Kış hüznü sandığınız durum aslında ciddi bir klinik vaka olabilir

Kış hüznü sandığınız durum aslında ciddi bir klinik vaka olabilir

Prof. Dr. Hasan Belli, sonbahar ve kış aylarında azalan gün ışığının insan beynindeki kimyasal dengeyi bozarak mevsimsel depresyona yol açtığını duyurdu. Hastalığın önlenmesi ve tedavisi için ışık terapisi, düzenli uyku ile doğru beslenmenin nasıl uygulanması gerektiği adım adım paylaşıldı.

Karanlık ve soğuk günlerin gelmesiyle birlikte mevsimsel depresyon belirtileri toplum genelinde daha sık görülüyor.

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Belli, güncel veriler ışığında yaptığı değerlendirmede, güneş ışığı eksikliği nedeniyle beyindeki kimyasal dengenin bozulduğunu vurguladı.

Hastaların en çok merak ettiği kış depresyonu nasıl geçer konusuna açıklık getiren uzman isim, beyinde mutluluk ve canlılık sağlayan serotonin hormonu düzeyinin düşmesinin bu tabloyu tetiklediğini ifade etti.

MEVSİMSEL DEPRESYON NEDİR VE NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Mevsimsel döngülerle doğrudan ilişkili klinik bir vaka olarak tanımlanan bu sorun, özellikle sonbahar ve kış aylarında kendini gösteriyor.

Prof. Dr. Hasan Belli, ilkbahar ve yaz aylarında semptomların tamamen kaybolduğunu veya çok hafiflediğini belirtiyor.

Bu doğal iyileşme süreci, sürecin güneş ışığıyla olan bağlantısını kanıtlıyor.

Yaşanan durum basit bir keyifsizlik hissinin ötesine geçerek, bireyin günlük yaşamını ve işlevselliğini ciddi oranda bozacak bir klinik tablo halinde ortaya çıkıyor.

KIŞ DEPRESYONU İLE MEVSİMSEL DEPRESYON ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Halk arasında kış hüznü olarak da adlandırılan bu durum, mevsimsel depresyonun en sık karşılaşılan alt türünü oluşturuyor.

Nadiren de olsa ilkbahar ve yaz aylarında başlayan yaz tipi vakalarına da rastlanıyor.

Yaz aylarında iştahsızlık, uykusuzluk ve kaygı ön plana çıkarken; kış aylarında ise aşırı uyuma isteği, karbonhidratlı gıdalara yönelme ve kilo artışı gibi atipik bulgular dikkat çekiyor.

Dolayısıyla kış depresyonu, genel tablonun sadece bir parçasını temsil ediyor.

KIŞ HÜZNÜ NE ZAMAN TEHLİKELİ BOYUTA ULAŞIR?

Havaların erken kararması ve soğukların etkisiyle insanların bir miktar enerji düşüklüğü yaşaması normal ve geçici bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu hüznün patolojik bir boyuta ulaşması, kişinin günlük sorumluluklarını yerine getirmesini engellemesiyle başlıyor.

Güneş ışığının azalması, melatonini artırıp serotonini düşürdüğü için uyku düzeni altüst oluyor.

Ayrıca kapalı havalar nedeniyle fiziksel aktivitelerin azalması ve sosyalleşmenin kısıtlanması, olumsuz düşünce kalıplarını besleyerek karamsarlığı artırıyor.

MEVSİMSEL DEPRESYON BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bu rahatsızlığın semptomları, klasik depresyon bulgularıyla büyük oranda benzerlik gösterse de mevsime özgü bazı farklılıklar barındırıyor.

Sürekli üzüntü hali, umutsuzluk ve değersizlik hissi hastanın genel duygu durumuna hakim oluyor.

Geçmişte keyif alınan sosyal faaliyetlere ve hobilere karşı derin bir ilgisizlik baş gösteriyor.

Aşırı yorgunluk, odaklanma sorunları, kollarda ve bacaklarda ağırlık hissi ile zihinsel yavaşlama, teşhisi kolaylaştıran diğer önemli işaretler arasında yer alıyor.

KIŞ DEPRESYONU NE KADAR SÜRER?

Hastalık döngüsel bir yapıya sahip olduğu için belirtiler genellikle sonbaharda başlayıp kış aylarında zirveye ulaşıyor.

İlkbaharda güneş yüzünü gösterdiğinde ise şikayetler ortadan kalkıyor.

Bu süreç ortalama dört ila beş ay boyunca devam ediyor.

Hastalığın süresi; yaşanılan coğrafyanın enlemine, o yılki hava şartlarına ve kişinin bireysel özelliklerine göre farklılık gösteriyor.

Yeterli tedavi uygulanmadığında semptomların her döngüde tekrarlama riski bulunuyor.

UZMANA NE ZAMAN BAŞVURMAK GEREKİR?

Basit bir kış hüznü ile klinik depresyonu ayıran en temel unsur, işlevselliğin ne derece bozulduğuyla ölçülüyor.

Belirtiler günün büyük bir kısmını kapsıyorsa, işe ya da okula gitmek imkansız hale geldiyse ve sosyal ilişkiler zarar görüyorsa vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanından destek almak gerekiyor.

