Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte akıllı telefonlar ve sosyal ağlar yalnızca gençlerin değil, ileri yaştaki bireylerin de günlük rutini haline geldi. Radyo ve televizyonun yerini alan dijital platformlar, emeklilik ve çocukların evden ayrılmasıyla sessizleşen hanelerde yeni bir sosyalleşme kapısı açıyor.
Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, Türkiye'de son 9 yılda yaşlılar arasında internet kullanımının yaklaşık 6 kat arttığına dikkat çekerek aile içi iletişim dinamiklerinin tamamen değiştiğini vurguladı.

"ESKİDEN BÜYÜKLER SÖYLERDİ, ŞİMDİ TORUNLAR NİNELERİNE SÖYLÜYOR"
Gençlerin ekran süresinde önde olmasına rağmen sosyal ağlara en hızlı geçiş yapan kitlenin yaşlılar olduğunu belirten Psikolog Koçkanat, bu ilginin temelinde insani bir yalnızlık duygusunun yattığını ifade etti:
"Eskiden ‘Bırak şu telefonu’ cümlesini büyükler gençlere söylerdi. Şimdi roller değişti; torunlar dedelerine, ninelerine söylüyor. Yaşlıların sosyal medyaya yönelmesinin arkasında görülmek ve bağlantıda kalmak ihtiyacı var. Emeklilikle iş arkadaşları gidiyor, çocuklar başka şehirlere taşınıyor, ev sessizleşiyor. Bir sohbet grubu ya da kısa video onlar için sadece eğlence değil; bir sosyal hayat, 'merhaba' diyecek birileri demek."
Doğru kullanıldığında uzaktaki torunla görüntülü konuşmanın ya da eski arkadaşları bulmanın zihni aktif tuttuğunu belirten Koçkanat, platformların toplumla bağı koruyan bir köprü görevi gördüğünü dile getirdi.
DOLANDIRICILARIN HEDEFİNDELER: "BEDELİNİ BİR ÖMRÜN BİRİKİMİ ÖDÜYOR"
Bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın köprüyü bir duvara dönüştürdüğünü vurgulayan uzman isim, siber tehlikelerin altını çizdi:
"Saatlerce ekrana bakmak kaygı, mutsuzluk ve uyku problemlerini tetikliyor. Hareket azalıyor, gerçek sohbetlerin yerini kısa iletiler alıyor. En kritik konu ise dolandırıcılık. 'Kazandınız' veya 'Hesabınız bloke oldu' tuzakları en çok yaşlı bireyleri hedef alıyor ve ne yazık ki bunun bedelini bazen bir ömrün birikimi ödüyor."
Sahte haber yayılımında da yaşlıların sevdiklerini koruma refleksiyle hareket ettiğini hatırlatan Koçkanat, şüpheli bilgilerin doğrulanmadan geniş kitlelere ulaştırıldığını belirtti.
AİLELERE 3 ÖNEMLİ TAVSİYE: "ELİNDEN ALMAK YERİNE ELİNİ TUTUN"
Yaşlı bireylerin ekran bağımlılığına karşı yasakçı zihniyet yerine sevgi ve ilginin ön planda olması gerektiğini belirten Koçkanat, ailelere şu 3 adımı önerdi:
Yasaklamak yerine eşlik edin: Telefonu bırakmasını söylemek yerine ne izlediğini merak edin ve birlikte vakit geçirin.
'Paylaşmadan önce sor' kuralı koyun: Şüpheli bir haber, kampanya veya para talebi gördüklerinde mutlaka aileden birine danışmalarını sağlayın.
Ekranı gerçek hayatın yerine koymayın: Bir büyüğünüz saatlerce ekrana bakıyorsa, asıl mesajı "Beni daha fazla arayın" olabilir. Telefonu elinden almak yerine elini tutmak gerekir.
