Oxfordlu cerrah Maynard İsrailli keskin nişancıların kan donduran oyununu anlattı: Çocukları yalnızca testislerinden vurdular

Oxfordlu cerrah Maynard İsrailli keskin nişancıların kan donduran oyununu anlattı: Çocukları yalnızca testislerinden vurdular

Gazze'de görev yapan Oxford Üniversitesi'nden dünyaca ünlü kanser cerrahı Dr. Nick Maynard, İsrail ordusunun sivil katliamlarına dair kan donduran açıklamalarda bulundu. Dr. Maynard, gıda dağıtım noktalarında vurulan çocukların sadece belirli bölgelerinden hedef alındığını belirterek, "Bir gün dört çocuk hastaneye getirildi. Tümü sadece testislerinden vurulmuştu. Bu bir tesadüf değil, hedef pratiğiydi" dedi.

Gazze’de görev yapan Oxford Üniversitesi’nden kanser cerrahı Dr. Nick Maynard, Tucker Carlson’ın yayınında savaşın siviller ve sağlık sistemi üzerindeki yıkımına ilişkin çarpıcı tanıklıklarda bulundu. Maynard, Gazze’deki gıda dağıtım noktalarından getirilen yaralılar arasında bir gün dört genç çocuğun yalnızca testislerinden vurulmuş halde hastaneye ulaştırıldığını anlattı. Oxfordlu doktor, aynı dönem bazı yaralıların baş ve boyun, bazılarının göğüs, bazılarının ise karın bölgesinden vurulmuş olarak geldiğini belirterek, “Gördüğümüz yaralanma örüntüsü o kadar çarpıcıydı ki bunun tesadüf olmadığı açıktı” ifadelerini kullandı.

“YARALANMA ÖRÜNTÜSÜ TESADÜFÜN ÖTESİNDEYDİ”

Dr. Maynard, gıda dağıtım noktalarından hastaneye getirilen yaralıları ameliyat ettiğini ve meslektaşlarıyla birlikte belirli günlerde benzer bölgelerden vurulmuş hastalar geldiğini fark ettiklerini söyledi.

Maynard, bir gün yaralıların ağırlıklı olarak baş ve boyun bölgesinden, başka bir gün göğüs bölgesinden, başka bir gün ise karın bölgesinden vurulduğunu anlattı. Cumartesi günü ise dört genç çocuğun hastaneye getirildiğini belirten Maynard, bu çocukların “yalnızca testislerinden” vurulduğunu söyledi.

Maynard, çocukların kendi hastaları olmadığını, üroloji uzmanı meslektaşlarının bu vakalarla ilgilendiğini belirtti. Ancak o sırada Nasır Hastanesi’nin ameliyathane bölümünde bulunduğunu ve art arda getirilen çocukları hatırladığını söyleyen Maynard, “Yalnızca testislerinden vurulduklarını doğrulayabilirim” dedi.

“HEDEF PRATİĞİ GİBİ GÖRÜNÜYORDU”

Maynard, tanık oldukları yaralanma tablosunun “hedef pratiği” izlenimi verdiğini söyledi.

Oxfordlu doktor, gıda dağıtım noktalarından gelen yaralıların bu şekilde benzer bölgelerden vurulmasının rastlantıyla açıklanamayacağını savunarak, “Bu çocukların hepsi Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın gıda dağıtım noktalarında vurulmuştu” dedi.

whatsapp-image-2026-05-30-at-20-44-11.jpeg

“GAZZE’DEKİ SAĞLIK SİSTEMİ HEDEF ALINDI”

Dr. Maynard, Gazze’deki sağlık altyapısının yalnızca çatışmaların “yan hasarı” olmadığını, doğrudan hedef alındığını düşündüğünü ifade etti.

Maynard, “Bütün sağlık altyapısı Gazze’de tekrar tekrar hedef alındı” diyerek, hastanelerin, klinik alanların ve sağlık çalışanlarının saldırılara maruz kaldığını söyledi.

Oxfordlu doktor, Gazze’deki hastanelerin büyük bölümünün artık işlevsiz hale geldiğini belirterek, Han Yunus’taki Nasır Tıp Kompleksi’nin kalan en büyük hastanelerden biri olduğunu ancak onun da ciddi şekilde zarar gördüğünü aktardı.

“HER HASTANE SALDIRIYA UĞRADI”

Maynard, savaş öncesinde Gazze’de 36 hastane bulunduğunu, ancak bunların bir kısmının küçük kliniklerden oluştuğunu belirtti. Büyük hastaneler arasında Şifa, Endonezya, Avrupa Gazze Hastanesi ve Nasır Tıp Kompleksi’ni Gazze Hastanesi ve Nasır Tıp Kompleksi’ni sayan Maynard, bu sağlık merkezlerinin saldırılardan etkilendiğini söyledi.

“Her hastane saldırıya uğradı” diyen Maynard, Gazze’de sağlık çalışanlarının ölüm oranının diğer çatışma bölgeleriyle karşılaştırıldığında çok daha yüksek olduğunu savundu.

Maynard, Gazze’de yaklaşık 2 bin sağlık çalışanının öldürüldüğünü belirterek, bunun yaşayan hafızadaki diğer çatışmalara kıyasla “çok daha orantısız” bir tablo olduğunu ifade etti.

“AMELİYATTAYKEN HASTANENİN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ VURULDU”

Dr. Maynard, Gazze’de görev yaptığı sırada bizzat saldırıya tanık olduğunu da anlattı.

