13 Ağustos 2020 Perşembe
BIST 100
1114.18
%0,37
DOLAR
7,3338
%-0,09
EURO
8,6721
%0,21
ALTIN
454.894
%0,63
21°/30°
İSTANBUL
Güneşli
14.03.2020  00:15
İtaat
13
+
-
Evrensel hukuk ilkeleri, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, demokratik bir yaşamın olmazsa olmazlarıdır.

Bunları hiçbir tarihsel ve sosyolojik girdi ya da yerel değer ikame etmez. Ne milletin irfanı, ne dayanışma ruhu, ne varsayılan meziyetleri...

Üç parçalı bir silsile vardır.

Önce, bu ilkeler,

- Toplum-devlet sözleşmesinin, anayasanın merkezinde yer almalıdır.

- Yetmez. Kanunlara yansımalı, onlar ve kurumlar tarafından korumalı ve denetlenmelidir.

- O da yetmez. Toplum tarafından ahlaki temel kural olarak içselleştirilmiş olmalıdır. 

Bizde ya biri vardır ya diğeri. En iyi durumda ikisini yakaladığımızı düşünmüşüzdür. Ama üçünü bir arada gördüğümüz hemen hiç olmamıştır. 

Buna karşın üçünün de yokluğuna alışığızdır. 

Bugün o topyekûn yokluk hallerinden birisini yaşıyoruz.

Bu üçlü yokluk, aslında onu üretenlere dair üçlü sorumluluk demektir.

Siyasi egemenin ve aktörlerin sorumluluğu...

Onu denetlemesi, sınırlandırması gereken yargı, yargıç, kurum gibi aktörlerin sorumluluğu...

Sivil parçaların, hatta şahsi alanların sorumluluğu...

Özellikle sivil parçalara dair bu son sorumluluk katmanı, üzerine az düşünülen, ama belirleyiciliği yüksek, otoriterlik, hoyratlık, cemaatçilik, partizanlık dahil pek hastalığın meşrulaştırıcı unsurudur. Zira dimağları kuşatan değer sistemlerine, hatta daha ötesine gönderme yapar. 

Onu zihniyet tabiriyle ifade etmek yanlış olmaz.

Peki nedir zihniyet?

İnsanın dış gerçeklikler karşısındaki akıl yürütme biçimidir. Algılama, anlama, açıklama düzenini oluşturan parçaların zihindeki kendiliğinden sıralanma biçimidir.

Fernand Braudel’in 1963’te yayınlanan Medeniyetler Grameri kitabındaki şu tanımı klasik olmuştur:

“Her dönemde dünyaya ve nesnelere dair belli tahayyül, kolektif bir bakış toplumun tümünü kuşatır, ona nüfuz eder. Davranışları belirler,  tercihleri yönlendirir, önyargıları üretir, toplumun hareketlerini şekillendirir. Bu, zihniyettir. Zihniyet, belli bir dönemin toplumsal, tarihsel koşulları ve gelişmelerinin ürünü olmaktan çok, uzak ve köklü bir mirasın, sıkça adeta bilinç altına yerleşmiş eski inançların, korkuların, endişelerin eseridir. İlk tohumları geçmişte kaybolmuş, kuşaktan kuşağa, insan nesilleriyle aktarılan ve bulaşan devasa bir salgının eseri... Bir toplumda güncel hadiselere verilen tepkiler, bu hadiselerin o toplum üzerindeki baskısı, rasyonel mantık ya da egoların yönlendirdiği çıkarlardan ziyade, bu formüle edilmemiş, sıkça da edilemeyen, ortak bilinç altından fışkıran ‘emir’e itaat ederler. Zihniyetler zamanından az etkilenir, çok uzun ve her zaman farkında olunmayan kuluçka dönemlerden sonra, çok yavaş değişirler.”

İnsanı kuşatan yapılara, bir tür yapısalcılığa gönderme yapan güçlü bir tanım...

Braudel’in sözünü ettiği öyle bir çatıdır ki, örneğin Türkiye’yi düşünecek olursak sağdan sola, milliyetçilikten İslamcılığa pek çok siyasi tutumu örter.

Çatının altındaki parçalar olarak siyasi tutumları örnek vermem, gelişigüzel bir tercih değildir. 

Nitekim Türkiye’de hangi eğilimden olursa olsun hakim siyaset algısındaki “kök anlayış” kimlik ve mensubiyet üzerine kuruludur. Bu anlayış, ana hatlarıyla, çok parçalı toplum fikrini tek parçalı millet kavramıyla ikame eder.

Zihinler, tarihi milletler ve kültürler arası gerilim olarak tanımlayan ve süreli bir seferberlik hali olarak “devlet-siyaset-toplum-insan” özdeşliği kurma eğilimi taşıyan bir yapıda akıl yürütür. 

Türk, sağcı, solcu, İslamcı gibi kategoriler üzerinden mensubiyet duygusuna yapılan aşırı vurgu, bütün ataerkil düzenlerde olduğu gibi burada da, “içine kapalı doğal düzen” algısını her aktörün içine doğduğu doğal bir değer kılar. 

İçe kapalılık ise doğal olarak kuvvetli bir öteki mefhumunu besler ve kimlik tanımında “öteki” fikrini hatırı sayılır bir şekilde araçsallaştırır.

“Öteki”ye tedbir esas olur.

Tedbir ise keyfi olur.

İstisnalar, direnen örnekler dışında, insan, yargı, yargıç bunun karşısında diz çöker.

Bazı dönemlerde bu daha baskındır, bugün olduğu gibi...

Braudel’in söylediği türden bir kuluçka döneminden geçtiğimizi umalım. 

YORUMLAR (13)
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ahmet Akbulut
14.03.2020 19:19
Ülkenin içinden geçtiği iklimi anlamama yardımcı oldu. Tamamen katılıyorum. Kitlelerin mevcut durumu anlamlandırmada neden son 20- 25 yılın -ki bireylerin hafızasında daha berrak olması gerekir- değilde son 120 yılın hesabının etkili olduğunu izah ediyor.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İzzet Piruzbeyoğlu
14.03.2020 14:35
Braudel alıntısında bir çelişki var gibi. Hem ‘her dönemde ‘ diye başlayıp zihniyetin dönemsel oluşumu vurgulanıyor sanki.sonra da zihniyetin dönemlere özgü olmadığı.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
14.03.2020 13:25
Toplum devlet sözleşmesine değer verilseydi hilafet devam ederdi.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
14.03.2020 13:25
Cemil Meri'in dediği gibi "Düşünmek savaşmaktır. Bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna savaşmak...” “Büyük adamın kaderi, put kırıcılık... Bu putlar bir dönem onun da mabudu olmuştur... Ve bilir ki yeni bir dünyanı, daha güzel bir dünyanın yolunu açmak için bu sevimli oyuncakları parçalamak zorundadır...” Tebrik ediyorum sizi...
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
14.03.2020 13:24
Atatürk toplum devlet sözleşmesi gereği hilafeti kaldırmış, İslam'ı devletin dini olmaktan çıkarmıştı... Ya hu milletli enayi yerine koyup maytap geçmeyin... Akıllı olun biraz...
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru
14.03.2020 12:57
02:29 da yorum yazan okuyucunun dediği gibi kendi ektiklerinden şikayet eden bu sözde liberal anlayışın öncelikle kendi, algı, bilgi ve yeteneklerini baştan değerlendirip, kendileri ile orantılı mütevazi bir zemine dönmeleri gerekir. Ne analiz, ne değerlendirmelerinin doğru olmadığı kendi yol verdiklerinden yine kendilerinin şikayeti ile ortaya çıkıyor. Bu eleştiriler hoşlarına gitmiyor ama bunlardan kimileri kendi kazdığı kuyuda hukuksuz hapis cezaları ile boğuşuyor. Diğer makul insanların içine düşürdüğü durumu görünce bu kendi kazdığı kuyuya düşenlere de üzülmek mümkün olmuyor
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru
14.03.2020 12:38
Fiziksel ve ruhsal gelişmişlik seviyesinin yetmediği bir davranış çocuktan beklenemez. Bizim gibi az gelişmiş toplumlarda da kıt kanaat oluşturulmaya çalışılan çok yetersiz de olsa demokratik çabayı beğenmeyip, az gelişmiş ergenvari itiraz ve isyanlarla demokrasicilik oynamaya üstelikte kabile kültürü düzeyindeki anlayışlar ile kolkola girilince sonuçta Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak durumuna düşülüyor. Bütün bu akıl ve bilgi dışı davranışları bir de ilke diye anlatmalar da ayrı sorun. Özde yanlış adamlar ve anlayışlar ile doğru iş yapılamayacağını anlamakta zorlanıyorlar.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Deva
14.03.2020 08:18
Ali Babacan’ın partisi milletvekillerinin yarısını önseçimle belirleyecekmiş. Çok önemli buldum ben.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
14.03.2020 07:43
Kulucka doneminden gectigimizi sanmiyorum, ben sunu farkettim: aslinda kimlik tanimi ne olursa olsun ozunde Ataturkcusuyle muhafazakari (ya da Erdogancisi desek daha dogru) ve digerleri birebir ayni.. ruhu ayni.. dolayisiyla top bir onun bir oburunun elinde ama ayni sekilde "hissedip" ayni seyleri uretiyorlar.. belki chp.nin acilimi kuluckaya benzetilebilse de toplum sizin gibi temelde farklilasan insanlar olmadigi surece birkac adamin yonetiminde ayni kulce olmaya devam edecek.. diger toplumlarda da bu boyle.. yani gordugum kadariyla.. caglar degisir nefs degismez ve genelde gelismek istemez.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
mutlu yücel
14.03.2020 02:29
Her karış toprağı mütemadiyen kanla sulanan memleket, memleket olmaz. Halkı demokrasiyi tüm kural ve kurumlarıyla içselleştirmiş memleketlerde verim olu, refah olur. Aksi halde o memleket bataklık olur, çorak olur çöl olur. Çöl topraklar, geçirgen olur, sık sık kan su ister, yine de bir türlü adam olmaz. Memleket deyip bağrına basman için toprağında, suyunda, havasında, demokrasi olması gerekir ki cennet ola, gerekirse uğruna canına feda ola.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
14.03.2020 02:29
bu dönemin yumurtalarının üstünde kuluçkada çok durmuştunuz. yumurtalardan yavrular çıkınca beğenmiyorsunuz. gerçekten öngörülü bir aydın olsaydınız toplumu uyarırdınız. şimdi sadece boş konuşuyorsunuz. inandırıcılığınız kalmadı.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar okuru
14.03.2020 02:02
Güzel bir yazl.2000 km uzaktan ve gece okudum.Bu yazlyl yeni kurulan partilerin üyelerinin de okumalarlnl tavsiye ederim.Demokrasiyi hep birlikte yeniden ögrenelim.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
SON DAKİKA HABERLERİ
  • Dümbüllü kavuğunu kimseye devretmedi
    01:49
  • Yüz yüze eğitime bir ay erteleme
    01:31
  • Zil 21 Eylül'de çalacak
    01:31
  • 'Futbol erkek oyunu mudur?' sorusuna sert yanıt!
    01:03
  • Türkiye'ye Doğu Akdeniz tehdidi
    23:50
  • İki oyuncusunda virüs çıkan takım hükmen elendi
    23:48
  • Okulların açılış tarihi değişti! Eğitim uzaktan mı, normal mi olacak?
    23:42
  • Konuşma yaparken hipotansiyon nöbeti geçirdi
    23:42
  • Korona 'aile içinde' yayılıyor
    23:42
  • CHP'den 'İnce' hamle!
    23:34
  • Ankara Emniyet Müdürlüğünde görev değişikliği
    22:58
  • Maddi hasar 15 milyar doları aştı
    22:50
  • Füzeler her an ateşlenebilir!
    22:50
  • Hakkari'de 3 terörist etkisiz hale getirildi
    22:25
  • Enes Ünal Getafe'ye transfer oldu
    22:13
YUKARI