Dünya genelinde milyonlarca kişi güne daha enerjik başlamak ve dikkatini artırmak için kahve tüketiyor. Günlük bir ya da iki fincan kahvede ortalama 50 ila 400 miligram arasında kafein bulunuyor.
Araştırmacılar ise bu kez kafeinin, beynin dokunma ve hareket kontrolüyle ilgili özel bir mekanizması üzerindeki etkisini incelemeye odaklandı.
DOKUNMA VE HAREKET ARASINDAKİ BAĞLANTI ARAŞTIRILDI
Çalışmada “kısa gecikmeli afferent inhibisyon” (SAI) adı verilen bir yöntem kullanıldı. Bu yöntemde bileğe hafif bir elektrik uyarısı verilirken, kısa süre sonra beyne manyetik darbe uygulanarak beynin verdiği tepki ölçüldü.
Normal şartlarda beyin, hareketlerin kontrollü gerçekleşmesi için dokunma sinyallerini filtreleyerek kas tepkilerini dengeliyor. Böylece vücut her duyusal uyarana aşırı tepki vermiyor.
20 GÖNÜLLÜ ÜZERİNDE TEST YAPILDI
Araştırma kapsamında 20 sağlıklı yetişkiye 200 miligram kafein ya da plasebo verildi. Bilim insanları, manyetik uyarılar yardımıyla motor korteksin tepkilerini ölçerek kafeinin etkilerini değerlendirdi.
Sonuçlarda, kafein alan kişilerde beynin dokunma sonrası kas tepkilerini baskılama kapasitesinin arttığı görüldü. Araştırmacılar bu durumun, kahvenin SAI mekanizmasını güçlendirebileceğine işaret ettiğini belirtti.
ALZHEİMER VE PARKİNSON İÇİN İPUCU OLABİLİR
Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptörlerini engelleyerek etki gösterdiğini düşünüyor. Bunun da duyular ve kas hareketleri arasındaki koordinasyonda rol oynayan asetilkolin adlı kimyasal habercinin artışına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Araştırmacılar, elde edilen bulguların Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların anlaşılması açısından da önemli ipuçları sunabileceğini belirtti.
YENİ ÇALIŞMALAR PLANLANIYOR
Bilim insanları, daha yüksek dozlarda kafein kullanılarak ve daha geniş katılımcı gruplarıyla yeni araştırmalar yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. Ayrıca SAI testleri öncesinde bireylerin kafein tüketmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
