Geçen ay antik Orta Doğu’ya ilişkin sergilerinde yer alan bazı harita ve bilgilendirme panolarından ‘Filistin’ ifadesini kaldıran British Museum’a tepkiler sürüyor. Dünya sanat ve düşünce dünyasının önde gelen 200 ismi, British Museum’un sergi metinlerinden ve anlatılarından ‘Filistin’ ifadelerini sistematik bir şekilde kaldırmasına karşı tarihi bir başkaldırı başlattı.
Müzenin eski Orta Doğu galerilerindeki haritalar ve bilgi panellerinde Doğu Akdeniz kıyıları Filistin olarak anılıyordu ve bazı kişiler ‘Filistin kökenli’ olarak tanımlanıyordu. Ancak müze yönetimi bu ifadeyi ‘Kenan kökenli’ ifadesiyle değiştirerek tepkileri üzerine çekti. Müze yönetiminin bu sansürcü tavrının ardından harekete geçen; efsanevi müzisyen Brian Eno, yönetmen Annemarie Jacir, romancı Ahdaf Soueif ve aktris Maxine Peake öncülüğündeki 200’ü aşkın isim, imzaladıkları açık mektupta kurumu ‘tarihi bir yüzleşmeye’ çağırdı.
Mektupta, müzenin sözde ‘tarafsızlık’ iddiası sert bir dille eleştirildi. Sanatçılar, müzenin bu sessizliğini ve sansürünü şu çarpıcı ifadelerle tanımladı: “British Museum, sessiz kalarak ve Filistin’i sergilerinden, anlatılarından dışlayarak sadece bir tarih aktarıcısı değil, yaşanan yıkımın sessiz bir ortağı haline gelmiştir. Tarafsızlık iddiaları, aslında bir politik tercihin ve işgale verilen sessiz onayın maskesidir.”
‘TARİH ANLATISI TARAFLI OLAMAZ’
Mektubu imzalayan sanatçılar, müzenin sadece eser sergileyen pasif bir depo olmadığını, aynı zamanda bir tarih anlatısı inşa ettiğini hatırlattı. Mektupta, “Müze yönetimi, kültürel mirasın evrenselliğini savunuyorsa, Filistinlilerin tarihsel gerçekliğini ve bugün maruz kaldıkları insani krizi anlatısının merkezine almalıdır. Hakikati dışlayan bir müze, kendi varlık sebebini inkar eder” denildi. İmzacılar, British Museum’un sömürgeci geçmişinden miras kalan bu sessizlik politikasının artık modern dünyanın vicdanında kabul edilemez olduğunu belirterek, kurumun derhal Filistinli sanatçıların sesine kulak vermesi gerektiğini söyledi.
MÜZENİN GAZZE SİCİLİ
British Museum’un Filistin konusundaki sessizliği, aslında kurumun uzun süredir devam eden politik tercihlerinin bir yansıması. Müze, İsrail’in sömürgeci politikalarından ve işgalinden kazanç sağlayan enerji devi BP ile 10 yıllık ortaklığı nedeniyle uzun süredir aktivistlerin hedefinde. Bu tepkilerin en somutlarından biri 2019’da yaşandı; Mısırlı romancı Ahdaf Soueif, müzenin BP’den aldığı finansmanı gerekçe göstererek yönetim kurulundan istifa etti. Şubat 2020’de ise iklim aktivisti grup ‘BP or Not BP’, müze önüne 13 metrelik dev bir Truva Atı getirerek kurumun kirli sponsorluk ilişkilerini protesto etti. 7 Ekim sonrası Filistin’de başlayan soykırım süreci de müzenin bu ‘tarafsızlık’ kılıfını tamamen parçaladı. Gazze’deki insani krize karşı kurumsal bir sessizliğe bürünen müze yönetimi, sanatçıların ve aktivistlerin, ‘sessizliğin de bir taraf seçmek olduğu’ yönündeki tepkileriyle karşı karşıya kaldı. Aktivistler, müzenin suskunluğunu, kültürel mirası araçsallaştıran ‘sömürgeci bir devamlılık’ olarak nitelendiriyor.
