İstanbul Boğazı'nda denizanaları neden çoğaldı?

İstanbul sahillerinde artan denizanaları, vatandaşların dikkatini çekiyor. Kirlikten dolayı İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde sayısı hızla artan denizanaları, balıkçılara zor anlar yaşatıyor. İşte, denizanasının bilinmeyen özellikleri...

İstanbul Boğazı'nda denizanaları neden çoğaldı?

Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'nın kıyı şeritlerinde sayısı artan denizanalarını görenler, şaşkınlığını gizleyemiyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, mevsimsel değişiklik ve aşırı kirliliğin denizanası yoğunluğuna neden olduğunu söyledi. Sert rüzgarın da denizanalarının kıyıda birikmelerine neden oluyor.

İSTANBUL'DA DENİZANASI İSTİLASI!

İstanbul'un kıyı kesimleri, denizanalarının istilasına uğradı. Arnavutköy, Ortaköy ve Bebek sahillerinde büyüklü küçüklü yüzlerce denizanasına rastlandı. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, İstanbul Boğazı'ndaki tedirgin eden denizanası görüntülerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

NTV'den Tuğba Öztürk'ün haberine göre, denizanalarının Türkiye'deki bütün denizlerde bulunduğunu söyleyen Okyar, "Bu canlıların ekosistemde bir yeri var. Haliyle denizanaları belirli bir dönemde değil her mevsim oluyor. Fakat belirli dönemlerde bu canlılar denizlerin kıyı kesimlerinde birikiyor" bilgisini verdi.

4pssp6-lk0ip5igakted7a.jpg

DENİZANALARI NEDEN ÇOĞALDI?

İstila şeklinde oluşan görüntüyü rüzgar ve denizdeki akıntılara bağlayan İşinibilir, geçen hafta etkili bir lodos ve güçlü bir poyrazın olduğunu söyledi.

Rüzgarların etkisi ile kıyı kesimlerinde birikimlerin artığını söyleyen İşinibilir, "Su yüzeyinde ne varsa rüzgar onu estiği yöne doğru atar. Denizanaları da su yüzeyine yakın yaşayan canlılar olduklarını için akıntılarla birlikte rüzgarın estiği yöne doğru birikirler. Rüzgarın ve dolayısıyla da akıntının söndüğü yerde bu canlılar birikir. Bu sebeple denizanaları ile birlikte bir sürü katı atık da kıyılara sürüklendi" açıklamasını yaptı.

Kıyılardaki denizanası yığılmasına küresel ısınmanın etkisi olduğu kadar balıkçılık faaliyetlerinin payı olduğunu belirten İşinibilir, "Balıkçılıkla birlikte denizanalarının üzerinden beslenen avcı türleri ortamdan çekiliyor. Doğal olarak denizanası gibi canlıların, rekabetçi türleri yok oluyor. Denizanalarının küresel ısınmadan kaynaklı üreme metabolizmaları daha da hızlanıyor" dedi.

fvkoc0kwzkwlfsgjazhkog.jpg

"BU, BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI"

Denizanalarının bulundukları ortama çabuk adapte olabilen canlılar olduğuna işaret eden İşinibilir, "Açık açık söylemekte fayda var, bu su üzerinde gördüğünüz denizanaları, buzdağının görünen kısmı. Asıl büyük popülasyon suyun görmediğiniz tarafında" açıklamasını yaptı. 

İşinibilir, "Biz denizleri kirleterek aşırı çoğalmasına fırsat verdiğimiz sürece kıyı kesimlerinde daha büyük denizanası toplanmalarına maruz kalabiliriz" dedi.

Marmara Denizi'ndeki görüntülerin ardından, Akdeniz ve Ege Denizi'nde de aynı görüntülerin oluşma ihtimaline karşı da bilgi veren İşinibilir, zaman zaman İzmir Körfezi’nde de bu görüntülere rastlandığını söyledi. 

Ancak Marmara Denizi'nin nispeten kapalı bir deniz olduğunu sözlerine ekleyen İşinibilir, "Akdeniz ve Ege açık deniz yapısına sahip olduğu için bu gibi durumlara koy ve körfezler dışında ender rastlıyoruz" dedi.

1fjr1e-adum4mfw0gr13ha.jpg

DENİZANALARI ZEHİRLİ Mİ?

Oldukça zehirli ve insan sağlığı tehlikeye atan denizanalarının da olduğunu söyleyen İşinibilir, Marmara Denizi kıyısında görülen denizanalarına ilişkin bilgi verdi. 

İşinibilir, "Marmara Denizi'nde gördüğümüz denizanaları en zararsız olanları. Bunlar Ay denizanası olarak adlandırılır, yaz sonu-sonbahar başı gibi çoğalırlar. İnsanları sadece görsel olarak rahatsız eden canlılardır" dedi. 

Öte yandan; zaman zaman Akdeniz kıyılarında zehirli denizanalarının görüldüğünü söyleyen İşinibilir, "Özellikle Akdeniz'de göçmen denizanası olarak adlandırılan cins, insanı hastanelik edecek türdendir. Yakıcı kapsüllere sahip oldukları için, size dokunduğunda zarar verebiliyorlar" açıklamasını yaptı.

İşinibilir, tedirgin eden görüntülere karşı özellikle Marmara Denizi'ne kıyısı olan yerel yönetimlerin kontrollü ve birlikte çalışması gerekliğini söyledi. 

Denizanaları konusunda ciddi sıkıntı çeken ülkelerin olduğunu da sözlerine ekleyen İşinibilir, "Bu bu konuda en az sıkıntı çeken ülkelerden biriyiz. Bu konuda o kadar sıkıntı çeken ülkeler sağlık, kozmetik gibi alanlarda bunu faydalı yönde kullanmaya başladılar" şeklinde sözlerine son verdi.

405e59180030ae66e24f222c655b3e31-xl.jpg

DENİZANALARININ BEYİNLERİ VE KALPLERİ YOK

Denizanalarının kemikleri yoktur, bu yüzden de fosillerini bulmak oldukça zor. Bununla birlikte, bilim insanlarının çalışmalarına göre tüm dünya denizlerinde yaşayan bir canlı türü olan denizanaları, paleontolojik kayıtlara göre 650 milyon yıldır aramızda. Ki bu dinozorlardan çok daha öncesine giden bir tarihtir.

Denizanaları şeffaf yapılarından dolayı çevresini yansıtıyor. Okyanusun akıntıları ile hafifçe dalgalanıyorlar ve bunun aslında ilginç bir nedeni var: Vücutlarının yaklaşık yüzde 98'i sudan oluşuyor. Karaya çıkarlarsa, vücutları buharlaşmaya başlıyor ve birkaç saat sonra da yok olabiliyorlar. İlkel bir sinir sistemleri olmakla birlikte beyinleri yok. Ayrıca kalpleri de yok. Jelatinimsi vücutları o kadar ince ki, sadece difüzyonla nefes alıyorlar.

22086.jpg

DENİZANALARI ÖLÜMCÜL OLABİLİR

Basit vücut tasarımlarına rağmen, bazı denizanalarının gözleri vardır. Aslında, birkaç tür için görme olayı, oldukça karmaşık bir yapıda olabilir. Örneğin kutu denizanası, karmaşık görsel sensörler dizisi olan 24 gözü sayesinde, dünyayı 360 derece görebilen birkaç canlıdan biri.

Dünyadaki en zehirli denizanası, muhtemelen yetişkin bir insanı sadece birkaç dakika içinde acı içinde öldürebilen kutu denizanasıdır. Her kutu denizanasının 60'tan fazla insanı öldürecek kadar zehir taşıdığı bilinmektedir. Daha da kötüsü, zehirden önce ağrıdan ölmeniz oldukça muhtemel. İyi tarafından bakarsak, bu bilgi Avustralyalı araştırmacıların kutu denizanası sokmaları için potansiyel bir panzehir geliştirmelerine yardımcı oldu.

jellyfish-5-682x455.jpg

KARANLIKTA IŞIK SAÇARLAR

Birçok denizanası, biyolüminesan özelliğe sahiptir. Biyolüminesan, canlıların ışık üretmesini ve bu ışığı yaymasını sağlar. Denizanaları, bu ışığı avlarını kendilerine çekmek veya avcılarını rahatsız etmek gibi çeşitli nedenlerle kullanıyor.

Yapılan araştırmalara göre taraklılar ismindeki bir denizanası türünün dirimsel ışık yayabildiği, ay denizanalarının bir türünün 400 bine yakın yavru doğurabildiği, denizanalarının süper güçlerine verilen örnekler arasında yer alıyor.

Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN