Ali Babacan, MB Başkanı Hafize Gaye'nin “Algı, kabul, itibar” açıklamasını değerlendirdi

KARAR TV ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programı, liderleri konuk etmeye devam ediyor. 1 Aralık 2023 Cuma günü canlı yayınlanan yapımın konuğu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oldu. Programda, MB Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın “algı, kabul, itibar” açıklamalarına yönelik konuşan Babacan, 'Elinde faiz artırmaktan başka enstrüman kalmadı' ifadelerini kullandı.

MUSTAFA SİVİŞ

Elif Çakır ve Taha Akyol'un sunumunda liderlerin konuk edildiği 'Gündem Özel' programının 1 Aralık 2023 Cuma günü konuğu , DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oldu. Programda ekonomi ve Merkez Bankası politikalarına dair önemli açıklamalarda bulunan Babacan, Hafize Gaye Erkan'ın “algı, kabul, itibar” açıklamalarını değerlendirdi. DEVA Partisi Lideri konuya ilişkin, 'Elinde faiz artırmaktan başka enstrüman kalmadı' ifadelerini kullanarak MB'nin mevcut politikalarının enflasyon ve dövizi düşürmekte başarılı olamadığını vurguladı.

İşte, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın kritik açıklamaları...

TAHA AKTOL: Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, İTO’da yaptığı konuşmada çok enteresan bir cümle kullandı ve bu genelde Beştepe’ye bir mesaj olarak algılandı. Sn. Hafize Gaye Erkan şöyle diyor: 'Algı, kabul, itibar' üçlüsü devreye girmiyorsa enflasyonu daha yüksek bir maliyetle de olsa bu patikaya oturtmaya azimli ve kararlıyız.

Şimdi burada bunlar devreye girmiyorsa, devreye sokmayan kim ki Sn. Erkan bunu söyleme ihtiyacı duyuyor? Siz ne anladınız bu cümleden?

ALİ BABACAN: Algı, kabul ve itibar şu demek, ekonomi ekibi ve ekonomi politikaları ile ilgili beklenti ve güvenin oluşması demek. Yani eğer ileriye doğru beklentiler, yarın ile ilgili algı olumluya doğru gitmiyorsa, ülkenin itibar sorunu varsa “Bizim Merkez Bankası olarak elimizden gelen tek şey faizi daha da yükseltmektir’ diyor. Benim anladığım bu, tabi ki soruyu kendisine sormak gerekiyor. Ama merkez bankacılığı jargonunda bunu Malezya Merkez Bankası Başkanı’na da okutsanız FED Başkanı’na da okutsanız bunu böyle anlar. Eğer farlı bir mesaj da vermek istiyorsa çıkıp bunu açıklaması lazım ‘Yok ben onu demedim bunu demek istedim’ diye.

ELİF ÇAKIR: Peki bunun muhatabı iş çevreleri değil dimi?

ALİ BABACAN: Şu açıdan öyle. Yani ‘Piyasa algısı, piyasalardaki algı, piyasada güven ve itibar eğer olumluya seyretmez ise elimizdeki tek enstrüman faiz, bunu daha da arttıracağım’ diyor. 'Enflasyonu kontrol edemezsem faizi daha da arttıracağım' diyor. Farklı bir meali varsa çıkar açıklarlar, benim anladığım bu. Şimdi net döviz pozisyonu eksiye düşmüş bir merkez bankasının elinde döviz yok. Sn. Cumhurbaşkanı ne diyor, ‘2014’den bu yana en yüksek döviz rezervine ulaştık’ diyor. Bir diğer yandan da 2014’de eksiye düştüğünü itiraf ediyor. Ama bunun dışında da bahsettiği hep brüt. Siz gidip Katar’dan yalvar yakar bir miktar MB’ye mevduat aldıysanız, mevduat ne demek ‘Bugün parayı koydum yarın bir gün çekerim’ demek değil mi? Ya da geçici süreli swap anlaşmalarıyla sen bana 1-2 yıl para ver ben de sana şunu vereyim dediğinde zaten o sayılı gün çabuk geçiyor. O paranın ödeme günü gelecek. Dolayısıyla MB’nin bu tür yükümlülüklerini düştükten, swap anlaşmalarını düştükten sonraki net rakam, en son baktığımda eksi 65 milyar dolar civarındaydı ve bu çok değişmedi. Yani bürütün artması şöyle oluyor, geçici olarak bir yerden borç para buluyorlar ve döviz rezervi arttı diyorlar. Ama senin borcunda arttı, gerçek anlamda bir faydası yok ülkeye.