Ocak 2024’te Aksa Hastanesi’nde ameliyattayken, İsrail saldırısının çalıştığı ameliyathanenin hemen yanındaki yoğun bakım ünitesini hedef aldığını söyledi.

Maynard, “Ben ameliyattayken İsrail füze saldırısı, çalıştığım yerin hemen yanındaki yoğun bakım ünitesini vurdu” dedi.

Saldırının ardından hastanenin tahliye edilmek zorunda kaldığını belirten Maynard, bu tür örneklerin hastanelerin tesadüfen değil, doğrudan hedef alındığına işaret ettiğini savundu.

“HAMAS KOMUTA MERKEZİ İDDİALARINA DAİR KANIT GÖRMEDİM”

İsrail’in hastanelere yönelik saldırıları genellikle “Hamas komuta merkezi” iddiasıyla savunduğunu hatırlatan Maynard, görev yaptığı hastanelerde bu yönde bir bulguya rastlamadığını söyledi.

Maynard, “Ben gördüğüm şeyi söyleyebilirim. Çalıştığım hastanelerde Hamas’ın askeri faaliyetine dair hiçbir kanıt görmedim” dedi.

Ancak tüneller ya da hastane dışındaki yapılar hakkında konuşamayacağını belirten Maynard, buna rağmen saldırıların klinik alanları, hastaları, doktorları ve sağlık personelini hedef aldığını ifade etti.

KANSER HASTALARI TEDAVİYE ULAŞAMIYORDU

Maynard, Gazze’de sağlık sisteminin 7 Ekim öncesinde de ağır kısıtlamalar altında çalıştığını anlattı.

Kanser cerrahı olarak Gazze’de görev yaptığını belirten Maynard, savaş öncesinde de bazı kanser hastalarının tedavi için Batı Şeria, Ürdün ya da İsrail’e sevk edilmesi gerektiğini söyledi.

Ancak bunun uzun ve zorlu bir izin sürecine bağlı olduğunu belirten Maynard, başvuruların ortalama üç ay sürdüğünü, hayatı tehdit eden hastalıkları olan birçok kişinin bu süreçte tedaviye ulaşamadığını ifade etti.

Maynard, tedavi için başvuran hastaların yaklaşık üçte birinin izin alamadığını, izin verilen bazı çocukların ise aileleri olmadan gönderildiğini anlattı.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI ALIKONULDU, İŞKENCE GÖRDÜ”

Dr. Maynard, Gazze’de sağlık çalışanlarının yalnızca saldırılarda öldürülmediğini, aynı zamanda alıkonulduğunu ve işkence gördüğüne dair tanıklıklar bulunduğunu söyledi.

Maynard, bazı sağlık çalışanlarının hastanelerden alındığını, suçlama yöneltilmeden cezaevlerinde tutulduğunu ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürdü.

Oxfordlu doktor, kişisel olarak tanıdığı bazı sağlık çalışanlarının İsrail cezaevlerinde işkence gördüğüne dair ifade aldığını belirtti.

“YAKIN ARKADAŞLARIM ÖLDÜRÜLDÜ”

Maynard, Gazze’de yakın tanıdığı çok sayıda doktor ve sağlık çalışanının öldüğünü söyledi.

Bir plastik cerrah arkadaşının, annesiyle birlikte elleri arkadan bağlı halde ve başından vurulmuş şekilde bulunduğunu aktaran Maynard, Şifa Hastanesi’ndeki saldırıların ardından çok sayıda sivilin ve sağlık çalışanının cesedinin bulunduğunu anlattı.

Maynard, öldürülenler arasında doktorların, öğrencilerin ve daha önce birlikte çalıştığı sağlık personelinin de bulunduğunu belirtti.

“BATILI HÜKÜMETLERE ANLATTIK, SONUÇ DEĞİŞMEDİ”

Dr. Maynard, Gazze’de gördüklerini yalnızca medya yayınlarında değil, Batılı hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde de anlattığını söyledi.

İngiltere’de ve ABD’de hükümet yetkililerine, senatörlere ve Biden yönetiminden isimlere Gazze’deki çocuk ölümleri, hastane saldırıları ve sağlık çalışanlarına yönelik uygulamalar hakkında dosyalar sunduklarını belirten Maynard, buna rağmen sahadaki politikalarda belirgin bir değişiklik olmadığını söyledi.

Maynard, doktorların fotoğraflar, yazılı tanıklıklar ve saha gözlemleriyle yaşananları aktarmasına rağmen Batılı hükümetlerin İsrail’e yönelik tutumunda sonuç alıcı bir değişiklik görmediklerini ifade etti.

CARLSON’DAN RUANDA BENZETMESİ

Yayında Tucker Carlson ise Gazze’de yaşananları Ruanda soykırımıyla karşılaştırdı.

Carlson, 1994’te Ruanda’da yaşanan katliamların dünya tarafından bilindiğini ancak durdurulmadığını hatırlatarak, benzer bir sessizlik ve kayıtsızlığın Gazze için de geçerli olduğunu savundu.

Carlson, Batılı hükümetlerin “soykırımı önleme” söylemine rağmen Gazze’deki sivil ölümleri ve sağlık altyapısının çöküşü karşısında etkili bir adım atmadığını ileri sürdü.

“TANIKLIKLAR SAVAŞ SUÇU TARTIŞMASINI BÜYÜTÜYOR”

Maynard’ın anlatımları, Gazze’de hastanelerin, sağlık çalışanlarının ve sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN