Sıcak havalarda vücudun yaşadığı sıvı ve mineral kaybı ile damarlarda meydana gelen genişlemelerin kan basıncında ani düşüş veya dalgalanmalara yol açtığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, ülkemizdeki tabloya dikkat çekti.
Türkiye'de her 3 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu vurgulayan Dr. Gürbüz, şu değerlendirmede bulundu:
"Ancak daha da tehlikelisi, henüz teşhis almamış ve tansiyon hastası olduğunun farkında bile olmayan devasa bir kitle bulunuyor. Hipertansiyonun 'sessiz katil' olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur. Özellikle aşırı sıcaklarda kan basıncı kontrolünün ihmal edilmesi; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve hatta felç gibi hayati sorunlara yol açabiliyor."
SOĞUK DUŞ VE ANİ KLİMA DEĞİŞİMİ KALP KRİZİNİ TETİKLİYOR
Sıcak günlerde serinlemek amacıyla yapılan bazı yaygın hataların hayati tehlike oluşturduğunu belirten Dr. Gürbüz, özellikle soğuk duş ve bilinçsiz klima kullanımına karşı uyardı:
"Serinlemek amacıyla doğrudan buz gibi suyun altına girmek, damarlarda ani bir büzüşmeye neden olur. Bu durum, kan basıncının saniyeler içinde fırlamasına ve kalbe giden kan akışının bozulmasına yol açarak kalp krizini tetikleyebilir. Tıpkı soğuk duş gibi, sıcak ortamdan aniden çok düşük dereceli klimalı mekanlara geçmek de damarlarda ani kasılmalar yaratarak tansiyon ataklarına zemin hazırlar. İç mekan klima sıcaklığı 22-24 derece arasında tutulmalıdır."

HİPERTANSİYON HASTALARI İÇİN 10 CRITICAL YAZ KURALI
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, yaz sıcaklarında kan basıncını dengede tutmak ve kalbi korumak için izlenmesi gereken 10 kuralı şöyle sıraladı:
Susamayı beklemeden su tüketin: Terlemeyle kaybedilen sıvı ve mineralleri telafi etmek için günde 2,5 - 3 litre su içilmelidir. (Kalp veya böbrek yetmezliği olan hastalar günlük miktarı hekimine danışmalıdır.)
İlaçlarınız için 'yaz dozu' ayarlaması yaptırın: İdrar söktürücü (diüretik) ilaçlar sıcaklarda tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine (hipotansiyon) yol açabileceği için mutlaka kardiyoloğa başvurarak doz ayarlaması istenmelidir.
11:00-16:00 saatleri arasında dışarı çıkmayın: Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarıda bulunmak ani damar genişlemelerine ve sıcak çarpmasına neden olabilir.
Akdeniz tipi beslenmeye geçin: Ağır, yağlı ve tuzlu gıdalar yerine zeytinyağlılar, sebze, meyve ve hafif ızgaralar tercih edilmeli; mideyi yormamak adına az ve sık yenilmelidir.
Soğuk duştan kesinlikle kaçının: Vücut şok etkisinden korunmalı, serinlemek için mutlaka ılık duş tercih edilmelidir.
Klimayı ideal derecede tutun: İç mekan sıcaklığı 22-24 derece arasında olmalı ve doğrudan klima rüzgarına maruz kalınmamalıdır.
Egzersizi serin saatlerde yapın: Yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi aktiviteler için sabahın erken saatleri veya akşam serinliği seçilmelidir.
Çay, kahve ve alkolü kısıtlayın: Vücuttan su atılımını artıran ve ritim bozukluğunu tetikleyen kafein ve alkol yerine ayran, maden suyu ve ev yapımı limonata gibi içecekler tüketilmelidir.
Açık renkli ve bol giysiler giyin: Vücudun terleme yoluyla soğumasını engellemeyen; pamuklu, keten ve rahat kıyafetler tercih edilmelidir.
Tansiyon takibini ve kontrolleri bırakmayın: "Kendimi iyi hissediyorum" düşüncesiyle tansiyon ölçümleri aksatılmamalı, değerler düzenli not edilerek olası dalgalanmalarda doktora başvurulmalıdır.
