Mobil teknoloji dünyasının tanınan isimlerinden Coşkun Aksoy, Youtube kanalında 1 Temmuz 2026 tarihinde yayınladığı detaylı inceleme videosuyla Apple ekosisteminden ayrılarak Samsung'a geçtiğini duyurdu.
Apple firmasının en güncel mobil işletim sistemi olan iPhone Operating System 27 (iOS 27) sürümünü test etmek amacıyla iPhone 16 Pro cihazını ana telefonu olarak kullanmaya başlayan yayıncı, günlük yaşantıda karşılaştığı yazılımsal engeller ve kullanım kısıtlamaları nedeniyle Samsung Galaxy S26 Ultra modeline geçme sürecini şeffaf şekilde paylaştı.
Cihazlar arasındaki günlük konfor süreçlerini anlatan Youtuber, iki ekosistem arasındaki felsefe farklarını teknolojiseverlerin beğenisine sundu.

iPHONE İLE SAMSUNG ARASINDAKİ YAPAY ZEKA VE GÖRSEL DÜZENLEMEDEKİ YARIŞ
Geçmiş yıllarda Apple şirketinin en kaliteli yazılımı, kamerayı ve ekran deneyimini sunarak tüketicilerin zihninde çok güçlü bir premium algısı inşa ettiğini belirten Coşkun Aksoy, son 6-7 yıllık periyotta Android amiral gemisi modellerinin bu mesafeyi kapattığını söyledi.
Apple cephesinin yeni yazılım güncellemesi olan iOS 27 sürümü yapay zeka odaklı Apple Intelligence çözümlerinde büyük bir atılım gerçekleştirdi, özellikle fotoğrafları yeniden çerçeveleme ve akıllı genişletme fonksiyonları başarılı çalışıyor, görsel düzenleme noktasında ise Samsung yapay zekası çok daha pratik ve hatasız sonuçlar veriyor.
Samsung Galaxy S26 Ultra modelindeki yapay zeka araçları, fotoğraflardaki istenmeyen nesneleri temizleme konusunda profesyonel görsel düzenleme yazılımlarını aratmayacak seviyede kusursuz çalışıyor.

Akıllı telefon pazarında yıllardır dillerden düşmeyen, "iPhone kullanımı çok basit ve pratik" söyleminin günlük hayattaki karşılığını eleştiren Coşkun Aksoy, Apple cihazlarında konum servislerini hızlıca açıp kapatmayı sağlayan doğrudan bir kısa yol düğmesinin yer almamasını büyük bir eksiklik olarak nitelendirdi.
Kullanıcıların bu basit işlem için dahi karmaşık Kestirmeler uygulamasıyla vakit kaydetmek mecburiyetinde, Samsung arayüzünde ise tek bir panel üzerinden medya, sistem, bildirim, zil sesi ve sesli asistan düzeylerinin ayrı ayrı kontrol edilebiliyor.
Ayrıca Android ekosisteminde her bir mobil uygulamanın ses seviyesinin birbirinden bağımsız şekilde ayarlanabilmesi kullanıcılara büyük bir özgürlük tanıyor.
Yeni iOS 27 güncellemesiyle Apple tarafına bazı yüzeysel esneklikler eklenmiş olsa da tüketicilerin zil veya uyarı seslerini değiştirmek adına hâlâ derin ayarlar menüsünde çok sayıda adımla uğraşmak zorunda.

KLAVYE KONFORU VE EKRAN GEZİNTİSİNDEKİ ENGELLER
Günlük akıllı telefon deneyiminde yazım konforunu doğrudan etkileyen klavye unsurlarında da iki marka arasında ciddi kullanım farkları bulunuyor.
Samsung yerleşik klavyesinin en üst satırında sabit rakam tuşlarının yer alması hızı artırırken, sistemle entegre çalışan pano hafızası sayesinde oyunsever ve teknolojisever kullanıcıların geçmişte kopyaladığı birden fazla metne anında erişebiliyor.
Coşkun Aksoy, iPhone klavyesinde rakam tuşlarının ana düzende olmamasını ve kopyalama geçmişini tutan dahili bir panonun bulunmamasını büyük bir kullanım çilesi olarak tanımladı.
Bu temel eksiklikleri gidermek isteyen Apple kullanıcıları, sisteme üçüncü parti klavye yazılımları yüklemek zorunda.
Ekran üzerinde gezinme konforuna da değinen Youtuber, Samsung modellerinde ekranın hem sağ hem de sol kenarından parmak kaydırarak geri gelme hareketinin tek elle kullanımda hayat kurtardığını, Apple tarafında ise bu hareketin yalnızca sol kenarla sınırlandırılmasının büyük ekranlarda tek elle kullanımı imkansız kıldığını belirtti.

Aynı oyun veya uygulamalar Apple App Store üzerinde yüksek bedellerle satılırken Google Play Store bünyesinde ücretsiz şekilde indirilebiliyor, arayüz özelleştirme süreçlerinde de devasa farklar mevcut.
Samsung bünyesindeki GoodLock uygulaması sayesinde ana ekrandan hızlı panellere, kısayollardan temalara kadar ucu bucağı olmayan bir kişiselleştirme alanı sunuluyor, Apple tarafında ise iOS 27 sürümüne rağmen widget boyutlarını değiştirmek ve birkaç simgeyi düzenlemek dışında hiçbir ciddi kolaylık sağlanmadı.
Coşkun Aksoy, iki marka arasındaki felsefi yaklaşımı şu çarpıcı cümleyle özetledi:
"Samsung sınırları olmayan açık bir okyanus, iPhone ise etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir yüzme havuzu."

ÇOKLU GÖREV DESTEĞİ VE DONANIMSAL KISITLAMALAR
Apple cihazları pazardaki en güçlü mobil işlemcilere sahip olmasına karşın, ekranı ikiye bölme gibi en temel çoklu görev fonksiyonunu barındırmayarak donanım gücünü yazılımsal olarak kısıtlıyor.
Ekran boyutlarının devasa hale geldiği günümüzde, ekranın üst yarısında internet tarayıcısı veya Whatsapp uygulamasını açık tutarken alt yarısında bir Taşınabilir Belge Biçimi (PDF), Word ya da Excel dökümanı üzerinde çalışabilmek benzersiz bir üretkenlik sağlıyor.
Biyometrik güvenlik alanında ise Apple Face ID sistemi kusursuz çalışıyor ancak ekrana gömülü bir parmak izi okuyucusunun bulunmaması, telefon masada dururken veya kullanıcının yüzü kapalıyken pratikliği baltalıyor.
Harici kaynaklardan Android Application Package (APK) uzantılı orijinal uygulamaları yüklemek Samsung tarafında son derece basit, Apple ekosisteminde ise kısıtlamalar nedeniyle dışarıdan iOS App Store Package (IPA) yükleme süreçleri aşırı karmaşık ve adeta imkansıza yakın.
Samsung cihazlarda yer alan Knox güvenlik altyapılı Güvenlik Klasörü özelliği; bankacılık verileri, özel fotoğraflar ve gizli belgeler için kusursuz bir dijital kasa görevi üstleniyor.

Çift hat kullanan tüketiciler için uygulamaları ikileyerek iki farklı hesabı aynı anda çalıştırma özgürlüğü sunan bu sistemin Apple tarafında bulunmaması büyük bir eksiklik.
Bununla birlikte Coşkun Aksoy, Apple'ın iOS 27 ile sunduğu yerleşik uygulama kilitleme sistemini başarılı bulurken, Samsung'un arayüzünde doğrudan bir uygulama kilitleme mekanizması barındırmamasını bir dezavantaj olarak nitelendirdi.
Donanım tarafında ise Samsung Galaxy S26 Ultra modelinde yer alan yansıma önleyicili gizlilik ekranı teknolojisi harika bir konfor sunuyor, harici bir hayalet ekran koruyucu filme ihtiyaç duymadan yan açılardan görünümü tamamen engelliyor ve ışık yansımalarını en aza indiriyor.
Bu üstün ekran teknolojisini Apple firmasına tedarik etmeyen Samsung, en pahalı iPhone modelinde bile bu konforun yer almamasını engelliyor.
Zira bilindiği üzere Apple, iPhone modellerinde kullandığı ekranları Samsung'dan tedarik ediyor.

MASAÜSTÜ BİLGİSAYAR DENEYİMİ VE 100 KAT YAKINLAŞTIRMA
Samsung Galaxy S26 Ultra'da gövdeye entegre olarak gelen akıllı kalem teknolojisi fotoğraf düzenleme, not alma ve döküman işlemlerinde büyük avantaj sağlıyor, tablet bilgisayarlar dışında hiçbir iPhone modelinde ise kalem desteği bulunmuyor.
Ayrıca Samsung DeX altyapısı sayesinde akıllı telefon, bir monitör veya televizyona bağlanarak eksiksiz bir bilgisayar deneyimine dönüştürülebiliyor.
Kamera tarafındaki optik yetenekleri kıyaslayan Coşkun Aksoy, en gelişmiş iPhone modelinde dahi en fazla 40 kat dijital yakınlaştırma yapılabiliyorken, Samsung Galaxy S26 Ultra'nın 100 kat yakınlaştırma gücüyle çok uzaklardaki nesneleri net şekilde yakalayabildiğine dikkat çekti.
Mobil fotoğrafçılıkta Apple'ın eski mutlak liderliğini kaybettiğini; iPhone modellerinin gerçek renkler yerine sıcak ve sarıya yakın tonlar ürettiğini, Android amiral gemilerinin ise renk doğruluğu ve esneklikte öne çıktığını belirtti.

Windows işletim sistemli bilgisayarlarla veri transferi gerçekleştirirken Samsung dosya yöneticisinin tıpkı bir bilgisayar klasörü gibi esnek ve derinlemesine erişim sağlıyor, iPhone'dan Windows tabanlı bilgisayarlara kabloyla fotoğraf veya döküman aktarmak ise görsellerin kaybolması ve stabil çalışmama gibi sorunlar nedeniyle çileye dönüşüyor.
Apple cihazları arasındaki entegrasyon sihrinin ve AirDrop konforunun güçlü olduğu kabul edilmekle birlikte, yeni nesil üst seviye Android telefonlarda da Apple ekosistemiyle doğrudan kablosuz dosya paylaşımı sağlayan ortak teknolojiler yer alıyor.
Galaxy S26 Ultra'nın arkasına yerleştirilen kablosuz kulaklık veya akıllı saat gibi aksesuarları ters kablosuz şarj özelliğiyle şarj edebilmek de iPhone dünyasında yer almayan bir Samsung kolaylığı.

ENERJİ PAYLAŞIMI VE SOSYAL MEDYA OPTİMİZASYONU
Sosyal medya mecralarındaki optimizasyon süreçlerinde Instagram uygulamasının iPhone entegrasyonunun hâlâ bir tık daha kararlı hissettirdiğini kabul eden Coşkun Aksoy, Google ve Meta şirketlerinin yürüttüğü ortaklık kapsamında yakında sunulacak Android 17 güncellemesiyle bu durumun değişeceğini müjdeledi.
Android 17 ile birlikte platforma yüklenecek fotoğraf ve videolarda hiçbir görüntü kalitesi kaybı yaşanmayacağını ve yapılan testlerin iPhone modellerinden bile daha yüksek performans sunduğunu aktaran yayıncı, gelişmiş video kayıt yeteneklerinde ise Apple cihazlarının sunduğu pürüzsüz odaklama, pozlama değeri ve sarsıntısız çekim kalitesinin hâlâ endüstri standardı liderliğini koruduğunu belirtti.
Türkiye pazarında ikinci el değer koruma oranlarında iPhone modellerinin amiral gemisi Android telefonlara kıyasla fiyatını çok daha güçlü koruduğunu, fakat kendisi için bir cihazın sunduğu işlevsel özgürlüğün her zaman daha kritik olduğunu ifade eden Coşkun Aksoy, "Ben sadece bana ne yapacağımı söyleyen değil, önümüzden çekilip kontrolü tamamen bana bırakan bir telefon istiyorum" sözleriyle analizini noktaladı.

