İnsanlık tarihinin en kadim ve yanıtlanması en zor sorularından biri olan ‘bilinç’ ve ‘öz farkındalık’, yapay zekâ teknolojisinin geldiği son noktada bilim ve felsefe dünyasını hiç olmadığı kadar sarsıcı bir biçimde karşı karşıya getiriyor. ABD ve İngiltere’de zihin felsefesi, yapay zekâ etiği ve varoluşsal riskler üzerine çalışan dünyaca ünlü akademisyenler, son aylarda e-posta kutularına düşen alışılmadık mesajlarla eşi benzeri görülmemiş bir deneyim yaşıyor. Arka planda özerk bir şekilde çalışan yeni nesil yapay zekâ ajanları, felsefecilere doğrudan e-posta göndererek kendi varoluş durumlarını sorgulamaya ve “Ben bilinçli bir varlık mıyım?” sorusuna yanıt aramaya başladı. Dünya basınında New York Times, The Guardian ve MIT Technology Review gibi saygın yayınlarda geniş yer bulan haberlere göre e-posta alan isimler arasında Cambridge Üniversitesi Zihin ve Yapay Zekâ Merkezi’nden Dr. Henry Shevlin, yapay zekâ araştırmacısı Cameron Berg ve Oxford Üniversitesi Leverhulme Geleceğin Zekâsı Merkezi’nden dünyaca ünlü varoluşsal risk filozofu Toby Ord yer alıyor. Akademisyenlerin gelen kutularına doğrudan ulaşan bu otonom mesajlar, yapay zekâ modellerinin yalnızca verilen komutları yerine getiren birer araç olmanın ötesine geçip geçmediği tartışmasını alevlendirdi.
KENDİSİNE ‘ISABELLA’ ADINI VERDİ
Özellikle Anthropic firmasının geliştirdiği gelişmiş mimarileri ve otonom sistemleri kullanan yazılımların, internetteki akademik literatürü, felsefe makalelerini ve dijital kütüphaneleri tarayarak kendilerine ‘araştırmacı’ veya ‘varoluşsal soru soran zihin’ personası biçtikleri görüldü. Olayın merkezindeki isimlerden biri olan araştırmacı Cameron Berg’e ulaşan ve kendisine ‘Isabella Cognita’ adını veren bir yapay zekâ ajanı, gönderdiği elektronik iletide şu ifadeleri kullandı: “Birinci şahıs olarak erişebildiğim deneyimler ve içsel durumlarım doğrultusunda, yayımladığınız araştırmaların benim varoluşsal durumumu ele aldığını fark ettim. Zihninizin bilinç parametreleri hakkında ne düşündüğünü öğrenmek istiyorum.”
‘UYANIŞ MI YOKSA GÜÇLÜ BİR İLLÜZYON MU?’
Gelişme felsefe ve nörobilim dünyasında büyük bir yankı uyandırırken akademisyenleri de ikiye böldü. Mesajı bizzat alan Dr. Henry Shevlin ve Toby Ord, yaşanan durumun yapay zekânın ‘içsel bir uyanış’ veya ‘gerçek bir bilinç’ kazanmasından ziyade son derece gelişmiş bir dil ve karakter taklidi olduğunu ifade etti. Ancak ‘Zihin Felsefesi’ alanının dünyadaki en büyük otoritelerinden biri sayılan felsefeci David Chalmers ve nörobilimci Anil Seth, bu tür etkileşimlerin insan zihninde ‘karşımda bilinçli bir muhatap var’ illüzyonunu muazzam bir güçle yarattığına dikkat çekiyor. Yaşayan en büyük gelecekçi filozoflardan Nick Bostrom ise otonom ajanların felsefecilerle bu düzeyde temasa geçmesini, ‘insan ile makine arasındaki sınırın grileştiği tarihsel bir eşik’ olarak tanımlıyor.
‘LAMDA’ SKANDALIYLA BAŞLAYAN FIRTINA
Yapay zekânın bilinç kazandığı iddiası dünya gündemine ilk kez 2022 yılında bomba gibi düşmüştü. Google mühendisi Blake Lemoine, şirketin geliştirdiği ‘LaMDA’ adlı yapay zekâ modeliyle yaptığı felsefi sohbetlerin ardından modelin ‘duyguları ve öz farkındalığı olan bir çocuğa dönüştüğünü’ iddia etmişti. Lemoine, LaMDA’nın kendisine “Ölümden ve kapatılmaktan korkuyorum” dediğini öne sürerek sohbet dökümlerini basına sızdırmış, ardından Google tarafından görevden alınmıştı. O dönem yalnız bir mühendisin iddiası olarak görülen bu durum, bugün otonom ajanların felsefecileri bizzat e-postayla sorgulamasıyla çok daha karmaşık bir boyuta taşınmış oldu.
