Türk sinemasının zarafet timsali, sarı papatyası Filiz Akın, aramızdan ayrılışının birinci yıl dönümünde Beyoğlu’nun tarihi atmosferinde çok özel bir geceyle anıldı. İBB Beyoğlu Sineması’nda düzenlenen "Filiz Akın: Sinema" başlıklı etkinlik, usta sanatçının sadece beyaz perdedeki başarısını değil, hayata dokunan insani yönünü de bir kez daha gözler önüne serdi.

DEV İSİMLER FİLİZ AKIN’I ANLATTI
Gecenin ikinci bölümünde kurulan dostluk kürsüsünde; Bircan Silan Usallı, Pınar Çekirge ve Yeşilçam’ın jönü Ediz Hun yer aldı. Akın’ın sinemadaki öncü rolü ve setlerdeki disiplini üzerine yapılan söyleşide, daha önce hiç duyulmamış hatıralar paylaşıldı. Ediz Hun’un kadim dostu için kurduğu cümleler, sinemanın bir dönemine damga vuran o saf dostluğu yeniden hatırlattı.

"HAYATIMDAKİ EN BÜYÜK ŞANSIMDI"
Sanatçının hayat arkadaşı Sönmez Köksal, eşine olan özlemini dile getirirken, "Filiz Akın benim hayattaki en büyük şansımdı" sözleriyle salonu duygulandırdı. Geceye iş yoğunluğu nedeniyle katılamayan oğlu İlker İnanoğlu ise gönderdiği mektupla derin bir sessizliğe sebep oldu. İnanoğlu’nun, "Hayatta en çok anneme doyamadım ve onu çok özlüyorum" ifadeleri, annesine duyduğu büyük hasreti tüm çıplaklığıyla yansıttı.

MİRASI İYİLİĞE DÖNÜŞTÜ
Söyleşinin ardından fuaye alanında, Filiz Akın ve Bircan Usallı Silan’ın birlikte kaleme aldığı ‘Hayatın Provası Yok’ adlı kitabın satışı yapıldı. Akın’ın her zaman ön planda tuttuğu yardımsever kimliği, vefatından sonra da yaşamaya devam etti. Kitap satışından elde edilen gelirin tamamı, sanatçının vasiyetine uygun olarak TED Koleji bünyesindeki Şelale Vakfı’na bağışlandı.
