Japonya'nın güneybatısındaki Kyushu adasında dün meydana gelen 7.1 büyüklüğündeki şiddetli deprem, ülkenin en önemli kültürel miraslarından biri olan tarihi Kumamoto Kalesi'nde ağır hasara neden oldu. Depremin hemen ardından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, 1607 yılında inşa edilen tarihi kompleksin Ninomaru Meydanı girişine yakın kısmında yer alan taş hendek duvarlarının (ishi-gaki) çökerek çimenliğe ve suya kaydığı görüldü.
Şiddetli sarsıntıyla birlikte tarihi surların saniyeler içinde çökme anı ve oluşan devasa toz bulutu çevredeki kameralara böyle yansıdı:
Çökme esnasında kalenin etrafını kaplayan devasa toz bulutları saniye saniye kaydedilirken, yetkililer tarihi alanın çevresini güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı.
2016 DEPREMİNİN YARALARI SARILIRKEN İKİNCİ DARBE
Japonya'nın simge yapılarından biri olan ve özel eğimli taş duvarlarıyla ünlü Kumamoto Kalesi, tam 10 yıl önce gerçekleşen 2016 depreminde de büyük yıkıma uğramıştı. O dönemde ana kule dâhil taş surların büyük bölümü çökmüş, Japonya Hükümeti yapının aslına uygun restorasyonu için 2052 yılına kadar sürecek dev bir koruma projesi başlatmıştı.
Restorasyon çalışmaları kademeli olarak devam ederken gelen bu yeni sarsıntı, tarihi yapının koruma sürecine ağır bir darbe vurdu. Japonya Kültür İşleri Ajansı, artçı sarsıntı riskine karşı kaledeki çalışmaları askıya aldığını ve hendek duvarlarındaki yeni hasarın boyutunu belirlemek için uzman ekiplerin bölgeye sevk edildiğini duyurdu.
JAPONYA'NIN 400 YILLIK SAMURAY MİRASI
1607 yılında ünlü feodal bey (daimyo) Kato Kiyomasa tarafından inşa edilen Kumamoto Kalesi, Nagoya ve Himeji ile birlikte Japonya’nın 'En Muhteşem Üç Kalesi' arasında gösteriliyor. Savaş stratejilerine göre tasarlanan ve tırmanılması imkânsız dik taş duvarlarıyla (Musha-gaeshi) bilinen kale, 1877’deki Satsuma İsyanı (Seinan Savaşı) dâhil pek çok tarihi kuşatmaya direndi. Ahşap mimarisi, savunma hendekleri ve samuray tarihi açısından ülkenin en kıymetli kültür simgelerinden biri sayılan kale, Japon halkı için aynı zamanda direncin ve tarihsel hafızanın sembolü kabul ediliyor.
