörü ihtimalinin arttığını ortaya koydu. Uzmanlar, farklı yaratıcılık türlerinin farklı uyku evrelerinden fayda sağlayabileceğini belirtiyor.
UYKU EVRELERİ SANDIĞIMIZ KADAR NET DEĞİL
Bilim insanları, uyku evreleri arasındaki sınırların kesin olmadığını da vurguluyor. Özellikle geçiş anları, biyolojik açıdan oldukça karmaşık ve kişiden kişiye değişebiliyor.
Uzmanlara göre yaratıcı fikirlerden faydalanmak isteyenler, kısa bir uyku ya da gece uykusundan sonra hemen yataktan kalkmamalı. Gözler kapalı halde birkaç dakika hareketsiz kalıp rüyadaki sesleri, görüntüleri ve hisleri hatırlamaya çalışmak, beynin hâlâ uykunun etkisi altındayken yeni bağlantılar kurmasına yardımcı olabiliyor.