Özellikle uyku ve iştah dengesizliği yaşam kalitesini düşürüyorsa, çaresizlik ve intihar düşünceleri varsa acil tıbbi müdahale hayati önem taşıyor.

Profesyonel yardım, hayatın çekilmez hale geldiği noktada kurtarıcı bir rol üstleniyor.

TEDAVİ EDİLMEYEN DEPRESYON HANGİ SONUÇLARI DOĞURUR?

Zamanında müdahale edilmeyen vakalar, birkaç aylık geçici bir sorun olmaktan çıkıp kalıcı ve kronik bir boyuta ulaşıyor.

İş ve okul performansındaki düşüş, bireyi toplumdan soyutlayarak sosyal geri çekilmeye neden oluyor.

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yüksek stres, farklı fizyolojik hastalıklara davetiye çıkarıyor.

Ayrıca madde bağımlılığı riskini artıran bu süreç, şiddetli vakalarda ne yazık ki intihar eylemleriyle sonuçlanabiliyor.

MEVSİMSEL DEPRESYONDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

Biyolojik etkileri en aza indirmek için güneş ışığından maksimum düzeyde faydalanmak birinci kural olarak öne çıkıyor.

Gündüz saatlerinde ev ve iş yerlerinin bolca havalandırılıp aydınlık tutulması öneriliyor.

Açık havada yapılan düzenli yürüyüşler ve fiziksel aktiviteler, zihinsel iyileşmeyi hızlandırıyor.

Beslenme tarafında ise niteliksiz karbonhidratlardan uzak durularak omega-3 ağırlıklı gıdaların tüketilmesi büyük önem taşıyor.

Sosyal ilişkilerin güçlü tutulması, iyileşme sürecini destekliyor.

UYKU DÜZENİ RUH SAĞLIĞINI NASIL ETKİLER?

Günlük yaşam ritminin korunmasında uyku hijyeni kritik bir işlev görüyor.

Her gün aynı saatte yatağa girmek ve uyanmak, biyolojik saati dengeleyerek sirkadiyen ritmi düzenliyor.

Bireylerin strese yol açan faktörlerden olabildiğince uzak durması, koruyucu bir kalkan vazifesi görüyor.

Geçmiş yıllarda şiddetli ataklar geçiren kişilerin, sonbahar ayları başlar başlamaz önleyici bir adım olarak uzman hekimlere başvurması tavsiye ediliyor.

FARKINDALIK VE ERKEN MÜDAHALE NEDEN ÖNEMLİDİR?

Bu klinik tabloyu basit bir tembellik veya karakter zayıflığı olarak değerlendirmek büyük bir hata kabul ediliyor.

Tamamen biyolojik temellere dayanan bu rahatsızlık karşısında farkındalık yaratmak, çözümün yarısını oluşturuyor.

Kişinin kendisinde veya çevresindeki insanlarda bu belirtileri gözlemlemesi halinde, zaman kaybetmeden tedavi seçeneklerini araştırması gerekiyor.

MEVSİMSEL DEPRESYON TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Günümüz tıp dünyasında bu rahatsızlığın oldukça başarılı ve etkili tedavi yöntemleri bulunuyor.

Hastalığın şiddetine ve kişinin özelliklerine göre şekillendirilen tedavi planı, birden fazla yaklaşımı içinde barındırıyor.

IŞIK TEDAVİSİ NEDİR?

Özel bir cihaz yardımıyla sabahın erken saatlerinde yaklaşık 30 dakika boyunca parlak beyaz ışığa maruz kalmayı içeren bu yöntem, güneş eksikliğini telafi ediyor.

Beyin kimyasını doğal yollarla düzenleyen bu uygulamanın olumlu etkileri, genellikle birkaç gün ile iki hafta içinde gözlemleniyor.

PSİKOTERAPİNİN İYİLEŞME SÜRECİNDEKİ ROLÜ NEDİR?

Olumsuz düşünce kalıplarını kırmayı ve davranışları yeniden yapılandırmayı amaçlayan terapi seansları, hastaların mevsim geçişlerine uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.

Çeşitli terapi ekolleri, karamsar duygularla baş etme kapasitesini artırarak bireye kalıcı başa çıkma becerileri kazandırıyor.

ANTİDEPRESAN KULLANIMI KİMLER İÇİN GEREKLİDİR?

Daha ağır seyreden vakalarda uzman hekim kontrolünde ilaç tedavisine başvuruluyor.

Geçmişte düzenli olarak bu döngüyü yaşayan hastalara, sonbahar aylarında koruyucu amaçla antidepresan başlanıp, ilkbahar aylarında kademeli olarak dozu azaltılarak bıraktırılabiliyor.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ DEPRESYONU TETİKLER Mİ?

Kış aylarında güneş ışınlarının yetersizliği nedeniyle vücuttaki D vitamini seviyesi hızla düşüyor.

Bu eksiklik, mevcut depresif tabloyu daha da derinleştiriyor.

Bu nedenle hekim tavsiyesiyle yapılacak vitamin takviyeleri, iyileşme sürecine önemli bir katkı sunuyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN