The Wall Street Journal'da (WSJ) yer alan habere göre, San Francisco Körfez Bölgesi'nin en popüler girişimlerinden biri olan Mercor, Uber veya teslimat uygulamalarıyla özdeşleşen "gig ekonomisi"ne (kısa süreli sözleşmeli iş modeli) yeni bir boyut kazandırdı. Şirket, yapay zeka modellerinin çıktılarını incelemek ve düzeltmek üzere binlerce beyaz yakalı uzmanı bünyesine katıyor.
Ancak bu işin karanlık bir ironisi var: Çalışanlar, bir gün kendi mesleklerini elinden alabilecek teknolojiyi bizzat eğitiyor.
DOKTORA SAATTE 250, ŞAİRE 150 DOLAR
2025 yılında OpenAI ve Anthropic gibi dev müşteriler için 30 binden fazla sözleşmeli personel ile çalışan Mercor, başvuru sürecinde adayların uzmanlığını titizlikle ölçüyor. İşe alım yelpazesi oldukça geniş: Gökbilimciler, endüstri mühendisleri, senaristler, yatırım bankacıları ve hukukçular bu yeni ekonominin bir parçası.
Ücretler ise uzmanlık alanına göre değişiyor:
Bir dermatolog, sağlık odaklı yapay zeka araçlarını geliştirmek için saatte 250 dolar kazanabiliyor.
Yapay zekanın "duygusal ifadesini ve edebi nüanslarını" geliştiren şairler saatte 150 dolara kadar gelir elde edebiliyor.
İŞSİZLİK VE EKONOMİK BELİRSİZLİK TETİKLEDİ
Haberde, ekonomik belirsizlikler ve yapay zekanın iş gücünü ne kadar ikame edebileceğine dair soru işaretlerinin işe alımları yavaşlattığına dikkat çekildi. ABD'de işsizlik oranının Kasım ayında son dört yılın zirvesine çıkmasıyla birlikte, yüzlerce iş başvurusundan sonuç alamayan profesyoneller rotayı Mercor gibi platformlara çevirdi.
"KENDİ YERİMİ ALACAK YAPAY ZEKAYI EĞİTİYORUM"
Houston'da yaşayan 30 yaşındaki video editörü Katie Williams, WSJ'ye verdiği demeçte yaşadığı çelişkiyi şu sözlerle anlattı: "Arkadaşlarıma 'Bir gün işimi elimden alacak yapay zekayı eğitiyorum' diye şaka yapıyorum."
Yapay zeka tarafından gerçekleştirilen bir mülakatla işe alınan Williams, videoları izleyip altyazılandırıyor ve yapay zeka tarafından üretilen videoların kalitesini puanlıyor. Williams ve meslektaşları, bu durumdan memnun olmasalar da iş seçeneklerinin sınırlı olduğunu belirtiyor.
ESKİ GAZETECİ: BEN YAPMASAM DA BU TEKNOLOJİ GELİŞECEK
2024 yılında işten çıkarılan ve 20 yıl otomotiv gazeteciliği yapan 61 yaşındaki Peter Valdes-Dapena da geçimini sağlamak için yapay zeka eğitmenliği yapanlardan. Haftada 20-30 saatini yapay zekanın yazdığı haber metinlerini eleştirmekle geçiren Valdes-Dapena, "Yapay zekayı ben icat etmedim, onu yok edecek kişi de ben değilim. Bu işi yapmayı bıraksam yapay zeka duracak mı? Hayır" ifadelerini kullandı.
MÜLAKATI DA DENETİMİ DE YAPAY ZEKA YAPIYOR
Mercor’un işe alım süreci de şirketin vizyonuna paralel ilerliyor. Adaylar genellikle insan olmayan, yapay zeka tabanlı bir "gözetmen" ile görüntülü mülakat yapıyor. İşe alındıktan sonra ise çalışanların bilgisayarlarına zaman takip yazılımı yükleniyor. Bu yazılım, çalışanların gerçekten çalışıp çalışmadığını ve ironik bir şekilde "yapay zekayı eleştirmek için gizlice başka bir yapay zeka kullanıp kullanmadıklarını" denetliyor.
FİKRİ MÜLKİYET TARTIŞMASI
Sistemin etik ve hukuki boyutu da tartışma konusu. Akademisyen Laura Kittel, Mercor'dan iş teklifi aldığını ancak sözleşmedeki bir madde nedeniyle reddettiğini belirtti. Sözleşmenin, geçmiş ve gelecek tüm akademik çalışmalarının haklarını şirkete devretmesini talep ettiğini savunan Kittel, bu durumu "onur kırıcı" olarak nitelendirdi. Şirket ise bu maddenin sadece proje kapsamında üretilen içerikler için geçerli olduğunu savundu.
Hukukçu Sara Kubik gibi bazı çalışanlar ise sürece daha pragmatik yaklaşıyor. Yapay zeka eğitiminin kendisine teknolojinin sınırlarını öğrettiğini belirten Kubik, "Yapay zeka hakkında çok fazla abartılı söylem var, bu iş bana onun kısıtlı yanlarını gösterdi" dedi.
