Bilim insanları tarafından gerçekleştirilen yeni bir bilgisayar simülasyonu çalışması, Mars'ın dış uydusu Deimos'un yüzey yapısına ve coğrafi özelliklerine ilişkin önemli bulguları ortaya koydu. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, uydunun pürüzsüz yüzeyi ve güney kutbunda yer alan devasa çukur, geçmişte yaşanan tek bir büyük asteroit çarpışmasının sonucunda biçillendi.
Şekli patatesi andıran, küçük ve biçimsiz bir gök cismi olan Deimos, bünyesindeki kalın toz tabakası ve pürüzsüz dış yapısıyla uzun süredir astronomların inceleme konuları arasında yer alıyordu. İsviçre'deki Bern Üniversitesi'nde yürütülen yüzlerce çarpışma simülasyonu, Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Hera uzay aracının yakın geçiş verileriyle karşılaştırıldı. Yapılan analizler, uydunun mevcut görünümünün yaklaşık 320 metre genişliğindeki bir asteroidin 45 derecelik açıyla gerçekleşen çarpması sonucu oluştuğunu gösterdi.
YÜZEYİ 200 METREYE ULAŞAN ENKAZ TABAKASI KAPLADI
Geliştirilen bilgisayar modellerine göre, meydana gelen şiddetli çarpışma Deimos'u bütünüyle parçalamayacak derecede dengeli, ancak yüzeydeki materyali tüm gövdeye yayabilecek güçte gerçekleşti. Çarpışmanın yarattığı etkiyle uzaya ve çevreye saçılan taş ile toz kütleleri, uydunun üzerini yer yer 200 metre kalınlığa ulaşan bir enkaz tabakasıyla örttü.
Oluşan bu kalın tabaka, Deimos’un diğer Mars uydusu Phobos’a kıyasla çok daha düzgün ve pürüzsüz bir dış görünüme kavuşmasını sağlarken, uydunun güney kutbunda 10 kilometre genişliğinde dev bir çukur bıraktı. Hera uzay aracının elde ettiği görüntülerde toz tabakasının alt kısmında fark edilebilen eski krater izleri, uydunun iç yapısının gözenekli bir formda olduğunu doğruladı. Bu süngerimsi ve parçacıklı iç yapının, çarpışma neticesinde oluşan şok dalgalarını emerek gövdenin dağılmasını önlediği tespit edildi.
UYDUNUN KÖKENİNE İLİŞKİN GİZEM MMX GÖREVİYLE ÇÖZÜLECEK
Deimos'un esnek ve gözenekli iç yapısı, uydunun Mars’ın kütle çekimine kapılmış bir asteroit olabileceği ihtimalini öne çıkarsa da Mars'a çarpan farklı bir cisimden savrulan parçalardan türeme olasılığı da geçerliliğini koruyor.
Bilim insanlarının ortaya koyduğu bu çarpışma modelinin kesinliği, Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yürütülen Mars Uyduları Keşif Görevi (MMX) ile test edilecek. 2027 yılında Mars yörüngesine ulaşması hedeflenen MMX uzay aracı, her iki uydu üzerinde ayrıntılı haritalandırma çalışmaları yürütecek. Görev kapsamında toplanacak örneklerin Dünya’ya getirilmesiyle uyduların oluşumuna ve kökenine dair belirsizliklerin giderilmesi planlanıyor.
