Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Malatya durağı, kentin zengin mutfak mirasını tüm Türkiye’ye tanıtan renkli bir gastronomi şölenine sahne oldu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen "Lezzet Noktası" projesi çerçevesinde, gastronomi dünyasının duayen isimleri Malatya’nın lezzet haritasını belirlemek üzere bir araya geldi.
Şef Ömür Akkor’un ev sahipliğinde gerçekleşen festivale; Gamze Cizreli, Aylin Öney Tan, Ebru Erke, Müge Akgün, Mevlüt Özkaya, Emre Murat, Erşan Yılmaz, Halil Sarıal ve Gökhan Ali Çamkerten gibi sektörün tanınan isimleri katıldı. Kentte belirlenen 31 Lezzet Noktası ziyaret edilerek Malatya’nın meşhur yemekleri, üretim sırları ve tarihi hikâyeleriyle birlikte yerinde taptı.

6 BİN YILLIK FIRIN GELENEĞİ MALATYA SOFRALARINDA
Festivalin ev sahibi şeflerinden Ömür Akkor, Malatya mutfağının temel direklerinin bulgur ve fırın kültürü olduğunu vurguladı. Arslantepe Höyüğü’ndeki arkeolojik bulgulara atıfta bulunan Akkor, Malatya’daki fırıncılık geleneğinin yaklaşık 6 bin yıllık bir geçmişe dayandığını ifade etti.
Tarihi kazılarda uzun süre et pişirmeye uygun fırınların bulunduğunu hatırlatan Akkor, bugün Malatya fırınlarında pişirilen uzun süreli et yemeklerinin bu kadim geleneğin doğrudan bir devamı olduğunu belirtti. Deprem sonrası kentin gastronomi turizmiyle yeniden canlandığına dikkat çeken ünlü şef, "Malatya eski günlerine yavaş yavaş dönüyordu; bence artık döndü" diyerek açılan yeni gastronomi sokağının kent vizyonuna katkısını vurguladı.
"KİRAZ YAPRAĞI SARMASI VE ARAPGİR DOLMASINI TATMADAN DÖNMEYİN"
Malatya’ya yolu düşen lezzet tutkunlarına önerilerde bulunan Şef Halil Sarıal, kentin favori lezzetinin ekşimsi tadıyla öne çıkan Yeşilyurt kiraz yaprağı sarması olduğunu belirtti. Sarıal; fırın kültürünü simgeleyen geleli kebabı, kâğıt kebabı ve kuyruk yağıyla hazırlanan Arapgir dolmasının kesinlikle denenmesi gerektiğini söyledi.
Malatya mutfağında tespit edilmiş 86 çeşit bulgur yemeği bulunduğuna dikkat çeken Sarıal, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu yemeklerin 48’i etli, diğerleri ise etsiz hazırlanıyor. Bulgurun bu denli zengin işlenmesi, Malatya’yı sadece geleneksel et yemekleriyle değil, etsiz tarifleriyle de vegan ve vejetaryen beslenme açısından son derece çekici bir gastronomi destinasyonu haline getiriyor."
FESTİVAL HAVASI YEREL ESNAFA CAN SUYU OLDU
Konuk şeflerden Erşan Yılmaz ise Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca kültürel bir buluşma değil, aynı zamanda yerel ekonomiyi ayağa kaldıran büyük bir hareketlilik olduğuna işaret etti. Lezzet Noktaları projesinin festival şehirlerinde esnafın satışlarına doğrudan yansıdığını belirten Yılmaz, özellikle deprem felaketinin ardından toparlanma sürecindeki Malatya esnafı için bu ilginin büyük bir moral ve ekonomik güç sağladığını aktardı.
EV MUTFAĞINDAN TAŞ FIRINA, KADIN EMEĞİ VE AİLE MİRASI
Festivalde öne çıkan 31 Lezzet Noktası, kentin yemekleriyle birlikte bu lezzetlerin arkasındaki ilham verici hikâyeleri de gözler önüne serdi:
Kadın Girişimcilik Başarısı: Şengül Çilesiz’in ev mutfağında tek başına başladığı yolculuk, bugün Fenomen Ev Yemekleri çatısı altında 35 kadına istihdam sağlayan dev bir işletmeye dönüştü.
Yarım Asırlık Aile Mirası: Dededen toruna aktarılan 50 yıllık Ali Dayı Alabalık Restoran, kendi yetiştirdiği alabalıklarla hazırladığı patentli "alabalık pizzası" ve kiremitte kaşarlı alabalığıyla geleneksel tatlara yenilikçi bir yorum katıyor.
Taş Fırın Ustaları: Çamlıca Malatya Sofrası gibi köklü fırın işletmeleri ise kuzu dolma, kâğıt kebabı ve kaymaklı kayısı tatlısıyla kentin tescilli lezzetlerini sunmaya devam ediyor.
Malatya Kültür Yolu Festivali ve lezzet duraklarına ilişkin detaylı bilgilere kulturyolufestivali.com adresi üzerinden ulaşılabiliyor.
