Anadolu'nun kadim topraklarında sabırla işlenen taş süsleme sanatı, Kırşehir'de son demlerini yaşıyor. Uzun yıllardır doğadan topladığı taşlara ruh üfleyerek figürlere dönüştüren sanatçı Mine Kiper, teknoloji çağına direnen mesleğinin geleceği için endişeli. Kırşehir’de bu işi yapan tek kişi olduğunu vurgulayan emektar usta, el emeği göz nuru eserlerini miras bırakabileceği bir el, sanatı öğretebileceği bir çırak arıyor.
HOBİ OLARAK BAŞLADI, ŞEHRİN TEK USTASI OLDU
Emeklilik günlerini değerlendirmek amacıyla hobi olarak taşlarla oynamaya başlayan Mine Kiper, bu uğraşı zamanla profesyonel bir mesleğe dönüştürdü. Taşları birer kompozisyonun parçası haline getiren Kiper, bugün Kırşehir’de taş süsleme denilince akla gelen tek isim oluyor. Kiper, "Benden başka kimse kalmadı" sözleriyle bu yalnızlığın gururdan çok hüzün kaynağı olduğuna dikkat çekti. Kendisinden sonra bu geleneği sürdürecek ikinci bir isim bulunmadığını aktaran Kiper, bu işi yapacak yeni çıraklar beklediğinin altını çizdi.

TAŞTAN FİGÜRLERLE HAYATA DOKUNUYOR
Mine Kiper’in atölyesinde cansız taşlar adeta dile geliyor. Diş hekimlerinden öğretmenlere, buz pateni yapan neşeli çocuklardan çeşitli meslek gruplarına kadar pek çok figürü taşlarla şekillendiren usta, ziyaretçilerini hayran bırakıyor. El emeği ürünler yoğun ilgi görse de Kiper, insanların sadece "satın almak" ile ilgilendiğini, "öğrenmek" için kimsenin kapısını çalmadığını ifade ediyor.
USTA-ÇIRAK GELENEĞİ CAN ÇEKİŞİYOR
Geleneksel sanatların kalbi olan usta-çırak ilişkisinin günümüzde koptuğunu belirten Mine Kiper, sitemini şu sözlerle dile getiriyor: "Bu işi usta-çırak ilişkisiyle gelecek nesillere aktarmak istiyorum. İnsanlar gerçekten ekmeğini taştan çıkarmayı öğrenmeli. Üretmek, bir şeyler ortaya koymak çok kıymetli ancak gençlerimiz bu zahmetli ama bir o kadar da huzurlu sanata ilgi göstermiyor."

TEKNOLOJİYE KAFA TUTUYOR
Gelişen teknoloji ve fabrikasyon üretimler, taş süsleme gibi el işçiliği gerektiren sanatların yıldızını söndürdü. Kırşehir'in bu özgün sanat dalının yok olmaması için mücadele veren Kiper, mesleki tecrübesini aktarmaya hazır olduğunu her fırsatta yineliyor. Sanatçının en büyük korkusu ise kendisinden sonra bu eşsiz sanatın sadece tozlu raflarda birer anı olarak kalması.
