Son dönemde arama motorlarında sıklıkla karşımıza çıkan dijital kumar bağımlılığı, sanal bahis siteleri ve mobil şans oyunları gibi kavramlar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte toplumsal bir tehdit haline geldi.
Uzmanlar, internet erişiminin olduğu her yerin potansiyel bir kumarhaneye dönüştüğü konusunda uyarıyor.
Eskiden kumar oynamak için fiziksel bir mekana gitmek veya yurt dışına çıkmak gerekirken, bugün akıllı telefonlar sayesinde bu tehlike saniyeler içinde ceplere giriyor.
EĞLENCE GÖRÜNÜMLÜ TUZAK
Enstitü Sosyal Toplum Araştırmacısı Yiğit Çelik, sürecin genellikle eğlence amacıyla başladığını ancak hızla bağımlılığa evrildiğini belirtti.
İnsanlar can sıkıntısını gidermek için ellerini ceplerine atıp telefonlarını çıkardıklarında, farkında olmadan kumar dünyasının kapılarını aralıyor.
Enstitü Sosyal Toplum Araştırmacısı Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel de, eskiden erişimi zor olan bu alışkanlığın artık sadece bir parmak ucu uzaklıkta bulunduğunu vurguladı.
Eğitim sisteminin içi boşaldı: Mühendisler kasiyer, gençler kumarda!
HER YAŞ VE STATÜ TEHDİT ALTINDA
Habertürk'te yer alan habere göre, dijital kumarın en korkutucu yanı, belirli bir hedef kitleyle sınırlı kalmaması.
Genci yaşlısı, zengini yoksulu demeden her sosyoekonomik ve sosyokültürel gruptan insan bu ağa düşebiliyor.
Enstitü Sosyal Toplum Araştırmacısı Nazan Tekgöz, dijital kumarın toplumun her kesimine yayıldığına ve fark edilmeden geniş kitleleri etkisi altına aldığına dikkat çekti.
SANAL VEBA ETKİSİ YARATIYOR
Bu durumu 'sanal veba' olarak tanımlayan Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel, yaşanan süreci kusursuz bir fırtınaya benzetti.
Yapılan araştırmalara göre, kumara başlama nedenlerinin yarısından fazlasını arkadaş etkisi oluşturuyor.
Yaklaşık yüzde 55 oranındaki bu etki, sosyal çevrenin bağımlılık üzerindeki belirleyici rolünü gözler önüne seriyor.
Bu paralar gerçekten gerçek mi? Loto ikramiyeleri aklınızı başınızdan alacak!
OYUN İÇİNDE GİZLENEN TEHLİKE: GANİMET KUTULARI
Dijital kumara zemin hazırlayan en büyük unsurlardan biri, masum görünen dijital oyunlar.
Tasarımlar, oyunlaştırma teknikleri kullanılarak kullanıcıları cezbedecek şekilde kurgulanıyor.
Özellikle 'loot box' olarak adlandırılan ganimet kutuları, içinden şansa dayalı eşya veya kostüm çıkması mantığıyla çalışıyor.
Bu mekanizma, aslında kumarın ilk aşamasını oluşturuyor ve özellikle çocukları hedef alıyor.
BANKACILIK UYGULAMALARINDA BİLE VAR
Tehlike sadece oyunlarla sınırlı kalmıyor.
Bankaların mobil uygulamalarına girildiğinde bile çark çevirme veya şans oyunlarını andıran menülerle karşılaşılıyor.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların insanları alttan alta kumara alıştıran psikolojik mekanizmalar olduğunu ifade ediyor.
Kişiler çoğu zaman oynadıkları şeyin bir kumar olduğunun bilincinde bile olmuyor.
Adı yasa dışı kumara karıştı, apar topar bu açıklamayı yaptı! Giray Altınok'tan suç duyurusu
YATIRIM ADI ALTINDA KUMAR
Nazan Tekgöz, kaldıraçlı işlemler gibi finansal hareketlerin de yatırım kılıfı altında sunulduğunu ancak bunların kişileri kumar alanına yönelttiğini belirtti.
İlk bakışta masum bir dijital oyun veya finansal işlem gibi görünen bu aktiviteler, arka planda ciddi bağımlılıklara ve geri dönüşü olmayan maddi kayıplara yol açan süreçlere dönüşüyor.
AİLELER ÇOCUKLARINI OYUN OYNUYOR SANIYOR
Çocuk yaşlara kadar inen bu bağımlılık türü her geçen gün büyüyor.
Aileler, çocuklarının odalarında sadece oyun oynadığını düşünürken, aslında çocuklar sanal kumarın pençesine düşmüş olabiliyor.
'Patlama' anı gelene kadar ebeveynler genellikle durumun farkına varmıyor.
IP numarasından adresinizin bulunmaması için en iyi önlem: Kapat-aç!
TOPLUMSAL YIKIMA NEDEN OLUYOR
Sadece bireyleri değil, aileleri ve sosyal çevreleri de derinden etkileyen bu durum; boşanmaların artışında, nüfusun azalmasında ve ekonomik kırılganlığın derinleşmesinde rol oynuyor.
Toplumsal ve kurumsal güvensizliğin arttığı dönemlerde, dijital kumar sessiz ama yıkıcı etkisi büyük bir risk alanı olarak karşımıza çıkıyor.
MÜCADELE İÇİN KATI ÖNLEMLER ŞART
Türkiye'de şu an saha verisi eksikliği nedeniyle kaç kişinin kumar oynadığı veya bağımlı olduğu net olarak bilinmiyor.
Ancak uzmanlar çözüm için yol haritasını çiziyor.
Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel; katı yaş kısıtlamaları, kişinin kendini sistemden dışlamasını sağlayan yazılımlar ve dijital koruma programlarının devreye sokulması gerektiğini vurguladı.

