Almanya'da Lübeck Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve prestijli Science Magazine dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırma, zihin açan kokular ve bunların insan beyni üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıyor.
Yıllar önce yapılan bu çalışma, doğal yöntemlerle bilişsel kapasiteyi artırmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, bir konu üzerinde çalışırken veya yeni bir bilgi öğrenirken gül kokusuna maruz kalmanın, beyindeki kodlama sürecini doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Çalışmanın sonuçlarına göre, bu basit eylem, bilgilerin işlenme hızını ve kalıcılığını ciddi oranda artırıyor.
Bilim insanları kanıtladı: Yaz saati, sağlığa zararlı!
UYKUDA ÖĞRENME MÜMKÜN MÜ VE NASIL UYGULANIR?
Deneyin en çarpıcı kısmı ise öğrenme süreci bittikten sonra başlıyor.
Uzmanlar, gün içinde gül kokusu ve hafıza ilişkisinden faydalanarak ders çalışan kişilerin, aynı kokuyu gece uyurken de kullanmalarını öneriyor.
Yastığa damlatılacak tek bir damla gül yağı veya esansı, beyin uykudayken gün içinde öğrenilen bilgilerin tekrar işlenmesini sağlıyor.
Bu süreçte beyin, geçici hafızaya aldığı verileri kalıcı hafıza bölümüne transfer ederken, tanıdık koku sayesinde bu işlemi çok daha verimli bir şekilde gerçekleştiriyor.
DERS ÇALIŞMA TAKTİKLERİ ARASINDA KOKU NEDEN ÖNEMLİ?
Araştırmanın verilerine göre, bu yöntemi uygulayan deneklerin hafıza performansında yüzde 13 oranında bir artış gözlemleniyor.
Koku duyusu, beyindeki öğrenme merkezine giden en kısa yollardan biri olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle, ders çalışma taktikleri arasına koku faktörünü eklemek, özellikle yoğun sınav dönemlerinde veya yeni bir yetenek kazanmaya çalışırken büyük avantaj sağlıyor.
Beyin, koku ile bilgi arasında güçlü bir bağ kurarak hatırlama sürecini kolaylaştırıyor.
Bilim insanları bile şaşkın: Süper yaşlıların hafızaları 30 yaş daha genç!
UNUTKANLIĞA NE İYİ GELİR VE KİMLER BU YÖNTEMİ KULLANMALI?
Özellikle yoğun iş temposuna sahip profesyoneller, yabancı dil öğrenmeye çalışan öğrenciler veya sürekli yeni bilgilerle uğraşan kişiler için bu yöntem adeta bir kurtarıcı niteliğinde.
Unutkanlığa ne iyi gelir sorusunun cevabını doğada arayanlar için gül kokusu, yan etkisi olmayan bilimsel bir destek sunuyor.
Uzmanlar, gül kokusunu parfüm veya oda kokusu olarak kullanmanın ötesinde, bilinçli bir öğrenme aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA GELECEKTE NELER BEKLENİYOR?
Lübeck Üniversitesi'nin bu çalışması, hafıza ve koku arasındaki ilişkiye dair temel taşlardan biri olarak kabul edilirken, güncel bilimsel çalışmalar da bu bulguları desteklemeye devam ediyor.
Örneğin, Kaliforniya Üniversitesi tarafından yakın zamanda yapılan benzer bir araştırmada, 7 farklı kokunun (gül dahil) gece boyunca odada bulunmasının, ileri yaştaki bireylerde bilişsel kapasiteyi yüzde 226 oranında artırabildiği gözlemlendi.
Bu veriler, kokuların sadece anlık bir his değil, aynı zamanda beynimiz için güçlü bir antrenman aracı olduğunu kanıtlıyor.
Matematik yeteneği genetik mi, iyi eğitim mi? İşte bilimin yanıtı
